<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kemalist Gençler &#187; ulusal ekonomi</title>
	<atom:link href="http://www.kemalistgencler.com/etiket/ulusal-ekonomi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kemalistgencler.com</link>
	<description>Kemalist</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 14:54:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>AKP&#8217;NİN LİBERAL EKONOMİSİ, KEMALİZMİN DEVLETÇİLİĞİ</title>
		<link>http://www.kemalistgencler.com/akpnin-liberal-ekonomisi-kemalizmin-devletciligi</link>
		<comments>http://www.kemalistgencler.com/akpnin-liberal-ekonomisi-kemalizmin-devletciligi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Jun 2011 12:43:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tdomf_90bb3</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ziyaretçi Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[Devletçilik]]></category>
		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>
		<category><![CDATA[liberalizm]]></category>
		<category><![CDATA[mhp]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal ekonomi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kemalistgencler.com/?p=4241</guid>
		<description><![CDATA[Lozan görüşmeleri anlaşmayla sonuçlandıktan sonra. İngiltere başmurahhası: - Bakın size ne getirdiysem kabul etmediniz, istediğim hiçbir şeyi bana vermediniz. Şimdi ne istiyorsanız aldınız gidiyorsunuz. Ama gittiğiniz yer yoksul bir ülke. Savaşın sıkıntılarının yaşandığı bir ülke. Ülkenize gideceksiniz, ülkenizde insanlar kalkınma isteyecek, refah isteyecek, yatırım isteyecek. Bunları yapmak için paraya ihtiyaç var. O para bir bende [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Lozan görüşmeleri anlaşmayla sonuçlandıktan sonra.<br />
İngiltere başmurahhası:</p>
<p>- Bakın size ne getirdiysem kabul etmediniz, istediğim hiçbir şeyi bana vermediniz. Şimdi ne istiyorsanız aldınız gidiyorsunuz. Ama gittiğiniz yer yoksul bir ülke. Savaşın sıkıntılarının yaşandığı bir ülke. Ülkenize gideceksiniz, ülkenizde insanlar kalkınma isteyecek, refah isteyecek, yatırım isteyecek. Bunları yapmak için paraya ihtiyaç var. O para bir bende var, birde bunda var (Amerikan baş delegesini gösteriyor). Bize geleceksin ve bize diyeceksin ki, bana yardımcı olun, borç verin, para verin. Biz sana vereceğiz borcu parayı ama unutma şimdi istediğiniz halde vermediğiniz bütün taleplerimizi yazıp cebime koyuyorum. Önümüze gelip bizden borç istediğin anda o taleplerini teker teker çıkaracağım ve önüne koyacağım. Bunu unutma genç general.</p>
<p><span id="more-4241"></span></p>
<p>İsmet Paşa&#8217;nın cevabı;<br />
- Evet haklısınız eğer sizin önünüze bana para verin, borç verin diye gelirsem işte o zaman o reddettiğiniz talepleri çıkarıp önüme koyabilirsiniz.</p>
<p>İsmet Paşa kararlıydı.</p>
<p>Ezilen milletlerin temsilcisiydi, üzerine bir yük binmişti. Bir tarafta TBMM Hükümetinden gelen telgraflar, bir tarafta yabancı ve yerli basın mensuplarının soruları, bir tarafta da acımasız ve güneş batmayan emperyalist imparatorluk İngiltere&#8217;nin baskıları&#8230;</p>
<p>Yapacak bir şey yoktu&#8230;</p>
<p>Ya ülkesini emperyalistlere teslim edecek, Sevr&#8217;i imzalayacak, ülkeyi parçalayacak ve halkı perişan halde zalimlere bırakacaktı ya da başkaldıracaktı.</p>
<p>O zor olanı seçti, her zaman yaptığı gibi.</p>
<p>Asker cesaretini, devlet adamı kararlılığını ortaya koydu. Emperyalistleri şaşırttı.</p>
<p>Çünkü İsmet İnönü ekonomik bağımsızlığın devlet işlerinde, devletin varlığında en önemli faktör olduğunu biliyordu.</p>
<p>Belki de bu günleri görmüştü&#8230;</p>
<p>TCBM&#8217;nin resmi sitesindeki verilere göre 1964&#8242;te 964 milyon dolar olan dış borç, ağustos 2006 itibariyle, 200 misliden fazla artarak, yaklaşık 194 milyar dolara ulaştı.</p>
<p>Türkiye son 20 yılda, 185 milyar doları anapara, 71.5 milyar doları da faize olmak üzere, toplam 257 milyar dolar dış borç ödemesi yaptı. </p>
<p>Öde öde bitmiyor. Bugün hala 193.6 milyar dolar dış borcumuz var. Yani Türkiye artık borç sarmalında!</p>
<p>Diğer verilere bakalım:</p>
<p>Gayri safi milli hasılamız 404 milyar dolar.</p>
<p>İç ve dış borç 408 milyar dolar.</p>
<p>Son üç yılda borç, anapara ve faiz ödemesi 411.6 milyar dolar.</p>
<p>Borsa yabancıların elinde. İMKB&#8217;deki yabancı payı son dört senede yüzde 71&#8242;e çıktı.</p>
<p>Yabancıların 2002&#8242;de borsaya yatırdığı her bin dolar, şuanda 3.586 dolar oldu.</p>
<p>Dolar bazında kazanç oranı yüzde 259. Böyle bir örnek dünyada yok&#8230;</p>
<p>Yabancılar vergi ödemiyor. Türkler ise bu gelirlere yüzde 20 vergi ödüyor.</p>
<p>Son dört yılda, açlık sınırı yüzde 70; yoksulluk sınırı yüzde 86 arttı&#8230; Cari açık 20 kat arttı, borç ikiye katlandı.</p>
<p>Dümnya Bankası günde 1 dolarla geçinmeyi aşırı yoksulluk, 1 dolarla geçinmeyi ise açlık kabul ediyor. Yoksulluk sınırı ise günde 4.30 dolar yani 5.59 TL. Buna göre 42 milyon vatandaşımız yoksulluk sınırının altında yaşıyor.</p>
<p>İnsan gelişmişlik düzeyi açısından Türkiye 177 ülke arasında 92&#8242;nci sırada.</p>
<p>Bu bilgiler ışığında şunu anlıyoruz ki, Ergenekon ve Balyoz, Kürt Açılımı ve demokratikleşme (!), darbe planları ve suikast girişimleri vs.. hepsi gündemi değiştirme ve ekonomideki zayıf notları görmemezlikten gelme çabalarıdır. </p>
<p>Ama bilinçli ve bilgili bir yurttaş bu kötü durumu görecek ve nedenini araştıracaktır.</p>
<p>Nedeni liberal ekonomidir ve kapitalistleşmedir, çözümü devletçilik ve karma ekonomidir.</p>
<p>Aydınlık günler dilerim&#8230;</p>
<p>Devrim Kemal</p>
<p>KAYNAKÇA:</p>
<p>1. Ümit ZİLELİ, Türkiye Nasıl Sömürgeleşti? 21 Nisan 2006, Cumhuriyet.<br />
2.www.kemalistyol.com<br />
3.www.tcbm.gov.tr<br />
4.&#8221;AKP Ekonomiyi Felç Etti.&#8221; Cumhuriyet Gazetesi, 13 Temmuz 2007.<br />
5. &#8220;Sorular&#8221;. Deniz KAVUKÇUOĞLU, Cumhuriyet Gazetesi, 15 Temmuz 2007</p>
<div  class="related_post_title"><strong>Benzer Başlıklar</strong></div><ul class="related_post"><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/chpde-iki-cizgi" title="CHP&#8217;de İki Çizgi">CHP&#8217;de İki Çizgi</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/kurtulus-yolumuz-ilerici-demokrat-gorus" title="Kurtuluş Yolumuz: İlerici Demokrat Görüş">Kurtuluş Yolumuz: İlerici Demokrat Görüş</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/gunumuzun-putu-buyuk-siyaset-yalani" title="Günümüzün Putu… Büyük siyaset yalanı">Günümüzün Putu… Büyük siyaset yalanı</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/kurtulus-yolumuz" title="KURTULUŞ YOLUMUZ">KURTULUŞ YOLUMUZ</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/siyasi-durum-ve-mucadele" title="SİYASİ DURUM VE MÜCADELE">SİYASİ DURUM VE MÜCADELE</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kemalistgencler.com/akpnin-liberal-ekonomisi-kemalizmin-devletciligi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Devletçilik İlkesi</title>
		<link>http://www.kemalistgencler.com/devletcilik-ilkesi</link>
		<comments>http://www.kemalistgencler.com/devletcilik-ilkesi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Mar 2010 13:21:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemalist Gençler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devletçilik]]></category>
		<category><![CDATA[iktisat]]></category>
		<category><![CDATA[karma ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[kemalist devletçilik]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal ekonomi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kemalistgencler.com/?p=637</guid>
		<description><![CDATA[Ulusal ekonomiyi, sağlam temeller üzerine oturtmak amacına yönelik ekonomik devrim, Kemalizm&#8217;e &#8220;Devletçilik&#8221; deyimi olarak geçmiş ve Atatürk İlkeleri arasında yerini almıştır. &#8220;Bizim güttüğümüz &#8220;devletçilik&#8221; bireysel çalışma ve etkinliği esas tutmakla beraber, mümkün olduğu kadar az zaman içinde ulusu refaha, ülkeyi bayındırlığa eriştirmek için, ulusun genel ve yüksek yararlarının gerektirdiği işlerde özellikle ekonomik alanlarda, devleti fiilen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ulusal ekonomiyi, sağlam temeller üzerine oturtmak amacına yönelik ekonomik devrim, Kemalizm&#8217;e &#8220;Devletçilik&#8221; deyimi olarak geçmiş ve Atatürk İlkeleri arasında yerini almıştır.</p>
<p><span id="more-637"></span></p>
<p><strong>&#8220;Bizim güttüğümüz &#8220;devletçilik&#8221; bireysel çalışma ve etkinliği esas tutmakla beraber, mümkün olduğu kadar az zaman içinde ulusu refaha, ülkeyi bayındırlığa eriştirmek için, ulusun genel ve yüksek yararlarının gerektirdiği işlerde özellikle ekonomik alanlarda, devleti fiilen ilgilendirmektir.&#8221;</strong></p>
<p>Mustafa Kemal Atatürk</p>
<p>Kemalizm&#8217;in Devletçilik ilkesini de, Halkçılık ilkesi ile bağlantılı olarak değerlendirmek gerekir. Yoksul, yüzyıllardır ihmal edilmiş olan halk nasıl kalkınacak ve hakkettiği çağdaş yaşam düzeyine ulaşacaktır? Batının gelişmiş toplumlarının nasıl bir yoldan geçerek o noktaya geldikleri biliniyordu. Bir yandan kendi halklarını, diğer taraftan geri kalmış ülke halklarını sömürerek bir sermaye birikimi oluşturmuşlardı. Türkiye&#8217;nin kendisi geri kalmış bir ülkeydi. Halkın sırtından bir sermaye birikimi oluşturulmasına, onun birkaç kuşak daha yoksul tutulması pahasına bir kalkınmaya ise &#8220;<strong>Halkçılık</strong>&#8221; anlayışı karşıydı.</p>
<p>1923 &#8211; 1930 yılları arasında, kalkınma için gerekli yatırımları yapması özel girişimcilerden beklendi. Ama bu işlevi yerine getirmeye özel kişilerin ne yeterli parası, ne yeterli deneyimleri, ne de yeterli teknolojik birikimi vardı. Dünyayı sarsan 1929 ekonomik bunalımı ise, liberal ekonomi politikalarının tam bir başarısızlığını vurguluyordu. Kemalizm, ülkeyi kalkındırmak, halkı çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırmak için &#8220;<strong>Devletçilik</strong>&#8221; ilkesini benimsedi. Böylece hem üretim arttırılacak, sanayi gerçekleştirilecek, hem de hakça bir paylaşım yapılacak ve ekonomik gücü kullanan bir sınıfın halkı ezmesine olanak verilmemiş olacaktı.</p>
<p>Cumhuriyet halk partisi programında 1935 yılında yapılan düzeltmelerden sonra, Devletçilik ilkesi şöyle tanımlanıyordu: <em>&#8220;Özel çalışma ve faaliyeti esas tutmakla beraber mümkün olduğu kadar az zaman içinde milleti refaha ve memleketi gelişmişliğe eriştirmek için, milletin genel ve yüksek yararlarının gerektirdiği işlerde, özellikle iktisadi alanda devleti fiilen ilgilendirmek önemli esaslarımızdandır. İktisat işlerinde devletin ilgisi fiilen yapıcılık olduğu kadar, özel girişimcileri teşvik ve yapılanları düzenleme ve denetlemektir.&#8221;</em><br />
Kemalist Devletçilik anlayışının, bütün üretim araçlarını devletin elinde toplamayı öngören marksizm ile kuşkusuz ki hiçbir ilgisi yoktur. Hızlı bir ekonomik büyümeyi sağlamak için devletin lokomotif görevini üstlenmesi anlamına geliyordu. Devlet ekonomiye yön verecek, kıt kaynakların akılcı kullanımını planlayacaktı. Devlet özel girişimcilerin ilgilenmediği, başarılı olamadığı ya da kamu yararı gördüğü alanlarda yatırım ve işletmecilik yapacaktı.</p>
<p>Türkiye, başlangıç aşamasında Devletçiliğin iki büyük yararını gördü: Bir yanda, özellikle altyapı ve sanayi yatırımları sayesinde oldukça hızlı bir büyüme gerçekleştirirken; diğer tarafta, sanayileşmenin devlet eliyle oluşumu sayesinde, Türk işçisi, Batı&#8217;daki örnekleri gibi insancıl olmayan koşullar içinde birkaç kuşağın feda edildiğini görmedi. 1929 &#8211; 1939 yılları arasındaki on yılda dünya sanayi üretimi %19 artarken, Türkiye&#8217;de sanayi üretim artışı %96&#8242;yı buldu. Sovyetler Birliği ve Japonya dışında hiçbir ülke, bu alanda Türkiye&#8217;den daha hızlı bir büyüme sağlayamadı. Giderek oluşmaya ve büyümeye başalyan sanayi işçisi sınıfı nasıl hiçbir mücadele vermeden seçme ve seçilme haklarını elde ettiyse; kan dökülmesine, kuşaklar boyu süren büyük acılar çekilmesine gerek kalmadan insancıl çalışma koşullarına kavuştu. Kemalist &#8220;<strong>sürekli devrimcilik</strong>&#8221; anlayışını daha sonra sürdürenler, sendikalaşma, grev ve toplu sözleşme gibi hakları vermek için de işçi sınıfının rejimi zorlamasını beklemediler. (Ama uğrunda savaşım vermeden elde edilen hakların yeterince bilincinde olunmadığını daha sonraki deneyimler göstermiştir. İşçi sınıfı, ancak elinden alındığı ya da kısıtlandığı zaman, sahibolduğu hakların ve özgürlüklerin önemini yeterince kavrayabilmiştir. Demokrasinin beşiği sayılan ülkelerde bile, işçilerin seçme hakkını elde etmek için nasıl uzun ve kanlı savaşımlar vediği unutulmamalıdır!)</p>
<p><strong>Türkiye&#8217;nin Uyguladığı Devletçilik</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin tatbik ettiği devletçilik sistemi 19. asırdan beri sosyalizm teorisyenlerinin ileri sürdükleri fikirlerinden alınarak tercüme edilmiş bir sistem değildir. Bu, Türkiye&#8217;nin ihtiyaçlarından doğmuş, Türkiye&#8217;ye özgü bir sistemdir. Devletçiliğin bizce anlamı şudur: Kişilerin özel teşebbüslerini ve şahsi faaliyetlerini esas tutmak; fakat büyük bir milletin ve geniş bir memleketin bütün ihtiyaçlarını ve çok şeylerin yapılmadığını göz önünde tutarak, memleket ekonomisini devletin eline almak. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türk vatanında asırlardan beri kişisel ve özel teşebbüslerle yapılamamış olan şeyleri bir an önce yapmak istedi; ve kısa bir zamanda yapmayı başardı. Bizim takip ettiğimiz bu yol, görüldüğü gibi liberalizmden başka bir yoldur. (1936)</p>
<p><strong>İktisaden zayıf bir ulus, fakirlik ve sefaletten kurtulamaz. Toplumsal ve siyasi felaketten yakasını kurtaramaz.</strong></p>
<p>Mustafa Kemal Atatürk</p>
<strong>Arama Terimleri:</strong><ul><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/devletcilik-ilkesi" title="DEVLETÇİLİK İLKESİ">DEVLETÇİLİK İLKESİ</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/devletcilik-ilkesi" title="devletçilik ilkesi öncesi nasıldı">devletçilik ilkesi öncesi nasıldı</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/devletcilik-ilkesi" title="devletçilik olmadan önce nasıldı">devletçilik olmadan önce nasıldı</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/devletcilik-ilkesi" title="kemalist devletçilik">kemalist devletçilik</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/devletcilik-ilkesi" title="laiklik ilkesi olmadan önce">laiklik ilkesi olmadan önce</a></li></ul><div  class="related_post_title"><strong>Benzer Başlıklar</strong></div><ul class="related_post"><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/akpnin-liberal-ekonomisi-kemalizmin-devletciligi" title="AKP&#8217;NİN LİBERAL EKONOMİSİ, KEMALİZMİN DEVLETÇİLİĞİ">AKP&#8217;NİN LİBERAL EKONOMİSİ, KEMALİZMİN DEVLETÇİLİĞİ</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/devletcilik-nedir-ahmet-taner-kislali" title="Devletçilik Nedir? &#8211; Ahmet Taner Kışlalı">Devletçilik Nedir? &#8211; Ahmet Taner Kışlalı</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/kurtulus-yolumuz-ilerici-demokrat-gorus" title="Kurtuluş Yolumuz: İlerici Demokrat Görüş">Kurtuluş Yolumuz: İlerici Demokrat Görüş</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/kurtulus-yolumuz" title="KURTULUŞ YOLUMUZ">KURTULUŞ YOLUMUZ</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/devletcilik-ilkesi-ve-ataturk-donemi-ekonomik-faaliyetler" title="Devletçilik İlkesi ve Atatürk Dönemi Ekonomik Faaliyetler">Devletçilik İlkesi ve Atatürk Dönemi Ekonomik Faaliyetler</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kemalistgencler.com/devletcilik-ilkesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

