Mustafa Kemal Atatürk’ün diğer ülkelerle olan ekonomik ilişkiler konusunda temel amaçının özeti şudur; Türk para biriminin yabancı paralar karşısındaki değerinin düşmemesi ve Türk devlet hazinesinin uluslararası konumdaki itibarını yüksek tutmak. Bu amaç dış ticari politikada ana amaç olmalıdır. Bu amaca ulaşmanın yolu ise; Maliye ve para politikalarına uygun olarak dış ödemeler dengesi kurulup, diğer devletlere olan ödeme taahhütleri tam olarak geçikme ve aksaklığa meydan verilmeden yerine getirilmesinden geçmektedir. Mustafa Kemal’e göre bu ilke kesinlikle vazgeçilmez bir koşuldur.
Mustafa Kemal’den sonra bu iki ilke kanun haline getirilsede tam olarak uygulanamamıştır. Özal hükümetleri döneminde ve devamındaki hükümet dönemlerinde ise Türk parasının değerini ve Türk ekonomisinin itibarını koruma anlayışı tamamen rafa kaldırılmıştır.
Dış ticaret konusunda Atatürk’e göre temel olarak dikkat edilecek konu; Dış ticaret dengesinin sağlanmasıdır. Temelde yatırımları istenilen düzeyde gerçekleşmesi, devlet hazinesinin altın ve döviz rezervlerinin arttırılabilmesi, Osmanlıdan kalan Düyun-u Umumiye borçlarının ödenebilmesi ve bu konuların istenilen düzeyde aksamadan gerçekleştirilebilmesi için dış ticaret dengesinin pozitif fazlalarla gerçekleştirilmesi zorunlu bir ihtiyaçtır. Bu amaca ulaşmada sadece maddi olarak değil itibari dengede önemlidir. Bu amaçlara ulaşmada sağlanabilecek yabancı sermaye ve dış borçlanma kaynakları ise sadece tali önemi olan etkenlerdir. Yani; mümkün mertebe ülkenin özkaynakları kullanılmalı ve dış borçlanmaya gidilmemelidir.
1927 Teşviki Sanayi Kanunu’ndan yabancı sermayenin de yararlanması düşünülmüştür.Yukarıda açıklananlara ek olarak şunlar da Kongre’de alınan kararlar arasındadır:
1. Anonim şirketlerin kurulmalarını kolaylaştırmak,
2. Milli Bankaların kurulması,
3. Demiryolları inşasının hükümetçe bir programa bağlanması,
4. Sanayiin teşviki,
5. Yerli malı giyilmesi,
6. Amele denen iş erbabına bundan sonra işçi denilmesi ve sendika
hakkı tanınması,
7. Memlekette ticaretin tamamen serbest bırakılması.
1980’li yıllar sonrası AB ülkeleri Türkiye’ye üretici değil Pazar ekonomisi politikası enjekte ettiler. Dolayısıyla Atatürk’ün öngördüğü dış ticaret dengesi ve dış borç ödemeleri dengesi politikaları ithalat ve borçlanma lehine açık vermeye başladı. Atatürk’ün dış ticaret politikası ilkelerinden vazgeçmek hatası bu ülkeyi çok büyük ekonomik sıkıntılar içine sokmuştur. Bizim AB politikalarına değil Atatürk’çü politikalara ihtiyacımız vardır.
Öz kaynak kullanımı ülke ekonomisi için Mustafa kemal’e göre çok önemli bir ekonomik siyasettir. Halkı yurt içinde yerli mallar tüketimine özendirmek ve bu tüketim seviyesinin belli bir oranda tutulması önemlidir. Çünkü, diğer taraftan halkı tasarrufa yöneltmek zorunlu bir ihtiyaçtır. Bu ekonomik anlayış doğrultusunda, ithalatın düşük tutlarak yurt içinde oluşacak arz fazlası üretimi ihracata yöneltmek yoluyla dış ticaret dengesini ihracat fazlası verir hale getirmek yolunda halkın katkısı sağlanmış olacaktır. Bu yolla, yüksek yatırım harcamaları, enflasyona sebep olmayacak şekilde gerçekleştirilecektir. Yerli tüketim yoluyla ayrıca, yerli üreticilerin büyümesine katlı sağlanmış olacaktır. Ayrıca sağlanacak tasarruflar yoluyla bankacılık sisteminde küçük tasarrufların, büyük sermaye yatırımlarına dönüştürülmesi sağlanmış olacaktır.
İhracat fazlası verir hale gelmek, ödemeler dengesinde pozitif uygulamalar da bulunmak, altın ve döviz rezervlerini arttırmak, yerli üreticilerin ürünlerini kullanarak yerli sanayinin gelişmesini sağlamak, Türk parasının değerini korumak, Türk hazinesinin itibarını arttırmak, ülke üreticisinin gelişmesini amaçlamak, halkı tasarrufa yönlendirmek, ülkeyi borçsuz yönetebilmek ve daha birçok ekonomik politika var. Atatürk ekonomi alanındada bir deha olduğunu göstermiştir. Küresel krize reçete olabilecek uygulamalar hakkında G-20 toplantısında neler konuşulduğunu bir aklınıza getirin, birde Atatürk ekonomi politikalarını düşünün. Sadece bizim değil tüm dünyanın ekonomi alanında bir Atatürk’e ihtiyacı var. Bizim ekonomi yöneticileri, biraz Atatürk’e kulak verin…
Ozan CAMCI
Okunma sayısı: 453




Temmuz 12th, 2010
Kategori: 