<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kemalist Gençler &#187; Siyasal Devrimler</title>
	<atom:link href="http://www.kemalistgencler.com/kategori/ataturk-devrimleri/siyasal-devrimler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kemalistgencler.com</link>
	<description>Kemalist</description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Sep 2010 18:51:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Cumhuriyetin İlanı</title>
		<link>http://www.kemalistgencler.com/cumhuriyetin-ilani</link>
		<comments>http://www.kemalistgencler.com/cumhuriyetin-ilani#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 20:02:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemalist Gençler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyasal Devrimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kemalistgencler.com/?p=340</guid>
		<description><![CDATA[Cumhuriyet&#8217;in İlanı, milletin yönetilme şeklinin belirlenmiş olduğu, Atatürk&#8217;ün siyasi devrimlerinden bir tanesidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;nde (TBMM) 29 Ekim 1923&#8242;te ortaya çıkan kabine bunalımı sonucunda, bu yönetim şeklinin kusurları daha net ortaya çıkmış ve 29 Ekim&#8217;de Anayasanın ilgili maddeleri değiştirilerek, ülkenin yönetim şekli cumhuriyet olarak belirlenmiştir. 23 Nisan 1920&#8242;de TBMM&#8217;nin açılışı ile milli egemenliğe dayalı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet&#8217;in İlanı, milletin yönetilme şeklinin belirlenmiş olduğu, Atatürk&#8217;ün siyasi devrimlerinden bir tanesidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;nde (TBMM) 29 Ekim 1923&#8242;te ortaya çıkan kabine bunalımı sonucunda, bu yönetim şeklinin kusurları daha net ortaya çıkmış ve 29 Ekim&#8217;de Anayasanın ilgili maddeleri değiştirilerek, ülkenin yönetim şekli cumhuriyet olarak belirlenmiştir.</p>
<p><span id="more-340"></span></p>
<p>23 Nisan 1920&#8242;de TBMM&#8217;nin açılışı ile milli egemenliğe dayalı yeni bir devlet kurulmuştu. Ancak Kurtuluş Savaşı devam ederken, milli birlik ve beraberliğin bozulmaması için rejimin adı konulmamıştı.</p>
<p>Saltanatın kaldırılmasının ve Lozan Antlaşması&#8217;nın ardından TBMM&#8217;de en çok tartışılan konulardan biri, yeni devletin niteliği sorunuydu. Hükümetinin dayandığı prensipler demokratikti ama bir taraftan da adı &#8220;Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti&#8221; idi. Kendisi bir hükümet olan TBMM&#8217;nin ayrı bir hükümeti ve bu hükümeti yönetecek bir başbakanının bulunmaması, meclis içinden bakanların seçiminde adayların gerekli oyu sağlamakta güçlük çekmeleri, sürekli sorunlara yol açmaktaydı. Bu şekil demokrasi idarelerinden hiç birine benzemiyordu.</p>
<p>Bazı yabancı ülkeler, Lozan Antlaşmasını imzalamak ve onaylamak için yeni devlet rejiminin daha açık bir şekilde belirlenmesini istiyorlardı. Devlet Başkanlığı görevini, o güne kadar, [TBMM] başkanı olan Mustafa Kemal Paşa yürütmüştü. Yeni devletin şeklinin belirlenip başkanının da seçilmesi gerekiyordu.</p>
<p><strong>Tarihçesi </strong></p>
<p>Mustafa Kemal Paşa tavsiyesi ile 27 Ekim 1923&#8242;te Ali Fethi (Okyar) Bey başkanlığındaki hükümetin istifası ve Cumhuriyet Halk Fırkası grubunun yeni hükümet listesi üstünde anlaşmaya varamaması üzerine, Mustafa Kemal Paşa 28 Ekim gecesi arkadaşlarını toplayarak sorunun gerçek çözümüyle ilgili düşüncesini açıkladı ve İsmet İnönü&#8217;yle o gece, devletin niteliğinin cumhuriyet olduğunu saptayan bir yasa tasarısı hazırladı.</p>
<p>29Ekim 1923 yılında, Halk Fırkası Meclis Grubu bakanlar kurulu listesi üzerinde anlaşamayınca, bazı milletvekilleri Mustafa Kemal Paşa&#8217;dan fikir sorulmasına karar verdiler. Mustafa Kemal Paşa, Gruptan bir saat mühlet istedi. Bu müddet zarfında birçok milletvekilini odasına çağırarak gece hazırladıkları kanun tasarısı hakkındaki düşüncelerini öğrendi. Sonra grup toplantısında söz alarak anayasanın bazı maddelerinin değiştirilmesi gereğini açıkladı ve okumak üzere tasarıyı katiplerden birine verdi. Tasarıda: &#8220;Hakimiyet kayıtsız ve şartsız milletindir. İdare usulü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına dayanır. Türkiye Devletinin hükümet şekli Cumhuriyettir&#8221; gibi esaslar vardı. Uzun görüşmelerden sonra Cumhuriyetin ilanı parti grubunda kabul edildi. Sonra derhal Büyük Millet Meclisi toplandı. Evvela Anayasa Komisyonunun tutanağı okundu. Milletvekillerinden Yunus Nadi, Vasıf Çınar, Eyüp Sabri, Rasih Hoca kürsüye çıkarak cumhuriyetten yana ateşli nutuklar söylediler. Şair Mehmet Emin (Yurdakul) heyecanlı bir konuşmadan sonra bütün milletvekillerini &#8220;Yaşasın Cumhuriyet&#8221; diye bağırmağa davet etti. Bütün milletvekilleri ayağa kalkarak üç defa &#8220;Yaşasın Cumhuriyet!&#8221; diye bağırdılar. 29/30 Ekim 1923 Pazartesi saat 20.30&#8242;da kanun kabul edildi. Artık Türk Devletinin adı konmuştu: Türkiye Cumhuriyeti.</p>
<p>Aynı toplantıda Büyük Millet Meclisi oy birliği ile Cumhurbaşkanlığına Ankara Milletvekili Gazi Mustafa Kemal Paşa&#8217;yı seçti. Türkiye&#8217;nin ilk Cumhurbaşkanı vakur ve sevinçli bir yüz ile kürsüye çıktığı zaman büyük bir alkış kopmuş, bu sürekli alkışlar arasında konuşan Mustafa Kemal Paşa, &#8220;Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır&#8221; cümlesiyle konuşmasına son vermiştir.</p>
<p><strong>Kazandırdıkları </strong></p>
<p>Cumhuriyetin ilanı, Türk kurtuluş mücadelesinin askeri ve siyasi alanda zafere ulaşmasının bir sonucudur.<br />
Osmanlı Monarşik yönetiminin Milli Mücadeleye karşı takındığı olumsuz tavır, batıdaki siyasi gelişmelere paralel olarak çizilmiştir. Fakat bu gelişmelerin sonucunda beklenilenin aksine bir Türk devleti yok olmamış yerine çağdaş bir devlet biçimiyle Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur.<br />
Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün ilk Cumhurbaşkanı olarak seçilmesiyle, saltanatın kaldırılmasından sonra ortaya çıkan devlet başkanlığı sorunu da çözümlenmiştir. Cumhuriyetin ilanı, Türk Ulusu&#8217;nun çağdaş uygarlık seviyesine çıkaran inkılaplar için elverişli bir ortam hazırlamıştır.<br />
Devletin yönetim şekli belirlenmiştir.<br />
Mecliste hükümeti sistemi&#8217;nden kabine sistemi&#8217;ne geçilmiştir. Böylece Hükümet bunalımı sorunu çözümlenmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kemalistgencler.com/cumhuriyetin-ilani/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saltanatın Kaldırılması</title>
		<link>http://www.kemalistgencler.com/saltanatin-kaldirilmasi</link>
		<comments>http://www.kemalistgencler.com/saltanatin-kaldirilmasi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 19:59:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemalist Gençler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyasal Devrimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kemalistgencler.com/?p=338</guid>
		<description><![CDATA[Mudanya Mütarekesi&#8217;nden sonra, Lozan Barış Konferansı için hazırlıklar başlayınca, Osmanlı Hükümeti, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti yanında konferansa katılmak arzusunda olduğunu bildirdi. İtilaf Devletleri&#8217;nin, hala İstanbul&#8217;da bir hükümet tanımak ve onu da Türkiye ile birlikte konferansa çağırmak istemeleri ve bu hükümetin de, delegeleri beraberce seçmek için Büyük Millet Meclisi&#8217;ne başvurması, Mustafa Kemal Paşa&#8217;yı harekete geçirdi. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mudanya Mütarekesi&#8217;nden sonra, Lozan Barış Konferansı için hazırlıklar başlayınca, Osmanlı Hükümeti, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti yanında konferansa katılmak arzusunda olduğunu bildirdi. İtilaf Devletleri&#8217;nin, hala İstanbul&#8217;da bir hükümet tanımak ve onu da Türkiye ile birlikte konferansa çağırmak istemeleri ve bu hükümetin de, delegeleri beraberce seçmek için Büyük Millet Meclisi&#8217;ne başvurması, Mustafa Kemal Paşa&#8217;yı harekete geçirdi.</p>
<p><span id="more-338"></span></p>
<p>Sadrazamı Tevfik Paşa&#8217;nın barış konferansında görüş ve sözbirliği, Büyük Millet Meclisi Başkanlığı&#8217;na çektiği telgraf, Mecliste tepkiyle karşılandı. Gerek Mustafa Kemal Paşa&#8217;nın, 24 Nisan 1920 tarihli önergesinde ve gerekse 20 Ocak 1921 tarihli Anayasada egemenliğin millette olduğu ilan edilmişti.</p>
<p>Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ve pek çok milletvekilinin ortak teklifi 30 Ekim 1922 günü TBMM&#8217;de görüşülmeye başlandı. Önergede Saltanatın kaldırıldığı belirtiliyordu. Saltanatla birleşmiş olan &#8220;halifelik&#8221; ise ondan ayrılacaktı. Ateşli görüşmeler sırasında şu düşüncelerin Meclis Genel Kuruluna hakim olduğu görüldü: Saltanat, Halifelikten ayrılsın ve kaldırılsın. Halifeyi biz seçelim; Saltanat ve Halifelik birbirinden ayrılamaz. Bu nedenle, eğer Saltanat kaldırılırsa Halifelik de kalkmış olur ki, böyle bir durum düşünülemez.</p>
<p>Görülen şuydu: Başta Hüseyin Rauf (Orbay) Bey ve Refet (Bele) Paşa gibi, Gazi Mustafa Kemal Paşa&#8217;nın yakın arkadaşlarının bulunduğu bir grup, Halifeliğin Saltanattan ayrılamayacağını ileri sürüyorlardı. Saltanatın kaldırılması hakkında kanun tasarısı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Karma Komisyonunda görüşülürken, hilafetle saltanatın ayrılamayacağı düşüncesi ileri sürüldü. İlk grubun içinde bulunanlar ise böyle bir ayrımın mümkün olduğunu belirtiyorlardı.</p>
<p>Mustafa Kemal Paşa söz alarak, tarihsel ve bilimsel açıklamalarda bulunarak, yüksek sesle şunları söyledi: &#8220;Hakimiyet ve saltanat hiç kimse tarafından hiç kimseye, ilim icabıdır diye müzakereyle, münakaşa ile verilemez. Hakimiyet, saltanat kuvvetle, kudretle ve zorla alınır. Osmanoğulları zorla Türk Milletinin hakimiyet ve saltanatına vaziülyed olmuşlardı (zorla el koymuşlardı). Bu tasallutlarını altı asırdan beri idame eylemişlerdir. Şimdi de, Türk milleti bu mütecavizlerin hadlerini ihtar ederek, hakimiyet ve saltanatını isyan ederek kendi eline bilfiil almış bulunuyor.</p>
<p>Bu bir emrivakidir. Mevzubahis olan, millete saltanatını, hakimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız meselesi değildir. Mesele zaten emrivaki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu behemehal olacaktır. Burada içtima edenler (toplananlar) Meclis ve herkes meseleyi tabii görürse, fikrimce muvafık olur. Aksi takdirde, yine hakikat usulü dairesinde ifade olunacaktır. Fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir.&#8221;</p>
<p>Mustafa Kemal Paşa&#8217;nın bu çok önemli ve tarihi konuşması sonunda, Karma Komisyon&#8217;da, görüşülen teklif hemen kabul edilmiş ve ivedilikle Genel Kurulda görüşülerek, 1 Kasım 1922&#8242;de 308 Numaralı karar olarak benimsenmiştir. Yeni Türkiye&#8217;nin yeni temellerinin de bir ifadesi olan bu karar ile, hilafet ve saltanat birbirinden ayrılmış, saltanat kaldırılmıştır. Ertesi gün, TBMM, Osmanlı veliahdı Abdülmecid Efendi&#8217;yi halife seçmiştir.</p>
<p>Böylece, çok önemli bir gelişme sağlanmıştır. TBMM&#8217;nin Saltanatı kaldırma kararı, İstanbul Hükümeti tarafından da benimsenmiştir. Hükümet istifa etmiştir. Devir ve teslim işlerine derhal başlanmıştır. Bu tutum, Saltanatın kaldırılmasının beklendiğini de gösterir. Saltanatın kaldırılma kararı üzerine, 17 Kasım 1922&#8242;de Sultan Vahdettin, İngiltere himayesine sığınarak Malaya zırhlısı ile yurdu terketmiş ve Malta&#8217;ya gitmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kemalistgencler.com/saltanatin-kaldirilmasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gerçek Belgelerle Hilafetin Kaldırılması</title>
		<link>http://www.kemalistgencler.com/gercek-belgelerle-hilafetin-kaldirilmasi</link>
		<comments>http://www.kemalistgencler.com/gercek-belgelerle-hilafetin-kaldirilmasi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 18:16:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemalist Gençler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyasal Devrimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kemalistgencler.com/?p=334</guid>
		<description><![CDATA[Halifeliğin kaldırılması (3 Mart 1924), son olarak Osmanlı Hanedanı elinde bulunan halifelik sıfatının, Türkiye Cumhuriyeti tarafından kaldırılması olayıdır. Devletin laikleştirilmesi yolunda yapılmış siyasi bir devrimdir. Sebepleri Halifeliğin birleştirici bir fonksiyonu olması gerekirken bu durum tarihte pratik olarak başarılamamıştır. Çoğu zaman birkaç yerde birden hilafet görülmüştü. Örneğin, Osmanlı&#8217;nın hilafetini bazı devletler tanımamış kendi halifeliklerini ilan etmişlerdir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Halifeliğin kaldırılması (3 Mart 1924), son olarak Osmanlı Hanedanı elinde bulunan halifelik sıfatının, Türkiye Cumhuriyeti tarafından kaldırılması olayıdır. Devletin laikleştirilmesi yolunda yapılmış siyasi bir devrimdir.</p>
<p><span id="more-334"></span></p>
<p><strong>Sebepleri</strong></p>
<p>Halifeliğin birleştirici bir fonksiyonu olması gerekirken bu durum tarihte pratik olarak başarılamamıştır. Çoğu zaman birkaç yerde birden hilafet görülmüştü. Örneğin, Osmanlı&#8217;nın hilafetini bazı devletler tanımamış kendi halifeliklerini ilan etmişlerdir.</p>
<p>Osmanlı Devleti&#8217;nde Halifenin padişah olması teokratik bir yapıya yol açmıştır. Bu teokratik yapı 1 Kasım 1922&#8242;de Saltanatın kaldırılması ve cumhuriyetin ilanı ile kısmen son bulmuştu ama Yavuz Sultan Selim zamanından beri Osmanlı Devleti&#8217;ni bir din devleti haline getiren halifelik devam etmekteydi. Halife de bu durumdan istifade ederek cumhuriyet rejiminin karşısında ayrı bir kuvvetmiş görüntüsü verip, İstanbul&#8217;da devletten izinsiz resmi törenler düzenliyor, devlet bütçesinden kendisine ayrılan parayı az görüyordu. Halife &#8220;Halife-i Müslimin&#8221; ünvanından başka sıfat ve ünvanlar da taşıyor, sık sık Cumhuriyet hükümetinin talimatı dışına çıkıyordu.</p>
<p>Halifenin bu tutumu ve varlığı, devrime karşı olan eski düzen yanlılarını cesaretlendirdiği gibi, devrimler için de büyük bir engel teşkil etmekteydi. Bazı basın kuruluşları da halife yanlısı bir tutum sergilemeleri halifeliği rejim karşısında giderek tehlikeli bir güç haline getirmeye başlamıştı.</p>
<p>Tüm bu sebeplere ilave olarak halifeliğin sembolik bir makam ya da bir dini liderlik makamı olması gerekirken devlet karşısında siyasi bir güç olmaya başlaması, Türkiye Cumhuriyeti açısından ileride doğabilecek büyük sorunların habercisi niteliğindeydi.</p>
<p>En önemli sebep ise halife mevcut oldukça Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nde yapılması zorunlu olan sosyal ve laik karakterdeki devrimlerin yapılamayacağı idi.</p>
<p><strong>Tarihçesi </strong></p>
<p>Halife sözcüğü Arapça kökenli olup Peygamber&#8217;in dünya işlerine vekaletini anlatır. Hilafet (veya Halifelik), İslami siyasi ve hukuki yönetim makamına ve yönetime verilen isimdir.</p>
<p>16. yüzyılın başında Yavuz Sultan Selim&#8217;in Memluklar&#8217;a son vermesiyle birlikte halifelik Osmanlı Devleti&#8217;ne taşınmıştı.</p>
<p>Saltanatın kaldırılmasından ve VI. Mehmet&#8217;in (Padişah Vahdettin) İstanbul&#8217;dan ayrılmasından sonra, TBMM&#8217;nin 18 Kasım 1922&#8242;de halife seçmiş olduğu Abdülmecit Efendi, eski rejim yanlılarının tek umudu haline gelmiş, bundan güç alan Abdülmecit Efendi de, yeniden törenler düzenlemeye, demeçler vermeye, bazı İslam ülkelerinin kendisine bağlılık bildirmeleri üstüne, İslam dünyası&#8217;nın siyasi bir önderi gibi davranmaya başlamıştı.</p>
<p>Bu durumun yeni kurulmuş cumhuriyet yönetimi için tehlikeli olabileceğini kavrayan Atatürk, İzmir&#8217;deki ordu tatbikatları sırasında ordu komutanlarına hilafetin kaldırılması konusunda düşüncesini açıklayıp, yasanın meclis gündemine getirilmesini kararlaştırdı. 1 Mart 1924&#8242;teki bütçe görüşmelerinde halifeye ve Osmanlı Hanedanına verilecek ödenek konusunun gündeme getirilmesinden sonra, 3 Mart 1924&#8242;te kabul edilen yasayla, halifelik kaldırılıp, ileride saltanat ve halifelik iddiasında bulunmamaları için hanedan üyelerinin de yurt dışına çıkarılmaları kabul edildi. 5 Mart 1924 sabahı Abdülmecit Efendi ailesiyle birlikte Türk topraklarından ayrıldı.</p>
<p>Hilafet yürürlükte kalsın saltanat kaldırılsın iddasını savunanlara karşı Mustafa Kemal, hilafet kalırsa bir gün saltanatın dirilme ihtimalinin olduğunu söyleyecekti.</p>
<p><strong>Halifeliğin Kaldırıldığı Gün </strong></p>
<p>Osmanlı hanedanın yurt dışına çıkarılması kararlaştırıldı.<br />
Tevhid-i Tedrisat Kanunu kabul edildi<br />
Şerriye ve Evkaf Vekaleti kaldırıldı, yerine Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü kuruldu.<br />
Erkân-ı Harbiye Vekâleti kaldırıldı yerine Genel Kurmay Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı kuruldu.</p>
<p><strong>Sonuçları </strong></p>
<p>Abdülmecid Efendi ve saltanat ailesi mensupları, toplam 155 kişi yurtdışına çıkarıldı.</p>
<p>Halifeliğin kaldırılışından hemen sonra Şerif Hüseyin kendisini Halife ilan etti ve ardından 9 ülkenin yöneticisi daha kendilerini halife ilan ettiler.</p>
<p>Halifeliğin kaldırılmasıyla laik düzene geçiş kolaylaştı. Devrimlere karşı dinin istismar edilmesi engellendi. Daha bağımsız bir dış politika izleme imkanı doğdu.</p>
<p>Halifeliğin kaldırılması, eski rejim taraftarlarını etkisizleştirmiş, iç ve dış politikada bağımsızlığın sağlanmasına, Avrupa ile aynı prensiplerde buluşulmasına yardımcı olmuştur.</p>
<p><strong>Bağlantılı Diğer Devrimler </strong></p>
<p>Halifeliğin kaldırılmasıyla bağlantılı olarak Şeriye ve Evkaf Vekaleti (Diyanet İşleri ve Vakıflar Bakanlığı) kaldırılarak yerine Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü kuruldu. Şeriye ve Evkaf Vekaleti&#8217;nin kaldırılması sonucu, bu vekalet tarafından yönetilen okullar ve medreseler de kaldırılmıştır.</p>
<p>Ayrıca aynı gün, Erkan-ı Harbiye-i Umumiye vekaleti de kaldırıldı. Böylece ordu siyaset çatışmasının da önüne geçilmiş oldu. Tevhid-i Tedrisat kanunu da o gün kabul edilmişti.</p>
<p>1928&#8242;de yapılan bir değişiklikle &#8221; Türkiye Devleti&#8217;nin dini İslamdır&#8221; ibaresi kaldırılmış; cumhurbaşkanı ve milletvekillerinin yemin şekli yeniden düzenlenmişti.</p>
<p>Devletin tüm inançlara saygılı ve eşit mesafede olması, tüm vatandaşlarının vicdan ve inanç özgürlüğünü tarafsızca koruması, vatandaşlarını dini baskılardan uzak tutması anlamına gelen laiklik, 5 Şubat 1937&#8242;de Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin temel ilkelerinden biri olarak Anayasa&#8217;da yer aldı ve devlet politikası haline geldi.</p>
<p><img onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" class="alignnone" title="1" src="http://img201.imageshack.us/img201/8363/hil3ep5mx1.jpg" alt="" width="848" height="1859" /></p>
<div><img onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" class="alignnone" title="2" src="http://img201.imageshack.us/img201/7978/hila5hr5pg7.jpg" alt="" width="815" height="1821" /></div>
<div><img onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" class="alignnone" title="3" src="http://img182.imageshack.us/img182/4928/hila7nd1pe8.jpg" alt="" width="807" height="1391" /></div>
<div><img onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" class="alignnone" title="4" src="http://img201.imageshack.us/img201/1452/hilaf4vo1oq9.jpg" alt="" width="873" height="1778" /></div>
<div><img onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" class="alignnone" title="5" src="http://img182.imageshack.us/img182/4852/hilafet2qf0eu9.jpg" alt="" width="883" height="600" /></div>
<strong>Arama Terimleri:</strong><ul><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/gercek-belgelerle-hilafetin-kaldirilmasi" title="kemalist vakıflar">kemalist vakıflar</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/gercek-belgelerle-hilafetin-kaldirilmasi" title="atatürk gercek belgeleri">atatürk gercek belgeleri</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/gercek-belgelerle-hilafetin-kaldirilmasi" title="gerçek dini belgeler">gerçek dini belgeler</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/gercek-belgelerle-hilafetin-kaldirilmasi" title="halifelik ne sifat tasiyor">halifelik ne sifat tasiyor</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/gercek-belgelerle-hilafetin-kaldirilmasi" title="saltanat kaldırılması belgesel">saltanat kaldırılması belgesel</a></li></ul><!-- SEO SearchTerms Tagging 2 plugin took 1.416 ms -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kemalistgencler.com/gercek-belgelerle-hilafetin-kaldirilmasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin Yeniden İdari Teşkilatlanması</title>
		<link>http://www.kemalistgencler.com/turkiyenin-yeniden-idari-teskilatlanmasi</link>
		<comments>http://www.kemalistgencler.com/turkiyenin-yeniden-idari-teskilatlanmasi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 18:11:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemalist Gençler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyasal Devrimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kemalistgencler.com/?p=332</guid>
		<description><![CDATA[Yeni Türk devletinin kurulmasıyla 1921 ve 1924 anayasalarında devletin yeniden yapılandırılması ile ilgili kararlara yer verildi. Buna göre ülke; iller, ilçeler, bucaklar ve köyler olarak yönetim birimlerine ayrıldı. Bu ayrım yapılırken ülkenin coğrafi ve ekonomik durumu göz önünde bulunduruldu. Yeni yönetim yerlerine merkezden yönetici atanması uygun görüldü. İllere valiler, ilçelere kaymakamlar, bucaklara bucak müdürleri atandı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni Türk devletinin kurulmasıyla 1921 ve 1924 anayasalarında devletin yeniden yapılandırılması ile ilgili kararlara yer verildi. Buna göre ülke; iller, ilçeler, bucaklar ve köyler olarak yönetim birimlerine ayrıldı. Bu ayrım yapılırken ülkenin coğrafi ve ekonomik durumu göz önünde bulunduruldu. Yeni yönetim yerlerine merkezden yönetici atanması uygun görüldü. İllere valiler, ilçelere kaymakamlar, bucaklara bucak müdürleri atandı. Böylece yerel yönetim birimleri merkeze bağlanarak yurdun geneline daha hızlı hizmet ulaştırılması sağlandı. Ayrıca 1930 yılında çıkarılan Belediye Kanunu ile yerel yönetim birimlerinin işleyiş biçimi belirlendi. Ayrıca yöneticilerin yaptığı bütün işler yöneticilerin onayına bağlı idi. Bu yeni düzenleme ile hem inkılâpların ülkenin her yerine yayılması hem de hizmetlerin en iyi bir biçimde götürülmesi amaçlanmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kemalistgencler.com/turkiyenin-yeniden-idari-teskilatlanmasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çok Partili Rejim Denemeleri</title>
		<link>http://www.kemalistgencler.com/cok-partili-rejim-denemeleri</link>
		<comments>http://www.kemalistgencler.com/cok-partili-rejim-denemeleri#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 18:09:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemalist Gençler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyasal Devrimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kemalistgencler.com/?p=328</guid>
		<description><![CDATA[Mustafa Kemal devriminin atılımlarını gerçekleştirmek, toplumda, devlet yaşamında köklü değişiklikler yapmak, bunları yaparken de uygulaması yıllarca sürecek bir izlence hazırlamak, bu izlencenin gerçekleştirilmesini amaç edinecek bir siyasal partiye gereksinim duyduğunu, bunların doğal sonucu olarak bir siyasal parti kurmak kararında olduğunu 6 Aralık 1922de gazetelere verdiği bir demeçle açıklamıştır. Kurulacak partinin adı Halk Fırkası olacak, partinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mustafa Kemal devriminin atılımlarını gerçekleştirmek, toplumda, devlet yaşamında köklü değişiklikler yapmak, bunları yaparken de uygulaması yıllarca sürecek bir izlence hazırlamak, bu izlencenin gerçekleştirilmesini amaç edinecek bir siyasal partiye gereksinim duyduğunu, bunların doğal sonucu olarak bir siyasal parti kurmak kararında olduğunu 6 Aralık 1922de gazetelere verdiği bir demeçle açıklamıştır. Kurulacak partinin adı Halk Fırkası olacak, partinin izlencesi halkçılık ilkesine dayanacaktır.</p>
<p><span id="more-328"></span></p>
<p>Gazi, bu kararını açıkladıktan sonra tüm aydınları, bilim adamlarını göreve çağırmış, ülkenin, ulusun her yönden tam bağımsız hale getirilmesi için nelerin yapılması, parti izlencesinde nelerin yer alması gerektiğini ayrıntılarıyla düşünmelerini, kendisine göndermelerini istemiştir.</p>
<p>Mustafa Kemal, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin başkanıdır. Meclis, 1 Nisan 1923te seçimlerin yenilenmesini kararlaştırmıştır. Seçimlere giderken Dokuz Umde adlı bildirgeyi yayınlanmış, derneğin milletvekili adaylarının adları açıklanmıştır. Seçmenler sandık başında milletvekillerini seçerken açıklanan dernek adaylarına oy vermeleri halinde bu bildirgeyi ayrıca Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin Halk Fırkasına dönüştürülmesini kabul etmiş olacaklardı. Seçimler yapılmış, seçimi dernek adayları kazanmış, yayınlanan Dokuz umde, yeni siyasal partinin ilk seçim bildirgesi ulusça benimsenmiştir.</p>
<p>Yeni milletvekilleri ilk toplantılarını 8 Ağustos 1923te grup olarak yapmış, burada yeni partinin tüzüğü okunup milletvekillerine dağıtılmış, 9 Eylül 1923 tarihli grup toplantısında da tüzük kabul edilmiş ve böylece Halk Fırkası kurulmuştur. Fırkanın Genel Başkanı Gazi Mustafa Kemaldir. Bundan sonraki atılımlar bu partinin meclisteki çokluğu, izlencesi ve önderinin uyarılarıyla gerçekleştirilecektir. Halk Fırkası adı, 1924de Cumhuriyet Halk Fırkasına, 1935te de Cumhuriyet Halk Partisine dönüştürülmüştür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kemalistgencler.com/cok-partili-rejim-denemeleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
