<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kemalist Gençler &#187; türk milliyetçiliği</title>
	<atom:link href="http://www.kemalistgencler.com/etiket/turk-milliyetciligi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kemalistgencler.com</link>
	<description>Kemalist</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 14:54:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Atatürk Milliyetçiliği</title>
		<link>http://www.kemalistgencler.com/ataturk-milliyetciligi</link>
		<comments>http://www.kemalistgencler.com/ataturk-milliyetciligi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Jun 2010 09:50:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemalist Gençler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk milliyetçiliği]]></category>
		<category><![CDATA[kemalist milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[türk milliyetçiliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kemalistgencler.com/?p=2028</guid>
		<description><![CDATA[Atatürk İlkeleri, genel anlamda bir milletin uygarlık alanında varlığını kanıtlamasını ve içinde bulunduğu uygarlık çağına katkıda bulunmasını sağlayacak bir yönetim sisteminin dayanaklarıdır. Bu ilkelere kısaca, uygar bir yönetim sisteminin temel taşlarıdır, diyebiliriz. Atatürk İlkelerinin amacı ise “Yurtta barış, dünyada barış”ı gerçekleştirmektir. Bu ilkelerin, çağımızın içinde bulunduğu sorunların tümüne çözüm getirmesi, bu tanımlamamızın zorunlu sonucu olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk İlkeleri, genel anlamda bir milletin uygarlık alanında varlığını kanıtlamasını ve içinde bulunduğu uygarlık çağına katkıda bulunmasını sağlayacak bir yönetim sisteminin dayanaklarıdır. Bu ilkelere kısaca, uygar bir yönetim sisteminin temel taşlarıdır, diyebiliriz. Atatürk İlkelerinin amacı ise “Yurtta barış, dünyada barış”ı gerçekleştirmektir. Bu ilkelerin, çağımızın içinde bulunduğu sorunların tümüne çözüm getirmesi, bu tanımlamamızın zorunlu sonucu olarak karşımıza çıkar.</p>
<p><span id="more-2028"></span></p>
<p>Önce Atatürk İlkelerinin diziliş sırasına bakarak düşüncemizi açıklamaya çalışalım:</p>
<p><strong>1-</strong> Milliyetçilik, <strong>2-</strong> Halkçılık, <strong>3-</strong> Cumhuriyetçilik, <strong>4-</strong> Lâiklik, <strong>5-</strong> Devletçilik, <strong>6-</strong> İnkılâpçılık.</p>
<p>Bu sıralama, bir milletin varlığından başlayarak diğer ilkelerin getireceği düşüncelerin tümünün nedenlerinin açıklanmasındaki bilimsel bağlantıyı göstermektedir, ilkeler arasındaki bağlantı, bireyden başlayarak bir milleti oluşturan insanların bir arada yaşarken uygar bir biçimde, yani insanca yönetilmelerinde göz önünde bulundurulması gereken olgulara dayanmaktadır. O halde Atatürk ilkelerinin kaynağı insandır. İnsanın olmadığı yerde ne yönetim sorunu, ne uygarlık, ne ekonomi ve ne de bilim vardır.</p>
<p>Biz bu yazımızda, Atatürk ilkelerinden “milliyetçiliği” konu almış bulunuyoruz.</p>
<p>Atatürk, milliyetçilik ilkesiyle, Türkiye Cumhuriyeti’ni yaşatacak olan Türk Milletinde bir millî benlik duygusu yaratarak bu duyguyu bilinçlendirmek istemiştir.</p>
<p>Böylece millete ortak bir davranış birlik ve beraberliğini sağlamayı amaçlamıştır. Osmanlı İmparatorluğu toplumu içersinden çıkarttığı Türk milletinin “Ben kimim?” sorusunu yanıtlamıştır. Millete önce bir kimlik vermiştir. Hemen bunun ardından milletin niteliğini açıklamıştır. Burada, Yeni Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı boyunca ve tarihte Türklerin gösterdiği kahramanlıkları kanıt olarak kullanmıştır.</p>
<p>“Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir.” “Dünya yüzünde ondan daha büyük, ondan daha eski bir yurt, ondan daha temiz bir millet yoktur. Ve bütün insanlar tarihinde görülmemiştir.” 1 diyerek milletine tarih kökeninden gelen bir isim takmıştır. Bu ismi milletine benimsetmeye çalışmış, tarihte Türklerin yeteneklerini, özelliklerini ve kurdukları uygarlıkları anlatmıştır.</p>
<p>Yaptığı ve yapacağı inkılâbın tümünü Türk Milletine mal etmiş, “Türk Milletinin son yıllarda gösterdiği harikaların, yaptığı siyasal ve sosyal inkılâpların gerçek sahibi kendisidir. Sizsiniz. Milletimizde bu yetenek ve gelişme gücü mevcut olmasaydı onu yaratmağa hiçbir kuvvet ve kudret yeterli olamazdı.” 2 demiştir.</p>
<p>Yeni Türkiye’nin kuruluşunu izleyen yıllarda ise Atatürk, Türk Milletinin kendi kendisini tanıması konusunu, eğitim yoluyla bilinçlendirmeye başlamıştır. Türk Milletinin, Türkiye Cumhuriyeti devletinin vatandaşları olarak kim olduğu, ne olduğu, nereden geldiği, gelecekte ne olacağı; vatandaşların hakları, özgürlükleri, devlet ile karşılıklı görev ve yetkilerinin neler olduğunu öğreten bir kitabın müsveddelerini kendisi yazmıştır. “Yurttaş îçin Medenî Bilgiler” adıyla yayınlanan bu kitapta, Türk Milletinin düşünce yapısı içinde güçlendirmeyi istediği konulara yer vermiştir. Bunların tümünü gözden geçirdikten sonra, millî eğitim programlarına koydurarak Türk gençliğinin inkılâplar doğrultusunda eğitilmesini başlatmıştır. 3</p>
<p>Medenî Bilgiler kitabında Türk Milleti konusunda özetle şu bilgiler yer almaktadır:</p>
<p>“<strong>1)</strong> Türk Milleti, halk idaresi olan cumhuriyetle yönetilir bir devlettir.</p>
<p><strong>2)</strong> Türk devleti lâiktir. Her reşit olan, dinini seçmekte serbesttir.</p>
<p>Türk Milletinin dili, Türkçedir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay dildir.”&#8230; “Türk dili, Türk Milletinin kalbidir, beynidir.”4</p>
<p>“Türk Yurdu” konusunda ise, kitapta ‘Misak-ı Millî’ ile çizilmiş olan sınırlar içindeki Yeni Türkiye toprakları tanımlanmaktadır. “Yurdumuz, Türk Milletinin eski ve yüksek tarihi ve topraklarının derinliklerinde mevcudiyetlerini muhafaza eden eserleriyle yaşadığı bugünkü siyasal sınırlarımız içindeki yurttur. Vatan, hiçbir kayıt ve şart altında ayrılık kabul etmez bir kütledir.” 5 denilmektedir.</p>
<p>Atatürk’ün ‘Millet’ başlığı altında yapmış olduğu tanımlamaların açıklamalarında Atatürk İlkelerinin tümünün yer aldığı görülür. Millî duygu, egemenlik, cumhuriyet, lâiklik, özgürlük ve insanlık sevgisi bu tanımlamalarda açık şekilde yer almaktadır.</p>
<p>Atatürk, Türk yurdunda yaşayan kişilerin tümünün, Türkiye Cumhuriyeti devletinin vatandaşları olduğunu şöyle açıklamaktadır:</p>
<p>“<strong>a)</strong> Siyasî varlığımızın haricinde, başka ellerde, başka siyasî zümrelerle isteyerek veya istemeyerek kader birliği etmiş, bizimle dil, ırk, köken birliğine sahip ve hatta yakın uzak tarih ve ahlâk yakınlığı görülen Türk cemaatleri vardır. Bu durum, bugünkü Türk Milletinin birlik ve beraberliğini asla bozamaz.</p>
<p><strong>b)</strong> Bugünkü Türk Milletinin siyasal ve sosyal topluluğu içinde kendilerine kürdük fikri, Çerkezlik fikri ve hatta lazlık fikri veya Boşnaklık fikri propaganda edilmek istenmiş vatandaş ve millettaşlarımız vardır. Fakat geçmişin baskı dönemleri ürünü olan bu yanlış adlandırmalar, düşmana alet olan birkaç mürteci beyinsizden başka hiçbir millet ferdi üzerinde kederden başka bir etki yapamamıştır. Çünkü, bu millet fertleri de bütün Türk toplumu gibi aynı ortak geçmişe, tarihe, ahlâka, hukuka sahip bulunuyorlar.</p>
<p><strong>c)</strong> Bugün içimizde bulunan Hristiyan, Musevi vatandaşlar geleceklerini ve talihlerini Türk milletine içten gelen bir istekle bağladıktan sonra kendilerine, yan gözle bir yabancıya bakıyormuşcasına bakmak uygar Türk Milletinin asil ahlâkından beklenebilir mi?” 6 Atatürk bu düşüncenin de Türk Milletinin bilincine yerleştirilmesine özellikle önem vermiş ve milletin genel tanımını yaparak:</p>
<p>“<strong>a)</strong> Zengin bir hatıra mirasına sahip bulunan,</p>
<p><strong>b)</strong> Beraber yaşama konusuna istek gösteren ve bu müşterek arzuda samimi olan,</p>
<p><strong>c)</strong> Ve sahip olunan mirasın muhafazasına beraber devam hususunda iradeleri müşterek olan insanların birleşmesinden meydana gelen topluluğa millet adı verilir.” demiştir.</p>
<p>Bu tanım incelenecek olursa, bir milleti teşkil eden insanların ilişkilerindeki kıymet, kuvvet ve vicdan özgürlüğüyle insanî duyguya gösterilen riayet kendiliğinden anlaşılır. “Bir millet teşekkül ettikten sonra devlet hayatında, ekonomik ve düşünce hayatında müştereken çalışmak sayesinde vücuda gelen millî harsta (kültür) şüphesiz milletin her ferdinin çalışma hissesi, iştiraki, hakkı vardır. Buna göre, bir harstan olan insanlardan mürekkep cemiyete millet denir, dersek milletin en kısa tarifini yapmış oluyoruz.” 7 demiştir.</p>
<p>Kitapta milliyet tanımının açıklamasını da yapıyordu. Bu açıklamaya göre: Milleti millet yapan düşünce gücünün temelini milliyetçilik teşkil etmektedir. Milliyetçilik, millî benlik, millî birlik, millî ahlâk, millî ekonomi, uygarlık ahlâkı, millî duygu ve insanî duygunun birleşmesinden meydana gelmiştir. Türk Milletinin düşünce yapısı içinde güçlü bir şekilde bilinçlendirilecek olan bu duygulardır. Bu duygulara sahip olan milletler, millî çıkarlar doğrultusunda bir çalışma düzeyi yaratabilirler. Ancak, bu çalışmaların tümünün, devlet eliyle düzenlenecek millî eğitim programlarıyla toplumun beyninde bilinçlendirilmesi gerekir. Aksi halde toplumu meydana getiren insanların Türk İnkılâbı doğrultusuna yöneltilebilme-lerine imkân yoktur. Milliyet kavramının kendine özgü ilkeleri vardır. “Bir milletin diğer milletlere oranla tabiî veya müktesep özel karakterler sahibi olması, diğer milletlerden farklı bir uzviyet teşkil etmesi, ekseriya onlardan ayrı olarak, onlara paralel inkişafa saî bulunması keyfiyetine milliyet prensibi denir. Bu prensibe göre, her fert ve her millet kendi kişisel ve millî konularında özgür olmak hakkına sahiptir.” &#8230;”Bu prensip, bize hangi milletlerin özgür, hangilerinin özgürlüğünden şu veya bu şekilde mahrum olduklarını, yani millet adını taşımaya lâyık olmadıklarını kolaylıkla gösterir.” 8</p>
<p>Milliyet kavramının temelinde milleti oluşturan bireylerin özgürlükleri yer almaktadır. Bu özgürlük, insanların karşılıklı ihtiyaçlarından doğan bağlar ile sınırlandırılmıştır.</p>
<p>Atatürk düşünüşünde “milliyet meselesi kişisel ve müşterek özgürlük meselesidir.” 9</p>
<p>“Söz konusu özgürlük, sosyal ve uygar insan özgürlüğüdür.”10 Toplum içinde yaşamayan bireylerin özgürlüğü hiçbir anlam taşımaz. Bu nedenle insanlar bir araya gelerek, milletler halinde yaşamak zorundadır. Uluslararası ilişkilerde her millet ve milliyetin kendi toprakları üzerinde ve millî sınırları içinde özgür ve bağımsız olarak yaşaması gereklidir. Değişik milletlerin kurmuş olduğu devletlerin birbirlerine karşılıklı saygı, bağlılık ve dayanışma anlayışı içinde bulunması Atatürk’ün amacıdır. Dünya üzerinde yaşayan bütün ulusların millî özgürlüklerine ve bağımsızlıklarına saygı, Türk milliyetçiliğinin temel ilkesidir.</p>
<p>“Bu prensibe göre her fert ve her millet, kendi hakkında hüsnüniyet, topraklarına bizzat kayıtsız şartsız sahip olmayı istemek hakkına ve özgürlüğüne sahiptir.” 11</p>
<p>“Millet teşkilinde toprağın önemini büsbütün reddedenler vardır. Bu fikirde bulunanlar, toprak sadece çalışma ve uğraşma alanıdır, diyorlar.” 12</p>
<p>Oysa bir milletin millî duygu bilinci içinde kendi topraklarına sahip olması kadar güzel bir duygu yoktur. Kendi toprağına sahip olma duygusu milliyetçilik ilkesinin zorunlu bir sonucudur.</p>
<p>“Milletler, işgal ettikleri arazinin gerçek sahibi olmakla beraber, beşeriyetin vekilleri olarak da o arazide bulunurlar. O arazinin servet kaynaklarından kendileri istifade ederler ve dolayısıyla bütün beşeriyeti de yararlandırmakla yükümlüdürler. Bu yasaya göre bundan âciz olan milletler bağımsız olarak yaşamak hakkına lâyık değildir.” 13</p>
<p>Atatürk’ün Türk Milletinde yaratmak istediği milliyetçilik duygusu hiçbir art düşünceye yer vermeyecek kadar açıktır. Türk milliyetçiliği bir kafatasçılık, bir üstün ırk anlamı taşımaz.</p>
<p>Atatürk düşünüşünde diğer milletlerin millî duygularına saygı uygarlığın belirtisidir. Türk Milleti, millî duyguyu, insanî duyguyla yanyana düşünmekten zevk alır. Vicdanında millî duygunun yanında insanî duygunun şerefli yerini daima muhafaza etmekle iftihar eder. Çünkü Türk milleti bilir ki uygarlık doğrultusunda bağımsız ve fakat kendileriyle paralel yürüdüğü bütün uygar milletlerle karşılıklı insanî ve uygar ilişkiler içinde bulunmak, elbette gelişmesinin devamı için gereklidir ve yine bilinmektedir ki Türk Milleti, her uygar millet gibi geçmişin bütün dönemlerinde keşifleriyle, icatlarıyla uygarlık dünyasına hizmet etmiş insanların, milletlerin değerini takdir ve hatıralarını saygıyla muhafaza eder. Türk Milleti, insanlık dünyasının samimi bir ailesidir.14 Bu nedenle Atatürk, Türk gençlerinin “insanlık dünyasındaki toplumları” tanımalarını, onlarla yakın ilişki kurmalarını zorunlu bulmaktadır.15</p>
<p>Atatürk’ün insanların birbirlerine bağlılıkları konusundaki düşüncesinin temeli yine milliyetçilik ilkesi içinde toplanmıştır. Türk toplumuna, kendine güven duygusunu ve yüksek insan toplulukları olmak aşkını genel halk toplantılarında telkin etmeğe çalışmıştır.16 Böylece Türk Milleti diğer dünya milletlerini tanıyarak kendi benliğini değerlendirme imkânını bulacaktır. Atatürk düşünüşünde bunun nedeni şudur: “Bilmeli ki millî benliğini bilmeyen milletler başka milletlerin avıdır.” 17</p>
<p>Temelde kişisel özgürlüklere dayanan milliyetçilik ilkesinin Atatürk düşünüşünde kendine özgü bir sınırı vardır. Bu sınır ‘başkalarının özgürlük sınırı’ ile ‘milletin genel çıkarları’nın başladığı noktadır.18 Bu değişmez kural da Atatürk’ün tarih içinde tespit ettiği bilimsel verilere dayanmaktadır. Tarihte Türkler, millet yararına olan işleri kendi kişisel çıkarlarıyla karıştırmaya başladıktan sonra özgürlük ve bağımsızlıklarını yitirmişlerdi. 19 Bu nedenle Atatürk, Türk Milletinde millî benlik duygusunun temeline bir de millî ahlâkı koyuyordu. “Millî ahlâkın, millet teşkilinde yeri çok büyüktür, çok önemlidir” diyen Atatürk, Türk gençliğinde ‘millî çıkarlar’ doğrultusunda bir ahlâk duygusu yaratmak istemektedir. Genel olarak vatan ve milletin yararına ve çıkarlarına uygun olan işlere öncelik verilmesini zorunlu görmektedir. “Bir iş her nereye ait olursa olsun insanın kuvvet kullanmasını, yorulmasını gerektirir. İnsanlar mecbur kalmadıkça kendilerini yormak istemezler, halbuki bazı işler vardır ki kendiliğinden insana, onu yapmak için derunî bir arzu, bir temayül ilham eder, o iş şayan-ı arzu olur.” Atatürk düşünüşünde “millî ahlâkî işler, aynı zamanda hem mecburî ve hem de şayan-ı arzu olan işlerdir. Bir işin ahlâkî bir kıymeti olması ayrı ayrı insanlardan daha ulvî bir kaynaktan çıkmış olmasıdır. O kaynak toplumdur, millettir. Gerçekte de ahlâkiyet, özel fertlerden ayrı ve bunların üstünde, ancak sosyal, millî olabilir.” 20 Atatürk millî benlik duygusunun tanımını yapıyor: “Milletin sosyal düzen ve sükûnu, hal ve istikbalde refahı, mutluluğu, selâmeti ve dokunulmazlığı, uygarlıkta ilerleme ve gelişmesi için insanlardan, her konuda ilgi, gayret, nefsin feragati icap ettiği zaman seve seve nefsinin fedasını talep eden millî ahlâktır. Mükemmel bir millete millî ahlâkiyet gerekleri, o millet efradı tarafından adeta muhakeme edilmeksizin vicdanî duygusal bir nedenle yapılır. En büyük millî duygu, millî heyecan işte budur. Millet analarının, millet babalarının, millet öğretmenlerinin ve millet büyüklerinin; evde, okulda, orduda, fabrikada, her yerde ve her işte millet çocuklarına, milletin her ferdine bıkmaksızın ve sürekli olarak verecekleri millî eğitimin gayesi işte bu yüksek millî duyguyu sağlamlaştırmak olmalıdır. Ahlâkın millî, sosyal olduğunu söylemek ve maşerî vicdanın bir ifadesidir demek, aynı zamanda ahlâkın kutsallık sıfatını da tanımaktır”21 diyordu.</p>
<p>Atatürk Türk milliyetçiliğinin tanımını ise şöyle yapmaktadır: “Türk milliyetçiliği, terakki ve inkişaf yolunda ve beynelmilel temas ve münasebetlerde bütün çağdaş milletlere paralel ve onlarla aynı uyum içinde yürümekle beraber, Türk toplumunun sosyal ve özel karakterlerini ve başlı başına bağımsızlığa dayanan kimlik haklarını saklı tutmaktır.” 22</p>
<p>Atatürk’ün Türk gençliğini yetiştirmek amacıyla açtırdığı üniversite ve okullara rağmen, Türkiye’de gerçek anlamıyla bir milliyetçilik duygusu yaratılamamıştır. Türkiye üzerinde çıkarı olan güçlerin karşı çabaları da bunu engellemiştir. Çıkarcı güçler öncelikle Atatürk’ün yaratmak istediği millî duygular üzerinde durmuşlardır. Propagandalarında bu ilkenin tam karşıtını söyleyerek millî duygularla alay etmeğe kadar varmışlardır. Aradan geçen yıllar sonunda milliyetçilik, birtakım kişilerin dilinde ‘vatan, millet, sakarya’ şekline dönüştürülmüştür. Atatürk’ün bilimsel bir şekilde uyguladığı inkılâp yöntemi ise yabancı doktrinlerin terminolojisi ile açıklanmak istenmiştir. Bazen gericilik, bazen komünizm veya faşizm ya da sosyalizm maskesi altındaki çıkarcılar, Türk gençliğinin arasına karışarak milleti bölmeye çalışmışlardır. Ancak, millî benlik duygusu içinde yetiştirilmiş ve eğitilmiş güçler, bu bölünmeyi önlemiştir.</p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="95%" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>
<div>
<hr /><span style="font-size: xx-small;"><br />
1 Afetinan, Medenî Bilgiler ve M. K. Atatürk’ün El Yazıları, 1969, s. 18.<br />
2 Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, 1959, c. 2, s. 214.<br />
3 Afetinan, Medenî Bilgiler ve M. K. Atatürk’ün El Yazıları, 1969, s. 5-6-7.<br />
4 a.g.e., s. 18-19.<br />
5 a.g.e., s. 19.<br />
6 a.g.e., s. 23.<br />
7 a.g.e., s. 24.<br />
8 a.g.e., s. 24.<br />
9 a.g.e., s. 24.<br />
10 a.g.e., s. 52.<br />
11 a.g.e., s. 24.<br />
12 a.g.e., s. 22.<br />
13 Enver Ziya Karal, Atatürk’ten Düşünceler, 1956, s. 45.<br />
14 Afetinan, Medenî Bilgiler ve M. K. Atatürk’ün El Yazıları, 1969, s. 21.<br />
15 Recep Peker, Yurttaş için Medenî Bilgiler, 1935, c. 2, s. 187.<br />
16 Afetinan, Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler, 1968, s. 108.<br />
17 Afetinan, Medenî Bilgiler ve M. K. Atatürk’ün El Yazıları, 1969, s. 25.<br />
18 a.g.e., s. 53.<br />
19 a.g.e., s. 35-36.<br />
20 a.g.e., s. 20.<br />
21 a.g.e., s. 20-21.<br />
22 a.g.e., s. 25.</span></div>
</td>
<td width="20"></td>
</tr>
<tr>
<td width="20">
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="95%" align="center">
<tbody>
<tr>
<td>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
<td><span style="font-size: xx-small;"><br />
</span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h2><span style="font-family: verdana; font-size: xx-small;"><strong>Gürbüz D. Tüfekçi</strong></span></h2>
<p><span style="font-family: verdana; font-size: xx-small;"><strong>ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİ DERGİSİ, Sayı 3, Cilt: I, Temmuz 1985</strong></span></p>
<strong>Arama Terimleri:</strong><ul><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturk-milliyetciligi" title="Kemalist milliyetçilik">Kemalist milliyetçilik</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturk-milliyetciligi" title="kemalist milliyetci">kemalist milliyetci</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturk-milliyetciligi" title="kemalist milliyetciligi">kemalist milliyetciligi</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturk-milliyetciligi" title="kemalist gençlik">kemalist gençlik</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturk-milliyetciligi" title="milliyetçilik hareketleri">milliyetçilik hareketleri</a></li></ul><div  class="related_post_title"><strong>Benzer Başlıklar</strong></div><ul class="related_post"><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturk-milliyetciligi-fasizmle-karistirilamaz" title="Atatürk milliyetçiliği faşizmle karıştırılamaz">Atatürk milliyetçiliği faşizmle karıştırılamaz</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/milliyetciligin-tanimi" title="Milliyetçiliğin Tanımı">Milliyetçiliğin Tanımı</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/kemalist-ulusculuk" title="Kemalist Ulusçuluk">Kemalist Ulusçuluk</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/milliyetcilik-bu-mu-ugur-mumcu" title="Milliyetçilik bu mu? &#8211; Uğur Mumcu">Milliyetçilik bu mu? &#8211; Uğur Mumcu</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/milliyetcilik-nedir-ahmet-taner-kislali" title="Milliyetçilik Nedir? &#8211; Ahmet Taner Kışlalı">Milliyetçilik Nedir? &#8211; Ahmet Taner Kışlalı</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kemalistgencler.com/ataturk-milliyetciligi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atatürk milliyetçiliği faşizmle karıştırılamaz</title>
		<link>http://www.kemalistgencler.com/ataturk-milliyetciligi-fasizmle-karistirilamaz</link>
		<comments>http://www.kemalistgencler.com/ataturk-milliyetciligi-fasizmle-karistirilamaz#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Jun 2010 16:05:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemalist Gençler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk milliyetçiliği]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[türk milliyetçiliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kemalistgencler.com/?p=2024</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" title="Atatürk Milliyetçiliği" src="http://img689.imageshack.us/img689/5913/ataturkmilliyetciligi.jpg" alt="" width="270" height="200" />Avrupa’daki milliyetçi hareketler ve faşizm

1789 Fransız İhtilali ile milliyetçilik akımı doğdu. Milliyetçilik akımı ilk olarak kendisini ulusların “Milli Hakimiyet”i kurma aşamasında gösterdi. Ülkeler, krallık, imparatorluk, padişahlık vb. tek kişiye dayanan yönetim biçimlerinden ulusa ait siyasi rejimlere ilgi gösterdiler. Bu hareket, milliyetçiliğin içsel hareketi olarak gösterilebilir. Daha sonra yabancıların sömürgesi altında olan milletlerin “kendi kaderlerini tayin etme” amacıyla ulusal reflekslerle ve bir bayrak altında toplanma düşüncesiyle yaptıkları eylemler milliyetçiliğe dışsal etki kazandırmıştır… 19. yüzyıldaki milliyetçilik, ulusların kendi çıkarları uğruna başka ulusların hakkına müdahale etmeyen insancıl bir anlayışa sahipti. Ancak sonraları bazı uluslar, milliyetçiliği baskı, yayılma ve sömürge alanları yaratma düşüncesiyle kullanmaya başladılar. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="5" cellpadding="0" width="35%" align="right" bordercolor="#FF0000">
<tbody>
<tr>
<td><span id="more-2024"></span></p>
<table border="1" cellspacing="0" cellpadding="5" width="100%" bgcolor="#B1C3D9" bordercolor="#FF0000">
<tbody>
<tr>
<td align="center"><img onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" src="http://www.turksolu.org/135/foto/mussolini.jpg" border="1" alt="Mussolini" vspace="3" width="150" height="200" /><br />
<img onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" src="http://www.turksolu.org/135/foto/hitler.jpg" border="1" alt="Hitler" vspace="3" width="150" height="200" /><br />
<img onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" src="http://www.turksolu.org/135/foto/franco.jpg" border="1" alt="Franco" vspace="3" width="150" height="200" /><br />
<img onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" src="http://www.turksolu.org/135/foto/salazar.jpg" border="1" alt="Salazar" vspace="3" width="150" height="200" /><br />
Batının ırkçı faşist liderleri: Mussolini, Hitler, Franco, Salazar</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Avrupa’daki milliyetçi hareketler ve faşizm</span></strong></p>
<p>1789 Fransız İhtilali ile milliyetçilik akımı doğdu. Milliyetçilik akımı ilk olarak kendisini ulusların “Milli Hakimiyet”i kurma aşamasında gösterdi. Ülkeler, krallık, imparatorluk, padişahlık vb. tek kişiye dayanan yönetim biçimlerinden ulusa ait siyasi rejimlere ilgi gösterdiler. Bu hareket, milliyetçiliğin içsel hareketi olarak gösterilebilir. Daha sonra yabancıların sömürgesi altında olan milletlerin “kendi kaderlerini tayin etme” amacıyla ulusal reflekslerle ve bir bayrak altında toplanma düşüncesiyle yaptıkları eylemler milliyetçiliğe dışsal etki kazandırmıştır… 19. yüzyıldaki milliyetçilik, ulusların kendi çıkarları uğruna başka ulusların hakkına müdahale etmeyen insancıl bir anlayışa sahipti. Ancak sonraları bazı uluslar, milliyetçiliği baskı, yayılma ve sömürge alanları yaratma düşüncesiyle kullanmaya başladılar. Ülkemizde de 19. yüzyıldan itibaren izlenmeye başlayan milliyetçilik akımları Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Türk ulusunun 1923’teki kurduğu Türkiye Cumhuriyeti ile sürmektedir; <strong>ancak Türk milliyetçiliği hiçbir zaman ırkçı ve emperyalist bir amaç gütmemiştir…</strong></p>
<p>1789 Fransız Devrimi, (Marksistlere göre bu devrime burjuva devrimi denir.) feodalizmden kapitalizme geçiştir. 18. yüzyılda güçlenen burjuvazi siyasal egemenliği ele geçirirken, halkı da yanına çekmeye başarmıştı; ancak sonraları halka sırtını dönmüş, onları ezmiştir. Avrupa’daki milliyetçilik akımları bir müddet sonra vahşi kapitalizmin aracı olarak faşizme hizmet etmiştir. Faşizm, 1900’lü yılların başında İtalya’da sözde anti-kapitalist söylemlerle, büyük burjuvazi, büyük toprak ağaları, büyük bankerler ve bankalar gibi büyük sermaye grupları ile sanayiciler tarafından desteklenmişti. Faşizm, İtalya’da sözde “her şey devlet için” anlayışı ile siyasi partileri, sendikaları, dernekleri vb. gibi kurumları reddetmiş, insani değerleri önemsememişti. Sınıf savaşımı veren sosyalizmin de tamamen karşısında yer almıştı.</p>
<p>Görüldüğü gibi faşizm, toplumcu demokrasiyi reddeden kapitalist bir anlayıştı. İtalya’da 1919’da kurulan “İtalyan Milliyetçi Derneği”, 1911 yılından başlayarak emperyalist bir tavra bürünmüş, kapitalist-faşist anlayışı benimsemişti. Aynı dönemlerde İtalya’nın faşist lideri Mussolini de sahnedeki yerini almıştı. Sosyalist demirci Alessandro Mussolini ve koyu Katolik anne Rosa Maltoni’nin oğlu olan Benito Amilcare Andrea Mussolini, ilk başlarda sosyalist düşünceleri benimsemişti; ancak daha sonraları faşist düşünceleri ortaya çıkmış, üyesi olduğu sosyalist partisinden 1914’te atılmıştı. 23 Mart 1919’da genellikle eski askerlerden olan “Fasci Di Combattimento” Partisi kuruldu. Bu partinin içinde yer alan Mussolini, 1921’de İtalyan meclisine girmiş, liberalizmi hararetle desteklemeye başlamıştı. Ekonomik anlayış olarak bütün devlet işletmelerinin özelleştirilmesini savunan faşist Mussolini 30 Ekim 1922 tarihinde İtalyan kralının desteğiyle başbakan oldu. 1925’ten başlayarak İtalya’yı totaliter bir rejimle yönetmeye başladı. 1938 yılında Alman faşistlerle yolları birleşti. 1939’da Almanya’da İtalya-Almanya Paktı imzalandı. Birinci Dünya Savaşı’nda Arnavutluk’u işgâl eden İtalya, Yunanistan karşısında ağır bir yenilgi aldı. Hitler’in kuklası olarak İkinci Dünya Savaşı’nı sürdüren İtalyan Başbakanı Mussolini, 1943 yılında İtalyan kralı tarafından görevden alındı ve tutuklandı. Hitler Almanyası onu tutuklu olduğu hapishaneden kaçırdı. Aynı yıl “Faşist İtalyan Cumhuriyeti’ni” kurduysa da, 28 Nisan 1945’de partizanlar tarafından yakalanarak öldürüldü…</p>
<p>Kapitalizm, Almanya’da da faşist planlarını 1919’dan itibaren ortaya koymaya başlamıştı. Nasyonal-Sosyalist Parti 1919’da kuruldu. Hitler de aynı tarihlerde Alman İşçi Partisi’nde siyasete girmişti. Kapitalist sermayedarlar tarafından desteklenerek yeni bir isim alan Alman Nasyonal-Sosyalist İşçi Partisi’ni ele geçiren Hitler, iş adamlarının yardımıyla partinin tartışılmaz önderi oldu. Nasyonal-sosyalizm ırkçılık faaliyetleri ile topluma egemen olarak faşizmi sürdürdü. Alman faşizmin İtalyan faşizminden farkı, daha fazla ırkçı olmasıydı. Hitler nasyonal-sosyalist görüşlerini “Kavgam” adlı kitabında şöyle anlatıyordu:</p>
<p><em>“Devlet, bir amaç değil, bir araçtır. Büyük bir uygarlığın kurulması için devlet en önde gelen koşullardan biridir; fakat bu yüksek uygarlığın doğrudan olarak ilk koşulu değildir. Çünkü uygarlık, özellikle uygarlık kurma yeteneği olan bir ırkın varlığında saklıdır. Biz nasyonal-sosyalistler için devlet&#8230;bir biçimden ibarettir. Bundan dolayı bütün çıkarlar, ulusun hakim ve yüksek çıkarlarına bağlı ve boyun eğmiş olmalıdır.”</em></p>
<p>Hitler, 1921’den 1923’e kadar Alman siyaseti içinde yoğun bir şekilde yer aldı. 1923’te “Anayurt İçin Dövüşen Derneklerin Çalışma Grubu”, Yurtseverler Derneği ve “Alman Dövüş Birliği” kuruldu. Bu grupların içinde önemli bir lider olan Hitler, 8 Kasım 1923’te Bavyera’da darbe girişiminde bulundu; ama başarılı olamadı. Çıkan çatışmalarda 16 Nazi ve 3 polis öldü. Kaçarak canını zor kurtaran ve 1930’lara kadar sesi soluğu çıkmayan Hitler, Alman iş adamları ve bankerler tarafından palazlanıp siyaset meydanına tekrar çıkarıldı. Avusturya kökenli Hitler, 1932 yılında Alman vatandaşlığına kabul edildi. Aynı yıl cumhurbaşkanlığına aday oldu ve % 36 oy almasına rağmen seçilemedi. Hükümet içindeki entrikalar sonucu 1933 yılında başbakanlığa atandıysa da, yeterli çoğunluğu sağlayamadığı için göreve gelemedi. 5 Mart 1933 Almanya seçimlerinde Naziler % 44 oy aldı. Önce komünistlerden başlayarak bütün sol görüşlüleri tasfiye ederek iktidarı tamamen eline alan Hitler, Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla 1938 yılında Avusturya’yı ilhak etti ve faşist-emperyalist Nazi iktidarında dünyayı kana boyadı. Ancak 1945 yılında Sovyetler Birliği’ne yenilen Almanya teslim olunca, Hitler 29 Nisan 1945’te intihar etti.</p>
<p>Almanya’nın tekelci sermayesi tarafından desteklenen Hitler’e ilk olarak para yardımı yapan madenciler kralı Emil Kirdorf’tu. Çelik tröstü başkanı Frizt Thyssen de Nazilere yardım eden başka bir iş adamıydı. Bu iş adamı, Nazilere o dönemde çok büyük bir para sayılan yüz bin mark bağışı yapmıştı. Almanya’nın en önemli kimya karteli olan I. G. Farben, müdürleri George Von Schnitzler vasıtasıyla Hitler’e para yardımı sağlanıyordu. Hamburg-Amerikan deniz yolları şirketi Cuno, Conti lastik fabrikaları Almanya’nın en büyük bankalarından Deutsche Bank, Commerz Und Privat Bank, Dresedence Bank ve yine Almanya’nın en büyük sigorta şirketi Allianz, Hitler’i destekleyen önemli şirketlerdi… Görüldüğü gibi faşizm büyük sermaye tarafından aynı İtalya’da olduğu gibi Almanya’da da büyük bir destek görmüştü… Avrupa’nın başka bir ülkesi İspanya’da Franko döneminde faşizmi yaşamıştı. Franko liderliğinde kurulan Falanj Partisi (Falange Espanole Tradicinalista Y De Las Juntas De Ofensiva Nacional Sindicalista) muhafazakâr ve aşırı sağcılar örgütlerin birleşmesinden oluşan faşist bir partiydi. Franko döneminde İspanya’da iç savaş sonunda binlerce insan ölmüştü. Faşizm Portekiz’de de Salazar döneminde etkili olmuştu.</p>
<p>Faşizm Avrupa ülkelerinde görüldüğü gibi ırkçılık hareketleri olarak karşımıza çıkmıştır. Büyük sermayedarlar tarafından da desteklenmiştir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Türk milliyetçilik anlayışı ve Atatürk</span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><img onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" class="aligncenter" title="Atatürk Milliyetçiliği" src="http://img689.imageshack.us/img689/5913/ataturkmilliyetciligi.jpg" alt="" width="490" height="288" /></p>
<p>Türk milliyetçilik akımları da 1789 Fransız İhtilali’nden etkilenmişlerdir. Türkiye’de milliyetçiliğin ve Türkçülüğün (ulusçuluk) babası sayılan Ziya Gökalp’in esas anlayışı Türk milletini yükseltmekti. Gökalp, “Türkçülüğün Esasları” adlı kitabında genel olarak kültür ve uygarlık konusu üzerinde durur. Bir ara Turancılığa ilgi göstermişse de, bunun hayal olduğunu ve gerçekle bir ilişkisi olmadığını anlamıştır. Görüşlerinin içerisinde hiçbir zaman başka ulusları sömürmek veya işgal etmek yer almamıştır. Tatar asıllı düşünür-siyasetçi Yusuf Akçura da yaşamı boyunca Türk milliyetçiliğini savunmuş; ama emperyalist bir amaç gütmemişti. Düşünceleri Osmanlıcılık ve İslamcılık yapan gruplar tarafından ağır bir şekilde eleştirilmişti. Ancak zaman Akçura’yı haklı çıkarmıştı. Yusuf Akçura’nın “Üç Tarz-ı Siyaset”i bu konular hakkında önemli bir eseridir… <strong>Mustafa Kemal Atatürk nasıl ki Fransız İhtilali’nin milliyetçilik anlayışından yararlanmışsa emperyalist ve ırkçı olmayan Yusuf Akçura ve Ziya Gökalp’in fikirlerinden de beslenmiştir.</strong></p>
<p>1923’te kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin milliyetçilik anlayışı, yazımızın başında anlatmaya çalıştığımız gibi dışsal ve içsel etkilerle şekillenmiştir. Türkiye Cumhuriyeti sömürgeci ülkelerinden kurtulmuş, içerde de monarşi rejiminde padişahlığı yıkarak ulusal devletini kurmuştu. <strong>Türk ulusu cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren “amaçta, ülküde, yazgıda bütünleşmiş, birbiriyle özdeşmiştir.”&#8230;</strong> Cumhuriyeti kuranlar vatanlarının bağımsızlığı uğruna savaşmışlar, böylece de yaşam hakkına kavuşmuşlardı. Atatürk milliyetçiliği, Türkiye Cumhuriyeti içerisinde yer alan tüm etnik ve dinsel grupları Türklük kavramı içerisinde bir pota altında eritmiştir. İçteki bu milliyetçilik anlayışı, dışta da sömürgeci ve emperyalist bir tavra sahip olmadan devam etmiştir. “Yurtta Barış, Cihanda Barış”, Atatürkçü milliyetçiliğin en önemli ilkelerinden birisi olmuştur. Özetlersek Atatürkçü milliyetçi anlayış hiçbir ırka, etnik gruba, hiçbir dine bağlı olmayan hümanist bir düşüncedir. Atatürk milliyetçiliği ülke içerisinde yer alan ve yukarıda saydığımız tüm grupların özgürce, eşit bir şekilde ulus içerisine katılmasını olanak sağlayan kavram bütünlüğüdür.</p>
<p>Görüldüğü gibi Atatürk milliyetçiliğinin Avrupa’daki faşizmle hiçbir ilgisi yoktur. Türk ulusu Atatürk milliyetçiliğine her zaman sahip çıkmış ve her zaman da korumuştur. Öyle ise, <strong>“Ne Mutlu Türk’üm Diyene!”</strong>…</p>
<p><strong>Nedret Ebcim</strong></p>
<strong>Arama Terimleri:</strong><ul><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturk-milliyetciligi-fasizmle-karistirilamaz" title="ziya gökalp atatürk">ziya gökalp atatürk</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturk-milliyetciligi-fasizmle-karistirilamaz" title="türkiye milliyetçilik">türkiye milliyetçilik</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturk-milliyetciligi-fasizmle-karistirilamaz" title="8 kasım 1923 te gazete başlıkları">8 kasım 1923 te gazete başlıkları</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturk-milliyetciligi-fasizmle-karistirilamaz" title="ATATÜRK VE IRKÇILIK">ATATÜRK VE IRKÇILIK</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturk-milliyetciligi-fasizmle-karistirilamaz" title="atatürk\ün faşizmle ilgili düşünceleri">atatürk\ün faşizmle ilgili düşünceleri</a></li></ul><div  class="related_post_title"><strong>Benzer Başlıklar</strong></div><ul class="related_post"><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturk-milliyetciligi" title="Atatürk Milliyetçiliği">Atatürk Milliyetçiliği</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/milliyetciligin-tanimi" title="Milliyetçiliğin Tanımı">Milliyetçiliğin Tanımı</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/brezilya-milliyetciligi" title="Brezilya Milliyetçiliği">Brezilya Milliyetçiliği</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/kemalist-ulusculuk" title="Kemalist Ulusçuluk">Kemalist Ulusçuluk</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/milliyetcilik-bu-mu-ugur-mumcu" title="Milliyetçilik bu mu? &#8211; Uğur Mumcu">Milliyetçilik bu mu? &#8211; Uğur Mumcu</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kemalistgencler.com/ataturk-milliyetciligi-fasizmle-karistirilamaz/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Milliyetçiliğin Tanımı</title>
		<link>http://www.kemalistgencler.com/milliyetciligin-tanimi</link>
		<comments>http://www.kemalistgencler.com/milliyetciligin-tanimi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 21:31:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemalist Gençler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk milliyetçiliği]]></category>
		<category><![CDATA[türk devleti]]></category>
		<category><![CDATA[türk milleti]]></category>
		<category><![CDATA[türk milliyetçiliği]]></category>
		<category><![CDATA[ulusalcılık]]></category>
		<category><![CDATA[ulusçuluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kemalistgencler.com/?p=627</guid>
		<description><![CDATA[En gelişmiş toplum düzeni olarak millet, insanlık ailesi içinde belirli tarihi aşamalardan geçerek oluşmuş bir düzeni ifade eder. Milliyetçilik de millet gerçeğinden hareket eden, bir fikir akımı ve en geçerli sosyal politika prensibidir. Milliyetçilik millet gerçeğine dayanmaktadır. Millet her şeyden önce ortak bağları olan bir insan topluluğudur. Toplum hayatında erişilen son merhaledir. Şuurlu topluluktur. Tarihi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>En gelişmiş toplum düzeni olarak millet, insanlık ailesi içinde belirli tarihi aşamalardan geçerek oluşmuş bir düzeni ifade eder. Milliyetçilik de millet gerçeğinden hareket eden, bir fikir akımı ve en geçerli sosyal politika prensibidir. Milliyetçilik millet gerçeğine dayanmaktadır.</p>
<p><span id="more-627"></span></p>
<p>Millet her şeyden önce ortak bağları olan bir insan topluluğudur. Toplum hayatında erişilen son merhaledir. Şuurlu topluluktur. Tarihi ve sosyolojik bakımdan bir aşamaya ulaşmış ve belirli nitelik ve şartları olan bir topluluktur.</p>
<p><strong>Millet olmayı Gerektiren Unsurlar :</strong></p>
<p><strong>*</strong>Millet, sınırları tarihte hazırlanmış ve mücadelelerle çizilmiş olan bir <strong>vatana</strong> dayanır. Vatan, milli varlığın heyecan kaynağı olmasından, toplumsal varlığımızın devamını ve düzenini sağlamış olması bakımından millet olmanın vazgeçilmez bir unsurudur.</p>
<p><strong>*</strong>Millet, bu vatan üzerinde aynı <strong>dille</strong>, aynı duyguyla bir kültür birliği kuran, bir bütün haline gelmiş, şuurlu halk kitlesidir.</p>
<p><strong>*</strong>Milletin oluşmasından, vatan birliğinin yanı sıra dil,<strong> kültür </strong>ve ideal birliğinin de önemli rolü ve yeri vardır. Birbirlerini anlayan insanların bir arada yaşamayı daha kolay hale getirebildikleri bir gerçektir. Ortak anlaşma vasıtası olarak dil birliği, millet varlığına en kuvvetli bir basamaktır.</p>
<p><strong>*</strong>Kültür birliği de milleti meydana getiren unsurlarda önemlidir. Milli kültür, milletin yaratıcı kuvvetlerini geliştirmek için yapılan hazırlıkların bütünüdür. Her milletin kendi sınırları içinde kendi şartlarına ve ihtiyaçlarına göre meydana getirdiği medeniyet o milletin kültürüdür.</p>
<p><strong>*</strong><strong>İdeal</strong> birliği insanları birbirine yaklaştırır, ortak idealler dayanışma duygusunun da canlanmasına vesile olur.</p>
<p><strong>Milliyetçilik, kendilerini aynı milletin üyesi sayan kişilerin duydukları bir arada, aynı sınırlar içerisinde, bağımsız bir hayat sürmek ve teşkil ettikleri toplumu yüceltmek isteğidir.</strong></p>
<p>Milliyetçilik, yani millet duygusu bir millete mensup fertlerin, milli tarihlerine, milletlerin mazideki hem parlak başarılarına, hemde felaket ve ızdıraplarına karşı derin bir ruhi bağlılık ve hürmet hissidir. Milliyetçilik sadece ortak geçmişe bağlılık değil, istikbale yönelik amaç, paye ve düşünceler açısından da birliktelik ifade eder.</p>
<p><strong>Nitelikleri :</strong></p>
<p><strong>*</strong>Mantıki düşünceye, sağduyuya ve adalete dayanır. Kültürlü fert ve milletlerin milliyetçiliğidir. Başka milletlerin de hürriyetine, istiklaline hürmet eder.</p>
<p><strong>*</strong>Sosyolojik ve psikolojik esaslere dayanır. Kafatası ve kan tahlili ile uğraşmaz. Eşit değerler arar, hürriyetçidir.</p>
<p><strong>*</strong>Üstün millet &#8211; aşağı millet nazariyesini reddeder. Kendi milletinin diğer milletler üzerinde hukuk, hürriyet ve adalet esaslarına aykırı bir yolda tahakküm hakkı olduğunu iddia etmediği gibi, diğer devletlerin de kendi milleti üzerinde tahakküm teşebbüslerini de fikirle, kalemle, gereğinde silahlı mücadeleyle reddeder. Modern milliyetçilik saygı esasına dayanır, barışçıdır.</p>
<p><strong>*</strong>İdealist bir nitelik taşır ve iyimserdir.</p>
<p><strong>*</strong>Modern milliyetçilik, sınıf, zümre ayrılığına ve sınıfların tahakkümüne karşıdır.</p>
<p><strong>*</strong>Modern milliyetçiliğin bir diğer özelliği de bilime dayalı olmasıdır.</p>
<p><strong>*</strong>Demokrasiye yer vermesi ve demokratik bir nitelik taşımasıdır. Şuurlu milliyetçilik ancak hür ve demokratik milletlerde inkişaf edebilir.</p>
<p><strong>*</strong>Irkçılık, kozmopolitizm, mukaddesatçılık, şövenizm, totaliter milliyetçilik ve komünizm gibi akımlara karşıdır. Bu akımlarla milliyetçiliği bağdaştırmak mümkün değildir.</p>
<p>Modern anlamıyla değerlendirilen milliyetçilik insanlığın gelişmesinde her milletin kendine düşen payı gerçekleştirmesiyle medeni insanlığa katkıda bulunmuştur. Milliyetçilik, hayatiyet ve gelişmesini her memleketin özelliğine, her milletin kendine özgü karekterine göre geliştirecek bir nitelik taşımaktadır.</p>
<p><strong>Atatürkün Milliyetçilik Anlayışı :</strong></p>
<p>Kaynağını Türk Milletine olan sevgi, inanç ve güvenden almaktadır, birleştirici ve toplayıcı nitelikte ve millet yararınadır.</p>
<p>Millet, milli irade ve milli bağımsızlık çok önemli rol oynamaktadır. Milliyetçiliğin hukuki yönden görünümü olarak, bir yandan milli egemenliğe ve milli bağımsızlığa dayanır.</p>
<p>Atatürk, hürriyet mücadelesi yapan topluluklara kurtuluş ümidi ve aşkı verdiği gibi, kurtuluşun yolunun da milliyetçilik olduğunu göstermiştir.</p>
<p>Birleştirici, yapıcı, yaratıcı, insani ve medeni bir milliyetçilik anlayışı Atatürk&#8217;ün fikri yapısının temel dayanağını teşkil etmiştir.</p>
<p><strong>Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ni kuran Türkiye Halkı&#8217;na Türk Milleti denir.</strong></p>
<p>Mustafa Kemal Atatürk</p>
<strong>Arama Terimleri:</strong><ul><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/milliyetciligin-tanimi" title="milliyetçiliğin tanımı">milliyetçiliğin tanımı</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/milliyetciligin-tanimi" title="atatürk">atatürk</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/milliyetciligin-tanimi" title="kemalizm">kemalizm</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/milliyetciligin-tanimi" title="milliyetçilik tanimi">milliyetçilik tanimi</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/milliyetciligin-tanimi" title="milliyetçilik tanımı">milliyetçilik tanımı</a></li></ul><div  class="related_post_title"><strong>Benzer Başlıklar</strong></div><ul class="related_post"><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/brezilya-milliyetciligi" title="Brezilya Milliyetçiliği">Brezilya Milliyetçiliği</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturk-milliyetciligi" title="Atatürk Milliyetçiliği">Atatürk Milliyetçiliği</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturk-milliyetciligi-fasizmle-karistirilamaz" title="Atatürk milliyetçiliği faşizmle karıştırılamaz">Atatürk milliyetçiliği faşizmle karıştırılamaz</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/kemalist-ulusculuk" title="Kemalist Ulusçuluk">Kemalist Ulusçuluk</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/milliyetcilik-bu-mu-ugur-mumcu" title="Milliyetçilik bu mu? &#8211; Uğur Mumcu">Milliyetçilik bu mu? &#8211; Uğur Mumcu</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kemalistgencler.com/milliyetciligin-tanimi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Milliyetçilik bu mu? &#8211; Uğur Mumcu</title>
		<link>http://www.kemalistgencler.com/milliyetcilik-bu-mu-ugur-mumcu</link>
		<comments>http://www.kemalistgencler.com/milliyetcilik-bu-mu-ugur-mumcu#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 20:26:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemalist Gençler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[Uğur Mumcu]]></category>
		<category><![CDATA[kemalist milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[milli egemenlik]]></category>
		<category><![CDATA[milli siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[türk milliyetçiliği]]></category>
		<category><![CDATA[uğur mumcu]]></category>
		<category><![CDATA[ulusalcılık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kemalistgencler.com/?p=611</guid>
		<description><![CDATA[Milliyetçilik, tarih boyunca üzerinde en çok söz edilen kavramlardan biridir. Siyasal ve ekonomik gelişmeler yeni aşamalara doğru tırmanırken, kimlerin milliyetçi oldukları gün geçtikçe daha da önem kazanmaktadır. Çünkü &#8220;kaderde, kıvançta, tasada&#8221; ortak olması gereken insanların yasamı kaderleri başka başka koşullarla oluşmaktadır. Bir ülkede kırk bin köy okulsuz, yolsuz ve ışıksızsa, insanlar hastane kapılarında kıvrana kıvrana [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçilik, tarih boyunca üzerinde en çok söz edilen kavramlardan biridir. Siyasal ve ekonomik gelişmeler yeni aşamalara doğru tırmanırken, kimlerin milliyetçi oldukları gün geçtikçe daha da önem kazanmaktadır. Çünkü &#8220;kaderde, kıvançta, tasada&#8221; ortak olması gereken insanların yasamı kaderleri başka başka koşullarla oluşmaktadır. Bir ülkede kırk bin köy okulsuz, yolsuz ve ışıksızsa, insanlar hastane kapılarında kıvrana kıvrana ölüyorlarsa, işçiler Batı ülkelerinin ışıklı kentlerinde sokak süpürüyorlarsa, kimlerin milliyetçi oldukları çok ama çok önemlidir.</p>
<p><span id="more-611"></span></p>
<p>Milliyetçilik, ulusal sınırlar içinde yaşayan yurttaşların insanca yaşamaları için verilen savaşın adıdır. Yoksa, sömürücü toprak ağalarıyla, yabancı şirketlerin, kafataslarında seçim sandığı taşıyan siyasetçilerle Mıgırdıç Şellefyanlar&#8217;ın ve Konya Müftüleri&#8217;nin düzeni değildir. Çünkü, sömürücülerin milliyeti olmaz, onlar için önemli olan sadece ve sadece sınıfsal ve kişisel çıkarlardır.<br />
Kapitalizm gerçek bir enternasyonalizmdir. Bugün dünya ekonomisi uluslararası sermaye örgütlerine bağlıdır. Avrupa ekonomisi bile şirket payları yoluyla Amerikan kapitalizminin eline geçmiştir. Bir dolar ya da mark krizinin bütün dünya ekonomilerini etkilediği bir siyasal dönemde, kapitalizmin gerçek gücünü çok yakından izlemek gerekir. Bu gücün, milliyetçi değil enternasyonal bir dayanışma yarattığı, bir ekonomik olgu olarak kabul edilmektedir. Türkiye&#8217;de geçer akçe olan bir suçlama ile ifade edersek, asıl &#8220;kökü dışarıda&#8221; olanlar, uluslararası sermayeden güç alan siyasal çevre ve örgütlerdir, demek gerekir.</p>
<p>Milliyetçilik, ülkesinin halkını iç ve dış sömürücülerin ahtapot kollarından kurtarmak isteyenlerin ülküsüdür. Halkçılık ise, milliyetçiliğin toplumsal yönünü belirler. Milliyetçi olmayan bir halkçılık olamaz. Ancak halkçı olmayan bir milliyetçiliğin de söz konusu olmaması gerekir. Halkçı olmayan bir milliyetçilik, sadece bir siyası dolandırıcılık konusudur ve adı &#8220;Faşizm&#8221;dir!<br />
Halk, birçoklarının sandığı gibi Marksizm&#8217;in bir kavramı değildir. Marksizm, sınıf kavramına dayanır. Halk, Marksizm&#8217;de bir anlam taşımaz, çünkü bir sınıfı tanımlamamaktadır. Halk, ulusal kurtuluş savaşlarının terminolojisinin ürünüdür. Halkçılık, dış sömürüye dayanan bir düzende, milliyetçiliğin dayandığı sosyal temeldir.</p>
<p>İç ve dış sermaye çevrelerinin egemenliğini savunanlar, imam sarığını seçim sandıklarına sarıp siyaset meydanlarına çıkanlar, yabancı petrol şirketlerinin savunuculuğunu yapanlar, hiç milliyetçi olabilirler mi!!?.. Bu uluslararası sermayenin açık pazarında, yabancı sermaye işportacılığı yapanlar milliyetçilik bayrağına sığınabilirler mi? Boğaziçi&#8217;nin lüks kumar salonlarında mor binlikleri iskambil kağıtları gibi açanlar okulsuz, yolsuz ve ışıksız köylerle dolu bu yurdun milliyetçisi sayılabilirler mi? Atalarımızın dört kıtada at koşturduklarından söz edip, Münih sokaklarında çöp toplayan Anadolu çocuklarından utanmayanlara milliyetçi denilebilir mi?..</p>
<p>Böyle bir düzende yaşıyoruz işte. Millet düşmanlarının milliyetçi, Atatürk düşmanlarının Atatürkçü, halk düşmanlarının halkçı sayıldığı bir ülkede gerçek milliyetçilere düşen görev, korkmadan, yılmadan, usanmadan Türk halkının çıkarlarını savunmaktır. Bu memleket, yabancı sermaye uşaklarının, din sömürücülerinin, siyaset demirbaşlarının değil; tüm Türk halkınındır. Milliyetçilik ise sömürücülerin değil, Mustafa Kemal devrimcilerinin bayrağıdır.</p>
<p><strong>Uğur Mumcu - (Ortam, 20 Eylül 1971)</strong></p>
<strong>Arama Terimleri:</strong><ul><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/milliyetcilik-bu-mu-ugur-mumcu" title="uğur mumcu milliyetçilik">uğur mumcu milliyetçilik</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/milliyetcilik-bu-mu-ugur-mumcu" title="milliyetci uğur mumcu">milliyetci uğur mumcu</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/milliyetcilik-bu-mu-ugur-mumcu" title="uğur mumcu milliyetçi">uğur mumcu milliyetçi</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/milliyetcilik-bu-mu-ugur-mumcu" title="milliyetçilik uğur mumcu">milliyetçilik uğur mumcu</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/milliyetcilik-bu-mu-ugur-mumcu" title="uğur mumcu ve milliyetçilik">uğur mumcu ve milliyetçilik</a></li></ul><div  class="related_post_title"><strong>Benzer Başlıklar</strong></div><ul class="related_post"><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturk-milliyetciligi" title="Atatürk Milliyetçiliği">Atatürk Milliyetçiliği</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/milliyetciligin-tanimi" title="Milliyetçiliğin Tanımı">Milliyetçiliğin Tanımı</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturk-milliyetciligi-fasizmle-karistirilamaz" title="Atatürk milliyetçiliği faşizmle karıştırılamaz">Atatürk milliyetçiliği faşizmle karıştırılamaz</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/kemalist-ulusculuk" title="Kemalist Ulusçuluk">Kemalist Ulusçuluk</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/milliyetcilik-nedir-ahmet-taner-kislali" title="Milliyetçilik Nedir? &#8211; Ahmet Taner Kışlalı">Milliyetçilik Nedir? &#8211; Ahmet Taner Kışlalı</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kemalistgencler.com/milliyetcilik-bu-mu-ugur-mumcu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

