Rıza Zelyut yazdı: Şeyh Sait’ten PKK’ya

Türkiye’nin ne hallere sokulduğunu görmek istemeyen körlere; Diyarbakır’a bakmalarını tavsiye ediyoruz. Burada; 1925 ylılında Türkiye Cumhuriyeti’ne silah çekip Doğu Anadolu’da bir Kürdistan devleti kurmak için başkaldıran Şeyh Sait ile yardakçıları yargılanmışlar ve asılmışlardı.

Şimdi bu isyancıları anmak için orada törenler düzenleniyor. İsyancıyı aklamaya çabalayanların içinde iktidar partisinin milletvekilleri de varmış…

Peki kimdir bu Şeyh Sait?

Kürtçüleri destekleyen Rus yazar Minorski’nin 1915′te görüştüğü bu adam; Rus ordusu ile işbirliği yapan bir hain idi. Afedilmesine karşın; 1925 yılında Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı başkaldırdı. O sıralarda İngiltere ile Musul için kapışan ve savaşın eşiğine gelen Türkiye; bu ayaklanma ile çok zor duruma düştü ve Musul’la ilgili talebinden vazgeçmek zorunda kaldı.

BAKIN NE DİYOR?

İngiltere’den silah ve siyasi destek alan Şeyh Sait; Türkiye Cumhuriyeti’nin kanlı ve yola gelmez bir düşmanı idi. İsyan ettiğinde; kendisini İslam önderi gibi gösteren bir fetva yayımlamıştı. Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak istediğini açıkça söyleyen bu adamın o fetvasında dedikleri özetle şuydu:

‘Kurulduğu günden beri, Din-i Mübin-i Ahmedi’nin (Kutsal İslam dininin) temellerini yıkmaya çalışan Türk Cumhuriyeti Reisi Mustafa Kemal’in arkadaşlarının, Kuran’ın ahkamına aykırı hareket ederek Allah ve peygamberi inkar ettikleri ve İslam halifesini sürdükleri için, gayrimeşru olan bu idarenin yıkılmasının bütün İslamlar üzerinde farz olduğunu, cumhuriyetin başında bulunanların ve cumhuriyete tabi olanların mal ve canlarının Şeriat-ı Gurre-i Ahmediye’ye (Peygamberin yüce şeriatına) göre helal olduğu…’
(Konunun ayrıntıları; Dersim İsyanları ve Seyit Rıza Gerçeği isimli kitabımızda yer almaktadır)

KÜRDİSTAN HAYALİ İLE

Burada görüldüğü üzere, dini kullanarak kitleleri kışkırtan ve devlete sahip çıkanları öldürmenin din emri olduğunu iddia eden Şeyh Sait; bir Kürt devleti kurmak sevdasındaydı. Bu gerçeği; dönemin komünist aydınlarının yayın organı Korrespondenz’de 24 Mart 1925′te yayımlanan yazıdaki şu bölümde görmekteyiz:

‘Türkiye’deki Kürtlerin aniden başlattıkları ayaklanma ciddi bir niteliğe bürünmüştür. Türkler ayaklanmayı bastırmak için 40 bin kişilik bir orduyu harekete geçirmek zorunda kaldılar. Kürtler, bir yandan Kemalistlerin 2 Mart 1924 tarihinde kaldırdıkları Halifeliği geri getirmek, öte yandan bağımsız bir Kürdistan kurmak için ayaklandırıldılar.’



Komüntern yayınlarında Şeyh Sait isyanına, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın; İstanbul’daki işbirlikçi burjuvazının, padişahçıların ve tarikatçi kesimlerin destek verdikleri açıklıkla ortaya konuluyor. (İlgili belgeler yukarada adını verdiğimiz çalışmamızda ayrıntılı biçimde aktarılmıştır.)

***

Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı başlatılan 4 büyük Kürtçü ayaklanmada Kürtçülerle cumhuriyet karşıtı gericiler tam bir dayanışma içinde olmuşlardır. Şeyh Sait isyanından başka Kürtçü-gerici işbirliği 1928-1930 arasındaki Ağrı isyanında da ortaya çıkar. Ağrı’da Kürtçüler ayaklandığında, Menemen’de de Türk yobazlar ayaklanıp Teğmen Kubilay’ın başını kesmişlerdir. Şeyh Sait isyanı ile doruğa çıkan Kürtçü hareket; o zamandan günümüze kadar; aynı amaçla devam ettirilmiştir. PKK da Şeyh Sait isyanının günümüzdeki biçiminden başka bir şey değildir. Bugün de Kürtçü-gerici işbirliği aynen devam etmektedir. AKP’li Diyarbakır Milletvekili Kutbeddin Arzu’nun Şeyh Said’i korumaya çalışması tarihsel işbirliğinin yansımasından başka şey değildir.

İşte bu gerici-bölücü işbirliğinin kaynaklarını kurutmak için Mustafa Kemal Atatürk; Türkiye’de devrimleri başlatmıştır. Bu yüzden gericilerle Kürtçüler Atatürk’e ölümüne düşmandırlar.

NASIL STK İMİŞ?

Gazetelerde haberleri, televizyonlarda yorumları var. Diyarbakır ve Batman’daki 182 sivil toplum kuruluşu (STK) şiddetten vazgeçilmesi için çağrı yapmış. PKK da Türk Silahlı Kuvvetleri de silah bırakmalı imiş. Görüyorsunuz değil mi… Terör örgütü ile bir ülkenin güvenlik güçleri aynı seviyeye indiriliyor. Buradaki amaç PKK’ya silah bıraktırmak değil; TSK’yı bölgeden çıkartmak…

Bana yer yüzünde bir devlet göstersin bu STK’lar ki ben de o bildiriyi imzalayayım. Bir devlet göstersinler ki dağlarında silahlı adamlar gezecek; şehirlerinde karakollar ve askeri birlikler basılacak; okullar-barajlar yakılacak da o devletin güvenlik kuvvetleri silah kullanmayacak.

Uyarıyorum: Hükümet; çerçevesini PKK’nın çizdiği şu an dayatılan siyasal taleplerin dışına çıkmadan; terör önlenemeyecektir.

TEŞEKKÜRLER SAYIN VURAL SAVAŞ

Ülkemizin yetiştirdiği büyük hukukçulardan Sözcü Gazetesi Yazarı Sayın Vural Savaş, dünkü köşesinde Ayın Yazısı başlığı altında benim ‘Yalakalar Çok Kızgın’ başlıklı yazımı aktarmıştı. Biz de kendisinden öğrenmeye halen devam ediyoruz.

Kendisinin bu alicenaplığına teşekkür ediyorum ve saygılarımı sunuyorum.


Okunma sayısı: 698

Arama Terimleri:
Benzer Başlıklar

Yorum Yaz

*

- Türkçe'yi doğru ve düzgün bir şekilde kullanmadan yazılan yorumlar, küfürlü ve tehditkar yorumlar yayınlanmayacaktır.

- Yazılan yorumların tüm sorumluluğu yorumcuya aittir.
+ -


Seçim Anketleri | Komik | Hayvanlar | Sinema ve Film