<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kemalist Gençler &#187; kemalist laiklik</title>
	<atom:link href="http://www.kemalistgencler.com/etiket/kemalist-laiklik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kemalistgencler.com</link>
	<description>Kemalist</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 14:54:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Laiklik&#8217;in Tanımı</title>
		<link>http://www.kemalistgencler.com/laiklikin-tanimi</link>
		<comments>http://www.kemalistgencler.com/laiklikin-tanimi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 08:35:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemalist Gençler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[kemalist laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[kemalizm ve laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[laik devlet]]></category>
		<category><![CDATA[laik türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kemalistgencler.com/?p=700</guid>
		<description><![CDATA[Milli mücadele ile bağımsızlığana kavuşmuş olan Türk milleti bu savaşın hemen bitiminde, medeni bir devlet olarak, yaşamak niteliğini kazanma yolunda dini devletten sıyrılmış, lâik devlet niteliğini kazanmıştır. Lâiklik Türk devriminde kademe kademe gerçekleşmiş, devlet, hukuk ve öğretim sistemlerinde kendini göstermiştir. Cumhuriyet idaresinde devletin ve hukukun lâikleşmesi, yeni kurulan modern devletin esas prensibini ve devrimlerin esas [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Milli mücadele ile bağımsızlığana kavuşmuş olan Türk milleti bu savaşın hemen bitiminde, medeni bir devlet olarak, yaşamak niteliğini kazanma yolunda dini devletten sıyrılmış, lâik devlet niteliğini kazanmıştır. Lâiklik Türk devriminde kademe kademe gerçekleşmiş, devlet, hukuk ve öğretim sistemlerinde kendini göstermiştir. Cumhuriyet idaresinde devletin ve hukukun lâikleşmesi, yeni kurulan modern devletin esas prensibini ve devrimlerin esas hedefini teşkil etmiştir. Bu bakımdan lâiklik, lâik devlet anlayışı, Türk devriminin bir esas prensibi olarak gerçekleşmiş, 1937 de yapılan bir değişme ile Anayasada yer aldığı gibi, 1961 ve 1982 Anayasada devletin temel niteliği olarak 2. maddede de sayılmıştır.</p>
<p><span id="more-700"></span></p>
<p><strong>Lâikliğin Tanımı, Nitelikleri ve Tarihçesi</strong></p>
<p><strong>Lâikliğin Tanımı : </strong>Lâik kelimesi, Fransızca laic, laigue kelimesinden gelmektedir. Kelimenin latince aslı ise laicus olup lügat anlamıyla ruhani olmayan kimse, dini olmayan şey, fikir, kurum demektir. Lâik teriminin din düşmanlığı ve dinsizlikle bir ilgisi yoktur. Bu kelime bize meşrutiyet yıllarında girmiş ve dilimize ladini diye tercüme edilmiştir.</p>
<p><strong>Lâik ve Nitelikleri</strong></p>
<p>Lâiklik, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması ve her vatandaş için vicdan hürriyetinin sağlanması demektir. Daha açık ve doğru deyimle lâiklik, dini ve dünyevi otoritelerin birbirinden ayrılması, devletin siyasi, hukuki ve sosyal düzenini sağlanmasında dini inanç yerine aklın hakimiyetine yer verilmesidir. Lâik devlet, kişinin dini inanç ve ibadetine karışmadığı gibi kendisi de kendi adına da dini törenler yaptıramaz. Lâik devlette din ve vicdan hürriyeti vardır. Lâik olmayan devlette yani teokratik devlette din ve vicdan hürriyeti yoktur, bunun sözü dahi edilemez. Lâik devlet dine bağlı devlet değildir ama din düşmanı bir devlette değildir.</p>
<p><strong>Türk Devrimine Göre Lâiklik</strong></p>
<p>Atatürke göre lâiklik yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Tüm yurttaşların vicdan, ibadet ve din özgürlüğü demektir. Atatürke göre lâiklik asla dinsiz olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülük ile mücadele kapısını açtığı için, gerek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir. Lâikliği dinsizlikle karıştırmak isteyenler ilerleme ve canlılığın düşmanları ile gözlerinden perde kalkmamış doğru kavimlerinin fanatiklerinden başka kimse olmaz.</p>
<p><strong>Lâikliğin Tarihçesi</strong></p>
<p>Devlette din kurumu arasındaki ilişkiler üç şekilde görünür. Dine bağlı devlet sistemi, devlet bağlı din sistemi ve Lâik sistem. Dine bağlı devlet sisteminde, dini reis aynı zamanda devletinde reisidir. Uhtrevi (Ahirete ait) ve cismani (dünyaya ait) kudret aynı şahısta toplanmıştır. Osmanlı devleti dine bağlı bir devlettir. Devlete bağlı din sisteminde, din kurumu devlete bağlıdır. Din devlet otoritesinin baskısı altındadır. Lâik sistemde ise dini ve dünyevi otoriteler ayrılmıştır. Lâik devlet vatandaşlarının dünyaya ait beşeri ihtiyaçları ile ilgilenen ve bunları karşılamağa çalışan devlet demektir. Lâik devlette dini işler özel işler sayılmıştır. Lâik devlet sisteminde din ve vicdan özgürlüğü vardır ve en geniş şekilde uygulanır.</p>
<p><strong>Türk Devriminde Lâikliğin Gelişmesi ve Anayasalara Giriş</strong></p>
<p>Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyetinin lâik hukuk devleti olarak milletlerarası camiada yer alması uzun bir gelişmenin sonucu olmuştur. Tarihi, siyasal ve sosyal şartlar yeni kurulan Türkiye Cumhuriyetini lâikliğe yöneltmiştir. Lâiklik fikri Türkiye de birden bire ortaya çıkmamıştır. Safha safha gelişmiştir. Eski Türk devletlerinde bunun hazırlıkları yapılmıştır. Türkler göçebe ve savaşçı bir ulus olduğundan bağnaz olmamışlardır. Çeşitli kültürleri kendi görüşlerinde eritmeye başararak gittikleri yerlerde üstünlüklerine kabul ettirmişlerdir. İslamiyeti benimsedikten sonra daha yaratıcı olmuşlardır. Bu yaratıcılık felsefe alanında da kendini göstermiştir. Hilmi Ziya Ülkene göre, İdil-Ural havzasında uzun süre hakim olan hazarlar kendi müslüman, Yahudi, Hıristiyan, Şamani Türk uyruklarını idare etmek için dört ayrı vezir kullanmakta idiler. Bu da onların inanç hürriyetine ne derece riayet ettiklerini, kanunlarla dini ayırdıklarını gösterir.</p>
<p><strong>Atatürkün Din ve Lâiklik Anlayışı</strong></p>
<p>Büyük bir devlet adamı ve devrimci olan Atatürk, insana ve insanın toplumsal ilişkilerine büyük değer vermektedir. Atatürke göre Din bir vicdan meselesidir dine saygı, inanan kişinin haklarına saygının bir sonucudur. Atatürkün karşı olduğu taasuptur, gericiliktir, din ve devlet işlerinin birbirine karıştırılmasıdır. Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye muhalif değiliz. Biz sadece din işlerini millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor kaste ve fiile dayanan taassupkar hareketlerden sakınıyoruz. Gericilere asla fırsat vermeyeceğiz.</p>
<p><strong>Lâiklik İlkesinin Değerlendirilmesi</strong></p>
<p>Türkiyede devletin lâikleştirilmesi toplum hayatında lâik değerlere yer verilmesi dinin devlet hayatında siyasi bir fonksiyon ifa etmesine kesin olarak son verme şeklinde görülmüştür. Ancak din işleri, bir kamu hizmeti sayılmış Diyanet işleri başkanlığı devlet teşkilatın arasında yer almıştır. Türkiye dini siyaset karıştıran devlet sistemini ızdıraplarını her memleketten daha çok çektiğinden din işleri ve kurumları Cumhuriyet rejiminde tamamen başı boş bırakılmamış mevzuatı ve teşkilatı ile kontrol altında tutulmuştur.</p>
<strong>Arama Terimleri:</strong><ul><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/laiklikin-tanimi" title="kişi laik değildir atatürk">kişi laik değildir atatürk</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/laiklikin-tanimi" title="atatürk\e göre lai̇kli̇ği̇n tanimiimi">atatürk\e göre lai̇kli̇ği̇n tanimiimi</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/laiklikin-tanimi" title="laiklik in tanımı">laiklik in tanımı</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/laiklikin-tanimi" title="mustafa kemal\in laiklik tanımı">mustafa kemal\in laiklik tanımı</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/laiklikin-tanimi" title="laik devlet tanımı">laik devlet tanımı</a></li></ul><div  class="related_post_title"><strong>Benzer Başlıklar</strong></div><ul class="related_post"><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/laiklik-nedir-ahmet-taner-kislali" title="Laiklik Nedir? &#8211; Ahmet Taner Kışlalı">Laiklik Nedir? &#8211; Ahmet Taner Kışlalı</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturkun-laiklik-ile-ilgili-sozleri" title="Atatürk&#8217;ün Laiklik ile ilgili sözleri">Atatürk&#8217;ün Laiklik ile ilgili sözleri</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/kemalizm-ve-laiklik" title="Kemalizm ve Laiklik">Kemalizm ve Laiklik</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/devrim-yasak-evrim-sakincali-doneklik-yararlidir-azgelismis-demokrasimizde" title="Devrim Yasak, Evrim Sakıncalı, Döneklik Yararlıdır Azgelişmiş Demokrasimizde ">Devrim Yasak, Evrim Sakıncalı, Döneklik Yararlıdır Azgelişmiş Demokrasimizde </a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/seriatci-takim-nicin-ataturku-unutturmak-istiyor" title="Şeriatçı takım niçin Atatürk&#8217;ü unutturmak istiyor?">Şeriatçı takım niçin Atatürk&#8217;ü unutturmak istiyor?</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kemalistgencler.com/laiklikin-tanimi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Laiklik Nedir? &#8211; Ahmet Taner Kışlalı</title>
		<link>http://www.kemalistgencler.com/laiklik-nedir-ahmet-taner-kislali</link>
		<comments>http://www.kemalistgencler.com/laiklik-nedir-ahmet-taner-kislali#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 13:27:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemalist Gençler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ahmet Taner Kışlalı]]></category>
		<category><![CDATA[Laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[kemalist laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[laik devlet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kemalistgencler.com/?p=91</guid>
		<description><![CDATA[Altı ok ile simgeleştirilen Kemalist ilkeler içerisinde, Atatürk&#8217;ün kuşkusuz ki, en önem verdiği ilkelerin başında &#8220;Laiklik&#8221; geliyordu. Mustafa Kemal, ülkenin koşullarının daha hiç hazır olmadığı bir aşamada bile, çok partili düzene geçiş için sakınca görmezken, tek bir koşul ileri sürmüştü: Laiklikten ödün vermemek! Serbest Fırka&#8217;nın önderliği&#8217;ni üstlenecek olan Fethi Okyar&#8217;a yazdığı mektupta şu satırlar dikkati [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Altı ok ile simgeleştirilen Kemalist ilkeler içerisinde, Atatürk&#8217;ün kuşkusuz ki, en önem verdiği ilkelerin başında &#8220;Laiklik&#8221; geliyordu. Mustafa Kemal, ülkenin koşullarının daha hiç hazır olmadığı bir aşamada bile, çok partili düzene geçiş için sakınca görmezken, tek bir koşul ileri sürmüştü: Laiklikten ödün vermemek! Serbest Fırka&#8217;nın önderliği&#8217;ni üstlenecek olan Fethi Okyar&#8217;a yazdığı mektupta şu satırlar dikkati çekiyordu: <strong>&#8220;Memnuniyetle tekrar görüyorum ki, laiklik esasında beraberiz&#8230; Zaten benim siyasi hayatta bir taraflı olarak daima aradığım ve arayacağım temel budur.&#8221;</strong></p>
<p><span id="more-91"></span></p>
<p>Bir çağdaşlaşma ideolojisi olarak Kemalizm açısından Laiklik, demokrasi anlamındaki Cumhuriyetçiliğin de, Milliyetçiliğin de, Devrimciliğin de, ve hatta Halkçılığın da ön koşulu olduğu için bu ölçüde önem taşımaktadır. Demokrasinin ön koşuludur; çünkü Laiklik olmadan gerçek bir düşünce özgürlüğü, gerçek anlamda bir özgür seçim olamaz. ( Bütün dünyada özgürlük ve demokrasi rüzgarları eserken, baskı rejimleri birbiri ardına yıkılırken, bundan en az etkilenenin &#8211; Laikliği kabul edememiş &#8211; müslüman ülkeleri oluşu rastlantımıdır? ) Milliyetçiliğin ön koşuludur; çünkü, Laiklik olmayan yerde önem taşıyan öge ulus değil, &#8220;ümmet&#8221;tir. ( Bu anlayış içinde örneğin Arap ve İranlı, Müslüman Türk ile, aynı tolumun bir parçası sayılırken, Hıristiyan Türk olan Gagavuzlar (Gökoğuzlar), Türkçe konuştukları ve çok daha ortak kültürel özellikler taşıdıkları halde &#8220;yabancı&#8221; sayılacaklardır. ) Devrimciliğin ön koşuludur; çünkü, Laikliği kabul etmemiş bir toplumda, bilimin ve çağın gereklerinin gerisinde kalmış kurumları değiştirmenin tartışılması bile genellikle olanaksızdır. Halkçılığın ön koşuludur; çünkü, din temeline dayalı bir devlette ağırlığı ve önceliği olan halk değil, dinsel seçkinlerdir.</p>
<p>Tarih boyunca hemen tüm devrimciler, din ile değil, ama bir kısım din adamları ile karşı karşıya gelmişlerdir. Çünkü eski düzenle çıkarları bütünleşmiş olan bir din adamları kesimi, köklü değişimlere hep karşı çıkmış, dini bir siyasal amaç için kullanarak kitleleri etkilemeye çalışmışlardır. Kendilerinin etkisini ve ağırlığını azaltacak her girişimi de &#8220;dinsizlik&#8221; olarak nitelendirmekten çekinmemişlerdir. Sultan&#8217;ın ve düşmanın çıkarları ile bütünleşerek, Kurtuluş Savaşı sırasında Mustafa Kemal&#8217;in idam fermanını çıkaranlar gene bu tür din adamları olmuştur.</p>
<p>Fransa&#8217;daki Müslümanların manevi önderi Şeyh Abbas, Türk toplumunun dışından bir gözlemci olarak, bu konuda şöyle diyor: &#8220;Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun çöküşünde din adamları çok olumsuz roller oynadılar. Mustafa Kemal din adamlarının hatalarını ve yarattıkları tehlikeyi anladığı için, devrimine önce onlardan başladı. O din adamlarının cehaletinden korkmakta, onların ülke için tehlike yarattıklarını düşünmekte haklıydı. O&#8217;nun savaş açtığı din adamlarının tanıttıkları, savundukları İslam ile gerçek İslam arasında dağlar kadar fark vardı. Türklerin babası, dünyaya hakim bir Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nu çökmüş, parçalanmış haliyle buldu. Bu koca imparatorluğun çöküşüne de İslam&#8217;ın yanlış tanınması, yanlış yorumlanması neden olmuştu. Atatürk cehalete karşı savaştı, İslam&#8217;a karşı değil&#8230;&#8221;</p>
<p>Atatürk din ile ilgili görüşlerini aslında açık bir biçimde ortaya koymuştu: <strong>&#8220;Din lüzumlu bir müessesedir. Dinsiz milletlerin devamına imkân yoktur. Yalnız şurası var ki, din Allah ile kul arasındaki bağlılıktır. Softa sınıfının din simsarlığına müsaade edilmemelidir. Dinden maddi menfaat temin edenler iğrenç kimselerdir. İşte biz bu vaziyete karşıyız ve buna izin vermiyoruz. Bu gibi din ticareti yapan insanlar masum halkımızı aldatmışlardır; Bizim ve sizlerin asıl mücadele edeceğimiz ve ettiğimiz bu kimselerdir. Hangi şey ki, akla, mantığa, halkın menfaatine uygundur; biliniz ki, o bizim dinimize de uygundur. Eğer bizim dinimiz aklın mantığın uyduğu bir din olmasaydı, mükemmel olmazdı, son din olmazdı.&#8221;</strong></p>
<p>Mustafa Kemal, İslam dininin zamanla özünden uzaklaştığını, birçok yabancı öğenin &#8211; yorumlar ve boş inançlar olarak &#8211; işin içine girdiğini düşünüyordu. Çağdaş olmanın inançsızlıkla hiçbir ilgisi bulunmadığı kanısındaydı, ama bilerek, mantığını kullanarak inanmalıydı. Şöyle diyordu: <strong>&#8220;Türkler dinlerinin ne olduğunu bilmiyorlar. Bunun için Kuran Türkçe olmalıdır. Türk Kuran&#8217;ın arkasından koşuyor; fakat onun ne dediğini anlamıyor. Benim maksadım, arkasından koştuğu kitapta ne olduğunu Türk anlasın.&#8221;</strong></p>
<p>Müslüman Türk halkı, Kuran&#8217;ı kendi dilinden okuyup anlama olanağına ancak laik cumhuriyet rejimi sayesinde kavuştu. Türkçe Ezan gene aynı ortamda gerçekleşti; ama çok partili siyasal sisteme geçildikten sonra, tutucu, Kemalizm&#8217;e karşı güçlere verilen bir ödün olarak ortadan kalktı.</p>
<p>Kemalizm, sırasıyla siyasal sistemi, hukuk sistemini, eğitim sistemini ve kültürü laikleştirdi. Bir islam ülkesindeki ilk laik devlet böylece doğdu. Eğer çok sayıdaki müslüman ülke içinde çağdaş demokratik bir hukuk devletine sahip tek ülke Türkiye ise, bunun laiklikle bağlantısını öne sürmek elbette ki olanaksızdır. Petrol gibi büyük ve kolay gelir kaynaklarına sahip olmadığı halde, Türkiye&#8217;nin müslüman ülkeler içinde en sanayileşmişi, en ileri teknolojiye ve çağdaş ekonomiye sahip bulunanın oluşu da ayrıca düşündürücüdür!</p>
<p><strong>Kaynak: A. Taner Kışlalı, Atatürk&#8217;e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği.</strong></p>
<strong>Arama Terimleri:</strong><ul><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/laiklik-nedir-ahmet-taner-kislali" title="kemalizm nedir ahmet taner kişlali">kemalizm nedir ahmet taner kişlali</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/laiklik-nedir-ahmet-taner-kislali" title="laiklik nedir">laiklik nedir</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/laiklik-nedir-ahmet-taner-kislali" title="ahmet taner kışlalı laiklik">ahmet taner kışlalı laiklik</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/laiklik-nedir-ahmet-taner-kislali" title="ahmet taner kışlalı atatürk ilkeleri milliyetçilik">ahmet taner kışlalı atatürk ilkeleri milliyetçilik</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/laiklik-nedir-ahmet-taner-kislali" title="atatukun dılınden laıklık nedır">atatukun dılınden laıklık nedır</a></li></ul><div  class="related_post_title"><strong>Benzer Başlıklar</strong></div><ul class="related_post"><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/laiklikin-tanimi" title="Laiklik&#8217;in Tanımı">Laiklik&#8217;in Tanımı</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturkun-laiklik-ile-ilgili-sozleri" title="Atatürk&#8217;ün Laiklik ile ilgili sözleri">Atatürk&#8217;ün Laiklik ile ilgili sözleri</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/devrim-yasak-evrim-sakincali-doneklik-yararlidir-azgelismis-demokrasimizde" title="Devrim Yasak, Evrim Sakıncalı, Döneklik Yararlıdır Azgelişmiş Demokrasimizde ">Devrim Yasak, Evrim Sakıncalı, Döneklik Yararlıdır Azgelişmiş Demokrasimizde </a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/seriatci-takim-nicin-ataturku-unutturmak-istiyor" title="Şeriatçı takım niçin Atatürk&#8217;ü unutturmak istiyor?">Şeriatçı takım niçin Atatürk&#8217;ü unutturmak istiyor?</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/dersim-ve-aciyi-bal-eylemek" title="Dersim ve Acıyı Bal Eylemek">Dersim ve Acıyı Bal Eylemek</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kemalistgencler.com/laiklik-nedir-ahmet-taner-kislali/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

