Yazılar

“Atatürk’e dil uzatana ‘Höt!’ diyecek bir ses gerek Meclis’e”

Kapısında “İMAMIN KAHVESİ” yazmıyordu ama mahalle halkı öyle adlandırıyordu o kahveyi.

- Arkadaşlar, seçim sabahı saat altıdan itibaren burada toplanacağız!

dedi kahveci, çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu kalabalığa. Kalabalıktan soru soran olmadı, yanıt veren olmadı.

Devamını oku »

Bir ‘Onur’ Savaşının da Sonucuydu Cumhuriyet!

TC Hükümeti’nin başına geçecek kişi, “Başbakan” olmak için “ABD”den “icazet” aldı mı? Bu kişiyi, “ABD”nin “kullanması” için yalvar yakar olundu mu? Bunlar şerefli yani “ONUR”lu bir tutum mu?

Birinci Paylaşım Savaşı’nda (1914-1918) yenik düşen Osmanlı Devleti’ne, 30 Ekim 1918’de Mondros Ateşkes Antlaşması’nı imzalatmıştı yengi (zafer) kazananlar.

Devamını oku »

Atatürkçülük, Partisi İçinde Azınlıktaydı!

Gâzi ‘nin ‘Halk Fırkası’ (CHP) , onun hayâlindeki -belki ‘yüz yıl sürecek’- çetin bir ‘Ulusal Demokratik Devrim ‘in, ‘organı’; ‘bizzat’ tasarladığı üç – Vatan, Maarif, Sa’y- ‘Misâk-ı Millî ‘nin uygulayıcısı, bir ‘örgüt’tü; öyle bir örgüt ki lideri, tarih önünde sorumluluğunu yüklendiği ‘inkılâbı’ ;, şöyle târif etmektedir: ”… Bu inkılâp, kelimenin vehleten ifâde ettiği ‘ihtilâl’ kelimesinden başka, çok daha vâsi bir tahavvülü ifâde etmektedir.” Halbuki Fâlih Rıfkı bey, Gâzi ‘nin, bu tarihî misyonu üstlenecek örgüt içindeki yalnızlığını, bakar mısınız nasıl anlatıyor…

Devamını oku »

Bu Vatanı hiç mi sevmediniz?

Bir ülkenin sınırları o ülkenin namusudur. Vatan bilincine sahip herhangi bir ülkenin sınırından içeri, izinsiz olarak 1 milimetre bile giremezsiniz. Hele elinizde ağır silahlarla bir ülkenin sınırından geçmeye kalkarsanız, sorgusuz sualsiz öldürülürsünüz.

Türkiye yıllardır dış destekli, bölücü PKK terörüyle savaşıyor. 40 binden fazla insanını, fidan gibi evlatlarını, çocuklarını, nenelerini, dedelerini, öğretmenini, doktorunu, mühendisini kaybetti.

Devamını oku »

İdeolojiler Karşıtlarını Dönüştürerek İlerlerler!

“Yeni” ile etiketlendirilerek yönlendirildiğimiz ambalajlama sürecinde, özgürlükler alanının boşaltıcılarının kendilerini “özgürlükçü” olarak tanımlamalarına hiç şaşırmamalı. Günümüz totalitarizmi yerleşik meşruluk kalıplarını kırarak, kendi meşruluklarını dayatmanın yolunu söylemsel anlamda “yeni” ile açmaya çalışıyor.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni var eden temel felsefenin meşruluk temelinin törpülenerek inceltilişine seyircilik ediyoruz bir süredir.

Devamını oku »

+ -


Seçim Anketleri | Komik | Hayvanlar | Sinema ve Film