Doğu Anadolu Bölgesi’nde Erzurum, Van, Kars ve Iğdır’da Ermeni katliamını gözler önüne seren kazı çalışmalarında, katledilen Türkler’e ait çok sayıda bulguya ulaşıldı. Erzurum’da merkeze bağlı Yeşilyayla, Aziziye ilçesine bağlı Alaca ve Pasinler ilçesine bağlı Tımar köylerinde yapılan kazılarda, Ermeni çeteleri tarafından yapılan katliamın bulguları gözler önüne serildi. Atatürk Üniversitesi (A.Ü) öğretim üyelerinin gözetiminde 1 Temmuz 1986’da Alaca’da, 7 Ekim 1988’de Yeşilyayla’da ve 7 Temmuz 1993’de de Tımar köyünde yapılan kazılarda, mermi kovanları, Kur’an-ı Kerim parçaları, kırık kafatasları, sigara tabakaları ve takı malzemeleri bulundu.
İnsan iskeletleri bulundu
A.Ü Türk Ermeni İlişkilerini Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Erol Kürkçüoğlu, Erzurum’da yapılan kazılarda Alaca’da 268, Yeşilyayla’da 95 ve Tımar köyünde ise 300 insan iskeletine rastlandığını bildirdi. Kürkçüoğlu, “Erzurum merkezinde 9 bin 553 olmak üzere, çevre illerle birlikte 50 bine yakın insan Ermeni çeteleri tarafından katledildi” dedi. Ermeni çetelerin, genellikle yaşlı, kadın ve çocukları hedef aldığını kaydeden Kürkçüoğlu, “Doğu ve Güney Doğu Anadolu’da 185 toplu mezar var. Bunların 9’unu bilim dünyasına kazandırdık” diye konuştu.
Ermenilerin Türklere yaptığı zulmün kanıtı

Erzurum’daki “Ermeni katliamı gün yüzüne çıkarılıyor” kazısında ilk bulgulara ulaşıldı. Kent merkezine 8 kilometre uzaklıktaki Tepeköy’de Müslüman Türklere yönelik katliamın yapıldığı toplu mezarda dün başlayan bilimsel kazıda 35 Türk’ün cesedi çıkarıldı. Kazı çalışmasına katılan Atatürk Üniversitesi (AÜ) Türk-Ermeni İlişkileri Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Erol Kürkçüoğlu, “35’e yakın insanımızın mübarek naaşlarına ulaştık. Ermeni çeteleri tarafından katledilmiştir. Bugün bunun belgesini gördük. Gerçekten de yaptığımız kazı çalışması büyük bir başarıyla devam etti. Kazı çalışmamıza devam etmemiz durumunda toplu mezarın bitişiğinde bulunan binanın çökme tehlikesi vardı. Bu nedenle kazıya son verdik. Devam etmemiz durumunda buradaki şehit edilen insan sayısı en az 50’ye ulaşacaktı” diye konuştu.
Baba ve oğul iskeleti
A.Ü Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Cevat Başaran ise çalışmalarının son bölümünde birbirine sarılmış halde baba ve oğul iskeletine ulaştıklarını söyledi. Bu durumun kendilerini çok etkilediğini anlatan Başaran, şöyle devam etti: “Bugünkü çalışmalarımızda çok sayıda insan iskeletine rastladık. Özellikle erkek iskeletleri var. İskeletlerden ele geçen malzemeler buradaki cesetlerin erkeklere ait olduğunu açıkça gösteriyor. Ayakkabılar erkek ayakkabısı. Düğmeler ve elbise parçaları var. Dikkatimizi çeken bir diğer önemli özellik de olasılıkla baba ve oğluna ait, katliam sırasında birbirine sarılarak öldürülmüş iki kafatasını görmekteyiz. Buradaki cesetlerin baba ve oğul olduklarını ise diş yapılarına göre anlıyoruz. Diğer önemli nokta ise çocuk iskeletleridir. Csetlerin üçte birini çocuklar oluşturuyor.”
Yeniçağ
Okunma sayısı: 543




Haziran 11th, 2010
Kategori: 