<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kemalist Gençler &#187; cumhuriyet</title>
	<atom:link href="http://www.kemalistgencler.com/etiket/cumhuriyet/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kemalistgencler.com</link>
	<description>Kemalist</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 14:54:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Devrim Yasak, Evrim Sakıncalı, Döneklik Yararlıdır Azgelişmiş Demokrasimizde</title>
		<link>http://www.kemalistgencler.com/devrim-yasak-evrim-sakincali-doneklik-yararlidir-azgelismis-demokrasimizde</link>
		<comments>http://www.kemalistgencler.com/devrim-yasak-evrim-sakincali-doneklik-yararlidir-azgelismis-demokrasimizde#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 18:00:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tdomf_90bb3</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ziyaretçi Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>
		<category><![CDATA[Laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[ulusalcılık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kemalistgencler.com/?p=5069</guid>
		<description><![CDATA[Hiçbir şey birdenbire olmadı… Önce ezanı arapçaya çevirdiler. Dinlediniz. Sonra ‘siz isterseniz hilafeti bile getirirsiniz’ dendi. Demokrasi sandınız. Sonra bir çığ gibi Kur’an kursları, İmam Hatip okulları açıldı. Din dersleri anayasal zorunluluk oldu. Kabullendiniz. Tesettür arttı, cami sayısı okulları geçti, İnanç özgürlüğü saydınız. Giyim kuşama müdahale ettiler, Oruç tutmayanı öldürdüler. Şaşırdınız. Daha sonra bilim adamı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hiçbir şey birdenbire olmadı…</p>
<p>Önce ezanı arapçaya çevirdiler.<br />
Dinlediniz.<br />
Sonra ‘siz isterseniz hilafeti bile getirirsiniz’ dendi.<br />
Demokrasi sandınız.<br />
Sonra bir çığ gibi Kur’an kursları,<br />
İmam Hatip okulları açıldı.<br />
Din dersleri anayasal zorunluluk oldu.<br />
Kabullendiniz.<br />
Tesettür arttı, cami sayısı okulları geçti,<br />
İnanç özgürlüğü saydınız.<br />
Giyim kuşama müdahale ettiler,<br />
Oruç tutmayanı öldürdüler.<br />
Şaşırdınız.<br />
Daha sonra bilim adamı ve yazarları vurdular.<br />
Milletvekili ve gazetecileri parçaladılar.<br />
Şairleri ve dansçıları yaktılar.<br />
Kimin yaptığını düşünüp durdunuz.en sonunda kapınızı ÇALACAKLAR,<br />
Size kendinizden başka yardım edecek kimse<br />
KALMAYACAK!<br />
(Edebiyatçılar derneği,1994)</p>
<p><span id="more-5069"></span></p>
<p>Sivas katliamı, siyasal islam’ın gösterisi olarak patlak vermiş ve doğrudan bireylerin yaşam hakkına saldırmış-gaspetmiştir.<br />
“Olayın, İslam dinini siyasi araç olarak kullanan Refah Partisi’nin belediye başkanlığına sahip olduğu bir kentte meydana gelmiş olması ayrıca dikkat çekiciydi.”(1)<br />
Bu acı gerçeği örnek olarak vermem de ki neden, yürütme yetkisini kullananların Türkiye’ yi getirdiği noktayı özetle anlatabilmem içindir.</p>
<p>İrticanın (dinci iktidarların) rüyası; halifelik saltanatına tekrar kavuşarak, demokratik ulus devlete ve halk eğemenliğine devretmek zorunda kaldığı iktidarını elde etme çabasıdır. Tanrı ve dini istismar ederek karşıtı oldukları her düşünce sahibini tek tek katletme, yaşama hakkını gasbetme zorbalığına kadar gitmektedir.</p>
<p>Halifelik, gerici güçlerin hem sembolü, hem de dayanağı değil miydi?(2)</p>
<p>“Her devletin üzerine kurulup geliştiği temeller vardır. Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri ise Atatürk ilke ve devrimleridir ve bunlarında başında laiklik gelir. Laiklik ilkesi yaralanacak olursa, devlet ve toplum yapısında yaralar açılır. Osmanlı’nın bilimde geri kalışında ve sonunda yıkılışında dinin yobazca algılanması en önemli etkenlerdendi. Bilimin ve özgür düşüncenin yeşermesinin ön koşulunun laiklik olduğunu tarih kanıtlamış bulunuyordu.”(3)</p>
<p>“Din lüzumlu bir müessesedir. Dinsiz milletlerin devamına imkan yoktur. Yalnız şurası var ki, din, Allah ile kul arasındaki bağlılıktır. Bağnaz İslamcıların din simsarlığına müsaade edilmemelidir. Dinden maddi menfaat temin edenler, iğrenç kimselerdir. İşte biz bu vaziyete muhalifiz ve buna müsaade etmiyoruz.” 1930 Atatürk(4)<br />
“Kutsal va Tanrısal olan inanç ve vicdani kanaatlerimizin karışık ve dönek olan ve her türlü çıkar tutkusuna sahne olan politikacılardan ve politikanın bütün organlarından bir an evvel ve kesinlikle kurtarmak milletin saadetinin emrettiği bir zorunluluktur.”1924 Atatürk(5)</p>
<p>“Laiklik ilkesine bağlılık olmadan, bu ilkenin insan haklarını, bireyin özgürlüğünü koruyan özelliklerine uymadan, bir ülkede demokratik rejimin işlemesi olanaksızdır.”(6)</p>
<p>Muammer Aksoy, 31 ocak 1990<br />
Çetin Emeç, 7 mart 1990<br />
Turan Dursun, 4 eylül 1990<br />
Bahriye Üçok, 6 ekim 1990<br />
Uğur Mumcu, 24 ocak 1993<br />
Ali Günday, 25 temmuz 1995<br />
Ahmet Taner Kışlalı, 21 ekim 1999<br />
Necip Hablemitoğlu, 18 aralık 2002<br />
İhsan Güven, 30 nisan 2004</p>
<p>Laikliğe, Demokrasiye, Kemalizme inanmış aydınlar teker teker katlediliyor.<br />
Toplumda bu düşünceye inanmış insanlara korku salınmaya çalışıyor ayrıca demokrasiyi savunan aydınlar ortadan kaldırılarak laikliğin ve demokrasinin düşünsel gelişimi engellenmeye çalışılmaktadır.</p>
<p>Ab-d Türkiye’ de ki iç odakları ile Kemalizme saldırıyor, çünkü Türkiye’ de oluşacak Türkiye’ nin demokrasi ve laikliğine karşıdırlar,<br />
karşıdırlar, çünkü Kemalizm antiemperyalist tambağımsızlıkçı ulus devlet yapısına sahiptir böyle bir devleti küreselleşme adı altında sömürmek için bu normlardan uzaklaştırmanız gerekir, bu ancak etnik milliyetçilik ve radikal dinci akımları destekleyerek oluşabilir.</p>
<p>Batı demokrasi, ulus, laklik gibi kendi normları olan bir yapıyı sömürmek istediği ülkerde istemez, Atatürk’ ü sevmez nefret eder, çünkü Batı değerlerini, Batı’ya karşı bağımsızlık ve antiemperyalizm için kullanmış başarıya ulaşmış tek güçtür.</p>
<p>“Laikliğin ‘püf noktası’ devletin asıl, belli bir inancın sahiplerini, o inancın lideri olduğunu iddia edenlerin baskısından korumasıdır”(7)</p>
<p>“Soğuk Savaş Dönemi’ nde ABD ve Batı dinsel ve milli kimlikleri yadsıyan ve bir Sınıf Diktatörlüğü olduğunu söyleyen Sovyetler Birliği’ne karşı, ideolojik bir savaş stratejisi olarak dinci ve milliyetçi akımları desteklemiş”(8)<br />
Yeşil Kuşak hattı oluşturmuştur.</p>
<p>Kuramını Huntington’un yaptığı görünen (ona yazdırılmışta olabilir), dinler arası savaş stratejisi dünyaya egemen olmuştur.</p>
<p>Küresel terörün kaynaklarından biri de radikal dinci ve radikal milliyetçi ideolojilerdir.</p>
<p>Bunlar dindar olmadığı gibi din ve tanrı adına kendi doğrularını diğer birey ve toplumlara dayatmaya çalışan gerektiğinde tanrının verdiği cana kasteden teröristlerdir.<br />
“İslami Demokrasi” bir aldatmacadır, sadece bir dinin kuralları için uygulanan rejim demokrasi olmaz, dinlerin katı kuralları demokrasi anlayışına izin vermez.<br />
Cemaat ve Cemaatçilik, geride kalmış din-tarım toplumları’nın uzantısıdır. Ulusal kavramlara ve kişi hak özgürlüklerine karşıdır.</p>
<p>Radikal milliyetçiler de biyolojik olarak genleri tarih içinde karışmış insanlığa ırkçılık yapma saçmalığıyla, kültür ortaklığı ve farklılığından kaynaklanan zenginliğe düşman gözüyle bakıp insanlık kıyımları yapmaktan çekinmeyen yine terörist bir gruptur.</p>
<p>Faşizan çizgiye kayan çoğunluk milliyetçiliği gibi ayrılıçı çizgiye kayan azınlık milliyetçiliği de tehliklelidir. Her ikisi de -din adına radikal islamcıların yaptığı gibi- milliyetçilik(ulusçuluk) adına ulusa vatandaşa yapılan kıyımdır.</p>
<p>Atatürk Türk Milliyetçiliğini adelet, eşitlik ilkesine dayanarak ele almıştır, bu anlamıyla faşizan milliyetçilikten ayrılır.<br />
Kökten dinci radikal islamcı, halife yanlısı şeriat tutkulu kafalara karşı da, laik ilkesini devlete ve topluma yerleştirmeye çalışmıştır. Hem birey ve toplum hem de devlet eşit adil özgür olsun istemiştir.</p>
<p>Bu anlamıyla,<br />
Atatürk Milliyetçiliği Demokratik bir milliyetçiliktir .</p>
<p>Her tek tanrılı din devrimcidir ancak Tanrı adına bu gücü tutan dinci siyasi otorite (dini iktidar uğruna siyasete alet eden) bu gücünü tarihsel süreçte kaybettiği andan beri bu gücünü istemeden bıraktığı alana-düşünceye, din ve Tanrı adına dindarları -artık Tanrıyı’ da- sömüre sömüre kendi iktidarını sağlamaya çalışıyor.</p>
<p>Türkiye dini inanç açısından arap emperyalizmi, siyasal ve ekonomik açıdan Batı (ab-d) emperyalizmi altında sömürge duruma düşmüştür.</p>
<p>“Din değişince kültür de değişiyor. Onun için dini bozma faliyetleri daima Batı emperyalizminin büyük bir silahı ve aracı olmuştur.”(9)</p>
<p>Toplumları-ulusları var eden, Kültür genleridir bu geni anadiliniz, tarihiniz ve dininiz ile sürdürebilirsiniz.<br />
Dilinizi kaybederseniz tarih bilincinizi kaybersiniz ve sonunda dininizi kayberdesiniz.<br />
Köktendinci, ılımlı islamcı, mürteciler hiç bir zaman dindar olmamıştır onlar pis yüzlerini dini kullanarak Allah ile aldatarak dindarları, (gerçek inananları) kendi çıkarları doğrultusunda kullanma köleleştirme çabasındadırlar.</p>
<p>1945 te cumhuriyet ve devrimlerine karşı muhaliflerin iktidar olması (Menderes dönemiyle başlar) günümüze dek iç ve dış destekçileriyle rant-iktidar uğruna Cumhuriyet devrimlerinden ödün vererek geri gidişi hızlandırmışlar.</p>
<p>Bugün Türkiye’ nin kaymış olduğu Dinci Oligarşi Amerikan desteğiyle meshep çatışmalarına doğruda da sürüklenmektedir.</p>
<p>Menderes Demirel’ i<br />
Demirel Evren ve Özal’ ı<br />
Evren ve Özal Recep Tayyip Erdoğan’ ı yarattı.<br />
Erdoğan kimi yaratacak cumhuriyetimizin 100.yılında !!!</p>
<p>Bir ülkeyi yok etmek isterseniz askerinin başına çuval geçirirsiniz,<br />
Özelleştirme adı altında devlet kurumlarını zararına peşkeş çekersiniz<br />
Eğitim sistemini Atatürk vefat eder etmez gizli antlaşmalarla Amerika ve İngiliz emperyalizmine teslim edersiniz.<br />
Dil tarih kurumlarının başına bu kurumlara savaş açmış papağan profösörçükleri getirirsiniz.<br />
Yabancı dille eğitim kepazeliğine kapılarak asimile olur gidersiniz.<br />
Aydınlarını katleder faili meçhul dersiniz.<br />
Kavram kargaşı çıkarır laikliği içini boşaltacak şekilde tanımlamaya kalkarsınız.<br />
Beğenmediğiniz yargı kararlarını ulemaya danışırsınız.<br />
Tecavüzü topluma zevk olarak sunar mağduru faişe olmaya zorlarsınız.<br />
Tüm basını ele geçiririr şehitler öldüğünde halay çekersiniz.<br />
Ulusal törenlerde mide sıpazmı geçirirsiniz.<br />
Hepimiz Ermeniyiz hepimiz Hrant’ ız dersiniz.<br />
Mumcu’ ları Aksoy’ ları söylemeye diliniz varmaz.<br />
Hepimiz Mumcu’yuz hepimiz Aksoy’ uz<br />
Hepimiz Mustafa Kemal’ iz</p>
<p>Milletten alınan iradeyle (egemenlik kayıtsız şartsız milletindir) demokrasiyi zedeleyecek, insan hakları ve özgürlüğünü sınırlayacak ve laikliği sulandıracak yetkiye sahip olamazsınız.”özgürlükçü” “sivil” anayasa yapıyorum diyerek çoğunluk diktatörlüğüne karşı konan kurumları yozlaştıramazsınız.</p>
<p>“Asıl suç işleyen siyasileri cezalandırmaktan çekinen hakimlerin bulunduğu ülkelerde, hukukun siyasallaştığından söz edilebilir.”(10)</p>
<p>Esas suçluları özgürce dolaştıracak, ulusal değerler için, demokrasi için, insalık için değer verenleri emek verenleri katledecek, zindanlara atacaksınız, bunu da keyfi yapacaksınız, iddianemesiz delilsiz …</p>
<p>“Bir toplumun demokrat olması için, o toplumun totaliter ve otoriter tutumlardan arınmış, aydınlanmış, dinci, aşırı milliyetçi ve her türlü cemaatçi ideolojinin tutsaklığından kurtulmuş, özgür ve bağımsız, kişilik sahibi bireylerden oluşması gerekir.”</p>
<p>Aklı hür gönlü hür<br />
ulusal değerler ve insalık hakları, demokrasi için aramızdan ayrılmış kardeşlerimin, düşüncedaşlarımın, yoldaşlarımın, yolarkadaşlarımın, içi rahat olsun</p>
<p>ÇÜNKÜ;</p>
<p>Atatürkçü yüreğimle, seninle aynı yolu yürümenin onuru ve gururuyla ve senden öğrendiklerimle seni her geçen gün daha fazla özlerken, taşıdığın Cumhuriyet meşalesini aynı coşkuyla ve inançla ebediyete kadar taşıyacağımın ve Tam Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nden, Kemalist Devrimlerinden hiçbir şekilde ödün vermeyeceğimin andını içerek geldim.</p>
<p>Tıpkı Uzak Asya’dan dört nala Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleketin bizim olduğunu bilerek ve her adımımız da Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün ve Türkiye Cumhuriyeti’nin yılmaz bekçileri olarak, Uğur MUMCU’ ları olarak, yüreği devrim coşkusuyla çarpan antiemperyalist, Türk gençliği olarak…<br />
Yaktığın ışıklarla aydınlattığın yolda yine seninle yürüyoruz. Binler, yüz binler, milyonlarca… Musatafa Kemal’ler, Uğur MUMCU’lar olarak yürüyoruz durmadan asla durmamacasına…</p>
<p>Haince bedenini dağıtan bomba ve sahipleri bilsinler ki ;<br />
sen her birimizin içinde yeniden yandın ve her birimiz seninle milyonlara ulaştı ve bu gün milyonlarca yürek seninle atıyor yaktığın meşaleyle koşuyor Cumhuriyete, Kemalizm’e, Mustafa Kemale…</p>
<p>Bu gün milyonlarca Uğur MUMCU inadına Cumhuriyeti, Tam Bağımsız Türkiye’yi, Mustafa Kemal’i ve Devrimlerini, canları pahasına koruyor.<br />
Tıpkı senin yaptığın gibi, diğer şehitlerimizin yaptığı gibi.</p>
<p>Ve Türk Gençliği diyor ki:</p>
<p>Tam bağımsız TÜRKİYE CUMHURİYETİ için;</p>
<p>“VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN”</p>
<p><strong>Muharrem Metin KORKMAZ</strong></p>
<p>Kaynakça:</p>
<p>1-Emre Kongar, 21.Yüzyılda Türkiye,s.230<br />
2-Lord Kınross, Atatürk, s.450<br />
3-Çetin Yetkin, Karşı Devrim, s.436<br />
4-Durmuş Koray, Neden Atatürk? Niçin Laiklik ? s.386<br />
5-Atatürk, Söylev Demeçler cilt 1.s.330; Durmuş Koray, Neden Atatürk ? Niçin Laiklik ? s.391<br />
6-Emre Kongar, Demokrasimizle Yüzleşmek, s.87<br />
7-Emre Kongar, Demokrasimizle Yüzleşmek, s.98<br />
8-Emre Kongar, Demokrasimizle Yüzleşmek, s.106<br />
9-Türkiye’nin Hedefi/Hedefteki Türkiye, Oktay Sinanoğlu, s.280<br />
10-Ahmet Taner Kışlalı, Ben Demokrat Değilim, s.209<br />
11-Emre Kongar, Demokrasimizle Yüzleşmek, s.65</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Not:</span> Yazı başlığı Uğur Mumcu, Liberal Çiftlik, s. arka kapak</strong></p>
<strong>Arama Terimleri:</strong><ul><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/devrim-yasak-evrim-sakincali-doneklik-yararlidir-azgelismis-demokrasimizde" title="cumhuriyeti biz böyle kazandık">cumhuriyeti biz böyle kazandık</a></li></ul><div  class="related_post_title"><strong>Benzer Başlıklar</strong></div><ul class="related_post"><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/seriatci-takim-nicin-ataturku-unutturmak-istiyor" title="Şeriatçı takım niçin Atatürk&#8217;ü unutturmak istiyor?">Şeriatçı takım niçin Atatürk&#8217;ü unutturmak istiyor?</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/cumhuriyet-ve-demokrasi" title="Cumhuriyet ve Demokrasi">Cumhuriyet ve Demokrasi</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/chpde-iki-cizgi" title="CHP&#8217;de İki Çizgi">CHP&#8217;de İki Çizgi</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/dersim-ve-aciyi-bal-eylemek" title="Dersim ve Acıyı Bal Eylemek">Dersim ve Acıyı Bal Eylemek</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturke-saldirmak-cumhuriyete-saldirmak-demektir" title="Atatürk&#8217;e Saldırmak, Cumhuriyet&#8217;e Saldırmak Demektir!">Atatürk&#8217;e Saldırmak, Cumhuriyet&#8217;e Saldırmak Demektir!</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kemalistgencler.com/devrim-yasak-evrim-sakincali-doneklik-yararlidir-azgelismis-demokrasimizde/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeriatçı takım niçin Atatürk&#8217;ü unutturmak istiyor?</title>
		<link>http://www.kemalistgencler.com/seriatci-takim-nicin-ataturku-unutturmak-istiyor</link>
		<comments>http://www.kemalistgencler.com/seriatci-takim-nicin-ataturku-unutturmak-istiyor#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Dec 2011 21:04:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemalist Gençler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[devrim]]></category>
		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>
		<category><![CDATA[Laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[şeriat]]></category>
		<category><![CDATA[şeriatçı]]></category>
		<category><![CDATA[takım]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yobazlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kemalistgencler.com/?p=4886</guid>
		<description><![CDATA[Bu yıl, “deprem bahanesi” ile Cumhuriyet Bayramı AKP tarafından iptal edildi.

Ama halkımız cumhuriyetine sahip çıktı. Bayrağını alan meydanlara koştu. Fener alayları düzenlediler. Bu memleketin sahipsiz olmadığını bir kez daha dosta düşmana gösterdiler.

Bu yasaklama olayı, 88 yıllık bir öç alma duygusunun, Atatürk düşmanlığının dışa vurumudur ve 88 yıllık Cumhuriyet tarihimizde ilk kez gerçekleşiyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yıl, <em>“deprem bahanesi”</em> ile Cumhuriyet Bayramı AKP tarafından iptal edildi.</p>
<p><strong>Ama halkımız cumhuriyetine sahip çıktı. Bayrağını alan meydanlara koştu. Fener alayları düzenlediler. Bu memleketin sahipsiz olmadığını bir kez daha dosta düşmana gösterdiler.</strong></p>
<p><span id="more-4886"></span></p>
<p><strong>Bu yasaklama olayı, 88 yıllık bir öç alma duygusunun, Atatürk düşmanlığının dışa vurumudur ve 88 yıllık Cumhuriyet tarihimizde ilk kez gerçekleşiyor. Şeyh Sait’lerin, Said Nursi’lerin, Derviş Mehmet’lerin, Derviş Vahdeti’lerin torunları, bugün muhalefetin güçsüzlüğünden de yararlanıp, <em>“fırsat bu fırsat”</em> diyerek Cumhuriyete, cumhuriyet kurumlarına savaş açmıştır.</strong></p>
<p><strong>Şeriatçı çeteler, her dönemde emperyalizmi dost, Kemalizm’i düşman bildiler…</strong></p>
<p><strong>Çünkü uygarlığa, bilime karşı çıkmak ve yabancılarla ülkesi aleyhine işbirliği yapmak onların genel yapısında, mayasında vardır…</strong></p>
<p>Osmanlının son dönemlerinden bu yana, şeriatçı çeteler tarafından bu görev aksatılmadan günümüze değin eksiksiz yerine getirilmiştir.</p>
<p>Yobaz kesim, bilimden hiç hoşlanmaz. Bilimi, fenni sevmez. Örneğin Darvin’e inanmaz. Doğa yasalarını tanımaz. Depremleri bir takım gizli güçlerle açıklamaya çalışır:</p>
<p><em>“Günahkârdılar, hak ettiler…” “Üniversiteli öğrencilerin yüzünden deprem oldu…”</em> gibilerinden safsatalarla işin kolayına kaçarlar.</p>
<p>Felaketler ortaya çıkmadan önce önlem alacakları yerde kendi ahmaklıklarını, suçlarını Tanrı’ya yükleyerek sorumluluktan sıyrılmaya çalışırlar. Beyinleri yeşil sarıklı, kara çarşaflı tüm siyasal İslamcıların sıkıştıklarında başvurdukları bir yöntem, bir can simidir bu…</p>
<p>Ahmet Taner Kışlalı bir yazısında <em>“Tanrıyı kim kullanır?”</em> diye sorar, sonra da şöyle yanıtlar:</p>
<p><em>“Giordano Bruno ne güzel söylemiş: ‘Kötüler Tanrı’yı, Tanrı ise iyileri kullanır.”</em></p>
<p><em>Tanrı peygamberleri kullanmış. Bilge kişileri kullanmış. Atatürk ve benzeri devrimcileri kullanmış.”</em></p>
<p>Yobazlar, geçmişte neden Köy Enstitülerini kapatıp, köylünün eğitim ve öğretimini engellediler? Neden halkımızın okumasını istemediler? Neden onun bilinçlenmesine karşı çıktılar?</p>
<p>Ve günümüzde, çağdaş eğitim kurumları yerine neden durmadan Kuran kursları açıyorlar? Ve neden Milli Eğitimden, sağlıktan önce en büyük bütçeyi diyanet işlerine ayırıyorlar? Binlerce öğretmen işsiz güçsüz oysa…</p>
<p>Çünkü onlar yığınları ancak bir takım hurafelerle, boş inançlarla kendilerine bağlamakta, öteki dünya vaatleri ile üzerlerinde egemenlik kurarak, sömürebilmektedirler. Bunun en açık örneğini Deniz Feneri’nde, Kombessan’da, Jetpa’da yaşadık. Milyonların saf, temiz duygularını, inançlarını kullanarak, el emeği, göz nuru birikimlerini talan ettiler. Han-hamam, mal-mülk sahibi oldular…</p>
<p>İşte bu nedenle kitlelerin bilinçlenmesinden ödleri kopar onların. Halk düşünmeye, kendi mantığı ile olayları yorumlamaya, gerçekleri ve sahtekârların gerçek yüzünü görmeye başladığı zaman işleri bitmiş demektir. Çağ dışı din bezirgânları için Mustafa Kemal şunları söyler:</p>
<p><em>”Bizi yanlış yola sevk eden habisler (soysuzlar), çok kere din perdesine bürünmüşlerdir. Tarihimizi okuyunuz, görürsünüz ki milleti mahveden, esir eden, harap eden fenalıklar hep bu din kisvesi altındaki küfür ve melanetten(kötülükten) gelmiştir.”<br />
</em><br />
Atatürk’e göre en gerçek, en doğru tarikat ”Uygarlık tarikatı”dır. Dinsel tarikatçılık, ülkeleri ”yanlış yollara sevk eder”, çıkmazlara götürür. Çünkü dinlerin egemenlik kurduğu, şeriatla yönetilen toplumlarda akıldan, bilimden söz edilemez, ilerleme sağlanamaz.</p>
<p>Bilim çağdaşlık, yenilik demektir; değişim, gelecek demektir. Şeriatçıların en büyük düşmanı ise değişimdir, yenileşmedir.</p>
<p>Çünkü değişimin, yenileşmenin olduğu yerde ne hurafe vardır, ne üfürükçülük ne muska… Bilimin temel dayanağı akıldır, dincilerin ise inançtır.</p>
<p>Gerçekleri ve doğruları sadece kutsal kitaplarda arayan, sorunların çözümünü göklerden bekleyen bir siyasal yönetim, ilerlemeyi gerçekleştirip, çağdaş uygarlığı yakalayabilir mi, bu mümkün müdür?</p>
<p>Yüzyıllardan bu yana, kuşaktan kuşağa geçen böyle bir dinci anlayışa karşı Atatürk devrimleri, temelleri bilime ve yaşamın gerçeklerine dayanan çağdaş bir görüş ortaya çıkardığı için çok önemlidir. Atatürk’ün hedefi toplumu ve özellikle gençleri ‘<em>‘dinsel âlem”</em> in baskısından kurtarıp öküzün boynuzundan indirilmiş ”maddi dünya”ya çekmek, düşünen beyinler yetiştirmekti.</p>
<p>Sonuçta boş inançların yerini akıl ve bilim alacak, uygarlaşmanın temel yöntemi araştırma, inceleme,<em>”değişim” </em>yoluyla da toplumun çağdaşlaşması sağlanacaktı. Bu konuda Mustafa Kemal Atatürk şöyle der:<br />
<em><br />
”Biz ilhamlarımızı gökten ve gaibden (görünmeyen âlem) değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz. Bizim yolumuzu çizen, içinde yaşadığımız yurt, bağrından çıktığımız Türk ulusu ve bir de uluslar tarihinin bin bir facia ve ıstırap kaydeden yapraklarından çıkardığımız sonuçlardır.”</em></p>
<p><strong>Ne var ki, cumhuriyet hükümetinin bu gerçek laiklik uygulaması siyasete kurban gitti. 1 Şubat 1949 tarihli genelge ile okullara program dışı din dersleri kondu. 1950′den sonra ise iş iyice çığırından çıktı ve siyasal yönetimler, topluma egemen olabilmek, çıkarlarına hizmet eden bir düzen kurabilmek için ”din silahı”nı kullandılar.</strong></p>
<p><strong>Toplumun bilincine kadercilik, tevekkül, boyun eğme, rıza gösterme gibi mistik değerleri aşıladılar.<br />
</strong><br />
Oysa uygar, laik toplumlarda, ortaçağdan sonra akıl, bilim ön plana geçtiğinden, din tartışmaları ve din güncelliğini yitirmiş, kimse kimsenin dini imanı ile uğraşmaz olmuştu.<strong> Bunun sonucunda Batı’da Kopernik’ler, Eistein’ler, Darwin’ler topluma yön verip ışık saçarken bizde Derviş Vahdeti’ler, Said Nursi’ler, pıtrak gibi çoğalıp, politikacılarla birlikte ülkemizi karanlığa gömdüler.</strong></p>
<p>İşte siyasal İslamcılar Atatürk’ü bu yüzden sevmezler. Yani “<em>Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir</em>” dediği için sevmezler ve onu unutturmak isterler.</p>
<p>Çünkü bilim doğmacılığa, değişmeyen inanç kurallarına karşıdır. Hayatta tek gerçek yol gösterici bilim, fen olduğu zaman inanç, vicdanlara yerleşmek zorundadır. <strong>Din Allah’la kul arasında kaldığı sürece sömürü kaynağı, afyonlama aracı olmaktan çıkar ve siyasal İslamcılara yaşam hakkı tanımaz.</strong></p>
<p><strong>Dinin mekânı vicdanlardır. Kul ile Allah arasında kimsenin işi olamaz.</strong></p>
<p><strong>Tarikatlar da cemaatler de İslam dinine aykırıdır.</strong></p>
<p>Şeriatçıların tarihteki ikinci görevi ise <em>“emperyalistlerle ülkesi aleyhine işbirliğine girişmektir.”</em>Tarihin her dönemde bunun örneklerine tanık olmaktayız.</p>
<p>Sömürgecilerle işbirliği yapan bu irtica takımı, Mustafa Kemal’i ve Kurtuluş Savasını engelleyebilmek, efendilerine hizmet edebilmek için elinden geleni ardına koymadı. <strong>Sait Mola’lar, Şeyhülislam Dürrizade’ler, Derviş Vahdeti’ler, Anzavur’lar kolları sıvayıp, isyanlar çıkardılar. Kuvayi Milliye ve Atatürk’e karşı direniş hareketlerine giriştiler. Menemen’de Kubilay’ı kestiler.</strong></p>
<p>Mustafa Kemal Atatürk bu ihanetleri, en ince ayrıntısına kadar Nutuk’da anlatarak, gözler önüne serdi. İşte onun kaleminden, işbirlikçi Sait Molla’nın İngiliz Rahip Frew’ya yazdığı bir mektup:</p>
<p><em>“Verilen iki bin lirayı Adapazarı’nda Hikmet Bey’e gönderdim. Oradaki işlerimiz pek yolunda gidiyor, Karacabey ve Bozkır’dan bir haber alamadık…”<br />
</em><br />
<strong>Daha sonra 1919’da ortaya çıkan Bozkır Ayaklanmaları da göstermiştir ki bu isyanlarda İngiliz parmağı vardır ve tüm isyanlar, “hoca, hacı” unvanlı kişiler tarafından düzenlenmiştir. </strong>“Hoca Abdullah, Hoca Talat, Hacı Hasan gibi isimler bunlardan sadece birkaç tanesidir. Ama bu ihanet takımının yanında birçok yurtsever dindarın ulusal Kurtuluş Savasına yaptığı hizmetleri asla yadsıyamayız ve bu gerçeği de burada söylemeden geçmeyelim.<strong> Gerçek dindarlarla, din ticareti yapanı yeri gelmişken ayıralım.</strong></p>
<p>Ulusal Kurtuluş Savaşını işgalci güçlerle bütünleşerek engellemeye çalışan bu ihanet çeteleri, Cumhuriyetin ilanından sonra da kurulan modern Kemalist düzeni benimsemeyerek, Şeyh Sait ve benzeri türden isyanlarla 1923 Devrimin karşısına çıkmıştı.</p>
<p>Çünkü onlar için önemli olan ne ulus, ne ulus devletti. Onlar için önemli olan ümmetti, kuldu…</p>
<p>İşte siyasal İslamcılar Atatürk’ü bu nedenle sevmezler. Yani <em>“İstiklali Tam”</em>, tam bağımsız bir Türkiye istediği için, <em>“özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir”</em> dediği için sevmezler ve onu unutturmak isterler.<br />
<a href="http://www.facebook.com/ILKKURSUN"><br />
</a><strong>Bugün de onların mirasçıları aynı yolu izleyerek Kemalist Cumhuriyet rejimine son vermeye çalışmakta, yurtseverleri zindanlara doldurmaktadırlar.</strong></p>
<p><strong>İstanbul’un yabancılar tarafından alınmasından sonra, 1919-1920 yıllarında emekli generaller, profesörler, milletvekilleri, valiler, gazeteciler ve ordu komutanlarının bir İngiliz sömürgesi olan Malta’ya sürgün edilmeleri Kurtuluş Savaşını nasıl durduramadıysa; Ergenekon’lar, Silivri Zindanları, Hasdal’lar da günümüzün “tam bağımsızlık” ve demokrasi mücadelesini asla durduramayacaktır…<br />
</strong><br />
<strong><em>Ali Eralp</em></strong><br />
<em><strong>İLK KURŞUN</strong></em></p>
<strong>Arama Terimleri:</strong><ul><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/seriatci-takim-nicin-ataturku-unutturmak-istiyor" title="cumhuriyeti böyle kazandık">cumhuriyeti böyle kazandık</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/seriatci-takim-nicin-ataturku-unutturmak-istiyor" title="biz cumhuriyeti böyle kazandık">biz cumhuriyeti böyle kazandık</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/seriatci-takim-nicin-ataturku-unutturmak-istiyor" title="cumhuriyeti biz böyle kazandık">cumhuriyeti biz böyle kazandık</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/seriatci-takim-nicin-ataturku-unutturmak-istiyor" title="Bİ CUMHURİYETİ BÖYLE KAZANDIK">Bİ CUMHURİYETİ BÖYLE KAZANDIK</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/seriatci-takim-nicin-ataturku-unutturmak-istiyor" title="atatürk resmi cumhuriyetcilik">atatürk resmi cumhuriyetcilik</a></li></ul><div  class="related_post_title"><strong>Benzer Başlıklar</strong></div><ul class="related_post"><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/devrim-yasak-evrim-sakincali-doneklik-yararlidir-azgelismis-demokrasimizde" title="Devrim Yasak, Evrim Sakıncalı, Döneklik Yararlıdır Azgelişmiş Demokrasimizde ">Devrim Yasak, Evrim Sakıncalı, Döneklik Yararlıdır Azgelişmiş Demokrasimizde </a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturke-saldirmak-cumhuriyete-saldirmak-demektir" title="Atatürk&#8217;e Saldırmak, Cumhuriyet&#8217;e Saldırmak Demektir!">Atatürk&#8217;e Saldırmak, Cumhuriyet&#8217;e Saldırmak Demektir!</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/cumhuriyetimizi-bugun-kurduk" title="Cumhuriyetimizi Bugün Kurduk!">Cumhuriyetimizi Bugün Kurduk!</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/cumhuriyet-ve-demokrasi" title="Cumhuriyet ve Demokrasi">Cumhuriyet ve Demokrasi</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturkun-dogu-ve-guneydogu-anadoludaki-yatirimlari" title="Atatürk’ün Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki Yatırımları">Atatürk’ün Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki Yatırımları</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kemalistgencler.com/seriatci-takim-nicin-ataturku-unutturmak-istiyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Her Türlü Ayrılıkları Öteleyerek Milleti Birleştirmek!</title>
		<link>http://www.kemalistgencler.com/her-turlu-ayriliklari-oteleyerek-milleti-birlestirmek</link>
		<comments>http://www.kemalistgencler.com/her-turlu-ayriliklari-oteleyerek-milleti-birlestirmek#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Dec 2011 18:55:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemalist Gençler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[kemalist türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[millet]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[türk devleti]]></category>
		<category><![CDATA[türk devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[türk milleti]]></category>
		<category><![CDATA[türk ulusu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kemalistgencler.com/?p=4872</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" title="Her Türlü Ayrılıkları Öteleyerek Milleti Birleştirmek…" src="http://img.blogcu.com/uploads/sohret1_cumhuriyeti_biz_boyle_kazandik.jpg" alt="" width="250" height="200" />Kanla, irfanla, devrimle kurulan Cumhuriyet’in varlığı tehlikededir. Emperyalizmin uluslararası çeteleri, dâhili işbirlikçiler yetiştirerek ulus devletin parçalanması ve kendi denetimlerinde çakma devletçiklerin inşasının peşindedirler.

Ülkemizde uygulanan her türlü yasak ve benzeri politikalar, emperyalizmin “BÖL-YUT” politikasının ürünüdür.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" class="alignleft" title="Her Türlü Ayrılıkları Öteleyerek Milleti Birleştirmek…" src="http://img.blogcu.com/uploads/sohret1_cumhuriyeti_biz_boyle_kazandik.jpg" alt="" width="256" height="329" />Kanla, irfanla, devrimle kurulan Cumhuriyet’in varlığı tehlikededir. </strong>Emperyalizmin uluslararası çeteleri, <strong>dâhili işbirlikçiler</strong> yetiştirerek ulus devletin parçalanması ve <strong>kendi denetimlerinde </strong>çakma devletçiklerin inşasının peşindedirler.</p>
<p><span id="more-4872"></span></p>
<p>Ülkemizde uygulanan her türlü yasak ve benzeri politikalar, emperyalizmin <strong>“BÖL-YUT” </strong>politikasının ürünüdür.</p>
<p><strong>Mustafa Kemal Atatürk “Gelecek nesillerin Türkiye’de Cumhuriyetin ilanı günü, ona en merhametsizce hücum edenlerin başında, cumhuriyetçiyim iddiasında bulunanların yer aldığını görerek şaşıracaklarını asla farz etmeyiniz! Bilâkis, Türkiye’nin münevver ve cumhuriyetçi çocukları, böyle cumhuriyetçi geçinmiş olanların hakikî zihniyetlerini tahlil ve tespitte hiç de tereddüde düşmeyeceklerdir” </strong> demektedir.</p>
<p>10 Kasım 1938′de<strong> Mustafa Kemal Atatürk</strong>‘ün Hakk’a yürümesiyle  bu öngörü gerçekleşmiş, bu zaman içinde toplumu ulusal bilinçten koparılmak için <strong>her türlü tertip ve hileye </strong>başvurulmuş ve bunda da ne yazık ki başarılı olunmuştur.</p>
<p>Toplumun bir kısmı <strong>Mustafa Kemal</strong>’i din düşmanı olarak görürken, bir kısmı da onu sevmiş, ama ne dediğini anlamak ve topluma anlatmak yerine gündelik işlerinin peşine düşmüştür. Bir diğer kesim ise onu sosyalist devrimi yapmamakla suçlayacak kadar toplumbilimden uzak bir durumdadır.<strong>Mustafa Kemal</strong>’i diktatörlükle suçlayan mı ararsınız, faşistlikle mi?</p>
<p><strong>Mustafa Kemal</strong> dinsiz ve din düşmanı değildir. Hele, hele faşist ve diktatör hiç değildir. <strong>Atatürk </strong>bir bağımsızlık savaşçısı ve <strong>anti-emperyalist Türk milliyetçisidir</strong>. Ancak O’nun milliyetçiliği, diğer milletleri aşağılayan ve hor gören bir milliyetçilik anlayışı değildir.</p>
<p><strong>Cumhuriyet’le başlayan devrimler Milli Türk Devrimleri’dir.</strong></p>
<p><strong>29 Ekim 2011</strong>’de gelinen nokta ise Cumhuriyet Bayramı resmi geçitlerinin <strong>deprem bahanesiyle</strong>kaldırılmasıdır. Karşıdevrimci güçler bu hamleyle <strong>bölünme anayasasına</strong> karşı oluşacak tepkinin derinliğini ölçmeye çalışmaktadırlar.</p>
<p>İşte bu noktada<strong> Kemalist Devrim</strong>’in yeniden ihya ve inşası için milli şuraların toplanması ve uyuşturulan toplumun kendi kişiliğine döndürülmesi tarihi bir görev olarak bizleri beklemektedir.</p>
<p>Sözü <strong>Mustafa Kemal</strong>’e bırakalım.<strong> “Türk ulusunun düzenini bozmaya yönelen çabalar boğulmaya mahkûmdur. Büyük Türk ulusu, kendisinin ve vatanının yüksek çıkarları aleyhine çalışmak isteyen bozguncu, alçak, yurtsuz ve ulussuz beyinlerin gizli ve kirli emellerini anlamayacak ve onlara hoşgörü gösterecek bir ulus değildir.”</strong></p>
<p><strong>Emperyalizm, her türlü aracı kullanarak ulusların bilincini bulandırarak onları oluşturan etnik ve dini ayrılıklar üzerinden parçalamak bölmek için çalışmaktadır. </strong>Dünyada egemenliğini ve sömürüsünü sürdürmenin yolu budur.</p>
<p>Ülkemizin içine düşürüldüğü açmazdan çıkış yolu her ilde şuralar toplayarak yeniden tam bağımsız Türkiye mücadelesini sürdürmektir. Burada her türlü etnik, dini ve siyasi ayrılıkları öteleyerek milleti birleştirmek esastır. Gelinen noktada a partisi, b partisi, c partisi vb yaklaşımlar en büyük taktik ve stratejik hata olur ve istenen birlik sağlanamaz.</p>
<p>Gelinen noktada mesele futbol takımı tutar gibi parti fanatikliği değildir. Siyaset yapabilmenin ortak düzlemi vatanın birliği, Cumhuriyet’in ve ulus devletin varlığıdır. Siyaset <strong>“Ver şu kaşığı bir de ben öleyim”, “Benim grubum baş olsunda…”, “Hele ben şurada bir baş olayım da nasip belediye meclisi üyesi veya il genel meclisi üyesi mi olurum, ah bir milletvekili olsam…”</strong>ihtiraslarıyla yanma tutuşma değildir. Altını çizerek söylemeliyim ki bu ve benzeri takıntılar milleti siyasette soğutmuş, rant peşinde koşan kifayetsiz muhterisler ayrıkotları gibi her türlü yapıyı sarmıştır. Bu hastalıklı yapıda iki ana tür vardır.<strong> “Ben bir şey olayım”</strong> diyenler ile <strong>“Ben bir yapayım”</strong> diyenlerdir. Bir şey olma derdinde olanlar için her türlü birliktelik geçerlidir. Onların vatanı şahsi çıkarlarıdır. Bir şey yapmak için yola çıkanlar ise <strong>“kötü para iyi parayı kovar” </strong>kuralı gereği ötelenmektedirler.  Bu hastalıklı yapı milleti her türlü etnik, dini ve siyasi ayrılıkları öteleyerek birleştirmenin de en büyük engelidir.<br />
Ayrıca;</p>
<p>a) Milleti kim birleştirecek?</p>
<p>b) Biz yazdık, söyledik millet kendi birleşsin gibi soru ve anlayışlar aşılmak zorundadır. Hiçbir toplum salt lafla ve yazıyla birleşemez, ona önderlik edecek yapılar tarihin çarklarını ileri doğru çeviriler.<br />
Türk devrim süreci bu soru ve anlayışların yanıtları ile oluşmuş bir birikimdir. İlk işaret fişeğini atacak olanlar aydınlardır ki bu hep böyle olmuştur. Aydın tanımı her yaştan genç ve genç kalanları içeren bir yelpazedir.</p>
<p>Aydının görevi, uzaya gönderilen bir uydunun yerçekiminden kurtulup onu yörüngeye oturtması için eklenen parçaya benzer. Toplum gerekli ivmeyi kazandıktan sonra aydın oluşacak sapmaları öngörmek ve uyarmakla görevine devam edecektir.</p>
<p>Bugün her ilde yerel önderler parti, sendika ve demokratik kitle örgütleriyle görüşerek temsilciler seçmeli ve seçilenler Ankara’da bir araya gelerek tam bağımsız Türkiye mücadelesi yaşamsal bir ivme kazanarak <strong>Kemalist Devrim’</strong>in ihyası ve inşası sağlanmalıdır.</p>
<p>Bu bir <strong>Cumhuriyet meclisidir.</strong> Türkiye’nin anayasa dayatmasıyla <strong>bölünmesine cepheden karşı çıkılarak ulus devletin parçalanması önlenmelidir.</strong></p>
<p>Çağımızda ulus devletlerin baş düşmanı emperyalizm ve onun işbirlikçileridir. Bu mücadelede<strong>Mustafa Kemal</strong>’in ilkeleri devrimin yolunu aydınlatan en güçlü ışıktır. Her türlü etnik, dini, siyasi ayrılıkları öteleyerek milleti tam bağımsız Türkiye, <strong>“Ya İstiklâl, Ya Ölüm” </strong>şiarıyla birleştirmek ve<strong>Kemalist Devrim’i yeniden hayata geçirmek…</strong></p>
<p><strong>GAZANFER ERYÜKSEL</strong></p>
<strong>Arama Terimleri:</strong><ul><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/her-turlu-ayriliklari-oteleyerek-milleti-birlestirmek" title="türk polis araçları">türk polis araçları</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/her-turlu-ayriliklari-oteleyerek-milleti-birlestirmek" title="atatürk resimler">atatürk resimler</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/her-turlu-ayriliklari-oteleyerek-milleti-birlestirmek" title="kemali̇st !!!!! son nefesime kadar ulu önderim mustafa kemal atatürk\ün">kemali̇st !!!!! son nefesime kadar ulu önderim mustafa kemal atatürk\ün</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/her-turlu-ayriliklari-oteleyerek-milleti-birlestirmek" title="kemalist gençler">kemalist gençler</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/her-turlu-ayriliklari-oteleyerek-milleti-birlestirmek" title="türk milleti">türk milleti</a></li></ul><div  class="related_post_title"><strong>Benzer Başlıklar</strong></div><ul class="related_post"><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/yurttas-cumhuriyete-sahip-cikti" title="Yurttaş Cumhuriyet&#8217;e sahip çıktı">Yurttaş Cumhuriyet&#8217;e sahip çıktı</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/saat-0905-yurtta-hayat-durdu" title="Saat 09:05 yurtta hayat durdu">Saat 09:05 yurtta hayat durdu</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/cumhuriyetimizi-bugun-kurduk" title="Cumhuriyetimizi Bugün Kurduk!">Cumhuriyetimizi Bugün Kurduk!</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturkun-30-agustos-1924-tarihli-konusmasi" title="Atatürk&#8217;ün 30 Ağustos 1924 Tarihli Konuşması">Atatürk&#8217;ün 30 Ağustos 1924 Tarihli Konuşması</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/bir-onur-savasinin-da-sonucuydu-cumhuriyet" title="Bir ‘Onur’ Savaşının da Sonucuydu Cumhuriyet!">Bir ‘Onur’ Savaşının da Sonucuydu Cumhuriyet!</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kemalistgencler.com/her-turlu-ayriliklari-oteleyerek-milleti-birlestirmek/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dersim ve Acıyı Bal Eylemek</title>
		<link>http://www.kemalistgencler.com/dersim-ve-aciyi-bal-eylemek</link>
		<comments>http://www.kemalistgencler.com/dersim-ve-aciyi-bal-eylemek#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Dec 2011 12:03:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemalist Gençler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[alevi]]></category>
		<category><![CDATA[aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[dersim]]></category>
		<category><![CDATA[dersim isyanı]]></category>
		<category><![CDATA[laik]]></category>
		<category><![CDATA[laik cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Laiklik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kemalistgencler.com/?p=4838</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" title="Dersim ve Acıyı Bal Eylemek - Alev COŞKUN" src="http://www.hakimiyetimilliye.org/thumbnail.php?file=2Siyaset/dersim_489820756.jpg&#38;size=article_medium" alt="" width="250" height="200" />Dersimli, CHP’nin yanında değil, laik Cumhuriyetin yanında yer almaktadır. Yüzyılların acıları ile yoğrulmuş olan Alevilik düşüncesi, Dersimliyi doğal olarak laik ilkelerin ve Cumhuriyet rejiminin yanında yer almaya yönlendirmiştir. Bu konu, onlar için yaşamsal önemdedir.

Geçen hafta Dersim olayları gündemin birinci maddesine oturdu. Siyasiler konuştu, birçok gazeteci ve TV yorumcusu konuyu ele alıp çözümlemeler yaptı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" class="alignleft" title="Dersim ve Acıyı Bal Eylemek - Alev COŞKUN" src="http://www.hakimiyetimilliye.org/thumbnail.php?file=2Siyaset/dersim_489820756.jpg&amp;size=article_medium" alt="" width="299" height="243" />Dersimli, CHP’nin yanında değil, laik Cumhuriyetin yanında yer almaktadır. Yüzyılların acıları ile yoğrulmuş olan Alevilik düşüncesi, Dersimliyi doğal olarak laik ilkelerin ve Cumhuriyet rejiminin yanında yer almaya yönlendirmiştir. Bu konu, onlar için yaşamsal önemdedir.</p>
<p><span id="more-4838"></span></p>
<p>Geçen hafta Dersim olayları gündemin birinci maddesine oturdu. Siyasiler konuştu, birçok gazeteci ve TV yorumcusu konuyu ele alıp çözümlemeler yaptı.</p>
<p>70-80 yıl önceki sosyolojik ve toplumsal olay, 2011’in, yani 21. yüzyılın koşulları çerçevesinde değerlendirmeye alındı.</p>
<p>Öncelikle konunun açılması, ele alınması, konuşulması, tartışılması kuşkusuz çok önemlidir ve olumludur.</p>
<p>Ancak çok sakıncalı bir durum, adeta Dersim olayı üzerinden ırk ve mezhep ayrımcılığı yapılıyor izleniminin ortaya çıkmasıdır.</p>
<p>Sosyolojik yönleri ağır basan bir toplumsal olayla yüz yüzeyiz. Bir yanda bir ulusdevlet inşası, öte yanda etkinliklerinin sürmesini isteyen feodal beylerin tutkuları söz konusudur. Bu nedenle konu ağırlıklı olarak tarihçilerin ve toplumbilimcilerin yoğunlaşacakları bir alandır.</p>
<p>Dünyanın dört bir yanında, parlamentolar Ermeni sorunu konusunda siyasal kararlar alırlarken “Bu konu tarihi bir konudur, siyasete karıştırmayın” diyoruz. Şimdi de ırk ve mezhep yönlerinden “istismara” açık bir konuda, siyasi partilerin etki ve egemenliğine açık bir Meclis inceleme komisyonu istiyoruz. Bu doğru bir yöntem değildir, adaletli de olmaz.</p>
<p>Bu konuda, olayları derinlemesine incelemiş olan, Dersimli yansız tarihçilerin bulguları özet olarak şöyledir:</p>
<p>• Dersim olayı, feodal yapının korunmasını isteyen aşiret beyleri ile yeni kurulan Cumhuriyetin merkezi hükümeti arasındaki güç çatışmasından doğmuştur.</p>
<p>• Bu karşı çıkışta, temel olarak 50 aşiretten sadece 6 aşiret aktif rol almış, diğerleri karşı çıkışa katılmamışlardır.</p>
<p>• Son tahlilde, özellikle 1938’de merkezi hükümet otoritesi orantısız güç kullanmıştır.</p>
<p>Buraya kadar yazdıklarımızdan yalnış bir değerlendirme çıkarılmamalıdır. Bu satırların yazarı Dersim olayındaki orantısız güç kullanımını asla uygun görmemektedir.</p>
<p>Bu konuda devlet geleneklerine ve devlet saygınlığına uyacak usuller içinde özür dilenmeli ve mağduriyetler devlet ciddiyeti çerçevesinde giderilmelidir.</p>
<p>70-80 yıl önceki bu sosyolojik olay sonrası Dersimlinin tutumu beni yıllarca etkilemiştir. Dersimli bu feci olaylardan sonra, konuyu genel olarak iç benliğine gömmüştür.</p>
<p>Devlete karşı kin tutmamıştır. Yüzyıllara dayalı “Acıyı bal eyledik” sözü Dersim olayına da uyarlanmıştır.</p>
<p>Bir de bu tartışmalarda incitici ve olumsuz bir yan ağır basmaya başladı. Bu da bu olay üzerinden Alevi düşünce sisteminin yargılanmak istenmesidir.</p>
<p>Gerek yandaş basın, gerek TV’lerde; “Mademki CHP hükümeti Dersim’e böylesi bir askeri harekât yapmıştı, neden Dersimliler ve Aleviler hâlâ CHP’ye oy veriyorlar?”&#8230; Bu temele dayanarak Alevi kitlesi sorgulanmaya çalışılıyor.</p>
<p>Anlaşılmayan nokta şurasıdır:</p>
<p>Dersimli, CHP’nin yanında değil, laik Cumhuriyetin yanında yer almaktadır. Yüzyılların acıları ile yoğrulmuş olan Alevilik düşüncesi, Dersimliyi doğal olarak laik ilkelerin ve Cumhuriyet rejiminin yanında yer almaya yönlendirmiştir. Bu konu, onlar için yaşamsal önemdedir.</p>
<p>Eğer bugünkü koşullarda, daha etkin, daha ilerici, daha aydınlanmacı, daha eşitlikçi ve özgürlükçü, emekten yana ve hepsinden önemlisi, gerçek olarak laik düşünceye bağlı güçlü bir parti çıkarsa Dersimli ve Aleviler o partiye yönelirler. Ama bu olmazsa tutum ve tavırlarını değiştirmezler.</p>
<p>Dersim olayı oy kaygıları için daha fazla kaşınmamalıdır. İhtiyar bir bilge Dersimli TV’de çok bilgece bir söz söyledi:</p>
<p>“Biz bu acıyı yıllardır kapatmıştık, acıyı bal eylemiştik&#8230;”</p>
<p><strong>Alev COŞKUN</strong></p>
<strong>Arama Terimleri:</strong><ul><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/dersim-ve-aciyi-bal-eylemek" title="dersim isyanı">dersim isyanı</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/dersim-ve-aciyi-bal-eylemek" title="kemalist alevi">kemalist alevi</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/dersim-ve-aciyi-bal-eylemek" title="dersim isyanları ve atatürk">dersim isyanları ve atatürk</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/dersim-ve-aciyi-bal-eylemek" title="dersim isyanı ve atatürk chp">dersim isyanı ve atatürk chp</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/dersim-ve-aciyi-bal-eylemek" title="dersim isyanı milliyetçi">dersim isyanı milliyetçi</a></li></ul><div  class="related_post_title"><strong>Benzer Başlıklar</strong></div><ul class="related_post"><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/cemevleri-ibadethane-kabul-edilsin" title="&#8220;Cemevleri ibadethane kabul edilsin&#8221;">&#8220;Cemevleri ibadethane kabul edilsin&#8221;</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/devrim-yasak-evrim-sakincali-doneklik-yararlidir-azgelismis-demokrasimizde" title="Devrim Yasak, Evrim Sakıncalı, Döneklik Yararlıdır Azgelişmiş Demokrasimizde ">Devrim Yasak, Evrim Sakıncalı, Döneklik Yararlıdır Azgelişmiş Demokrasimizde </a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/seriatci-takim-nicin-ataturku-unutturmak-istiyor" title="Şeriatçı takım niçin Atatürk&#8217;ü unutturmak istiyor?">Şeriatçı takım niçin Atatürk&#8217;ü unutturmak istiyor?</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/arsivi-actik-iste-dersim-rakamlari-gokce-firat" title="Arşivi açtık: İşte Dersim rakamları &#8211; Gökçe Fırat">Arşivi açtık: İşte Dersim rakamları &#8211; Gökçe Fırat</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/yilmaz-ozdilden-dersim-belgesi" title="Yılmaz Özdil&#8217;den &#8216;Dersim&#8217; belgesi">Yılmaz Özdil&#8217;den &#8216;Dersim&#8217; belgesi</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kemalistgencler.com/dersim-ve-aciyi-bal-eylemek/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;e Saldırmak, Cumhuriyet&#8217;e Saldırmak Demektir!</title>
		<link>http://www.kemalistgencler.com/ataturke-saldirmak-cumhuriyete-saldirmak-demektir</link>
		<comments>http://www.kemalistgencler.com/ataturke-saldirmak-cumhuriyete-saldirmak-demektir#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Nov 2011 09:31:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemalist Gençler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[devrim]]></category>
		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>
		<category><![CDATA[saldırmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kemalistgencler.com/?p=4736</guid>
		<description><![CDATA[<img class="alignleft" title="ATATÜRK’E SALDIRMAK, CUMHURİYETE SALDIRMAK DEMEKTİR…" src="http://www.ataturkhayati.com/wp-content/uploads/ataturk-cumhuriyet.jpg" alt="" width="250" height="200" />Feodal toplumdan kapitalist topluma geçiş, kapitalist toplumdan sosyalist topluma geçiş devrimle olur.

Yurdumuzda da hilâfet ve saltanat toplumundan cumhuriyet toplumuna geçiş devrimle gerçekleşmiştir.

1923 Devrimi, tarihimizin önemli bir dönüm noktası, bir kilometre taşıdır.

İkinci cumhuriyetçiler, işbirlikçi neoliberaller, siyasal İslamcılar ve etnik bölücüler Mustafa Kemal’i ulusal kurtuluşçu, antiemperyalist saymasalar da o, tüm dünyanın örnek aldığı yüce bir devrimcidir. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" class="aligncenter" title="ATATÜRK’E SALDIRMAK, CUMHURİYETE SALDIRMAK DEMEKTİR…" src="http://www.ataturkhayati.com/wp-content/uploads/ataturk-cumhuriyet.jpg" alt="" width="500" height="330" /></strong></p>
<p><span id="more-4736"></span></p>
<p>Feodal toplumdan kapitalist topluma geçiş, kapitalist toplumdan sosyalist topluma geçiş devrimle olur.</p>
<p><strong>Yurdumuzda da hilâfet ve saltanat toplumundan cumhuriyet toplumuna geçiş devrimle gerçekleşmiştir.</strong></p>
<p>1923 Devrimi, tarihimizin önemli bir dönüm noktası, bir kilometre taşıdır.</p>
<p><strong>İkinci cumhuriyetçiler, işbirlikçi neoliberaller, siyasal İslamcılar ve etnik bölücüler Mustafa Kemal’i ulusal kurtuluşçu, antiemperyalist saymasalar da o, tüm dünyanın örnek aldığı yüce bir devrimcidir. Hem de teori ve pratiği en güzel bir biçimde kaynaştırıp bütünleştirerek yaşama geçiren bir devrim ustasıdır.</strong></p>
<p><strong>Sömürgeciliğe karşı kurtuluş savaşlarını yeryüzünde başlatan ilk komutandır.</strong></p>
<p><strong>Yakup Kadri Karaosmanoğlu</strong>, 10 Ekim 1962 günü, Robert Koleji Mühendislik Mektebi, Öğrenci Birliğinde şu konuşmayı yapmıştı:</p>
<p><em>“…Etrafı bir demir çemberle kuşatılmış viran ve perişan bir ülkede, yüzyıllardan beri durmadan kovalanan, durmadan tekmelenen yılgın ve avare bir sürünün arasında, içeriden dışarıdan, sövüle sayıla, itile kakıla ve o yara, o milli gurur yarası bağrımızın içinde damla damla kanayarak sürünmek, sürünmek… İşte bizim neslin dünya realitelerine ilk temasından olgunluk çağına ayak basıncaya kadar geçirdiği ömür bu olmuştur.</em></p>
<p><em>Atatürk de bu nesildendi ve dışarının zorbalığına, içerinin zilletine (aşağılanma) karşılık isyan bayrağını açtığı güne kadar bu acı hayat şartları içinde didinerek, çırpınarak yaşamıştır…”<br />
</em><br />
Bu aşağılanmayı, ezikliği yüreğinin derinliklerinde duyan Mustafa Kemal, daha öğrencilik yıllarında kurtuluş yollarını aramaya başladı. Planlar yaptı. Askerlik yaşamında, “<em>Dışarının zorbalığına, içerinin zilletine karşı isyan bayrağını</em>” “<em>ya istiklal, ya ölüm</em>” parolası ile birlikte açtı. Bu inançla yola çıktı. Onun tek hedefi ülkesini bağımsızlığa kavuşturmaktı. “<em>Bağımsızlık benim karakterimdir</em>” demişti.</p>
<p>Onun ölümünden sonra, ona en büyük ihanet, dış politikada yapıldı. Mandacılık hastalığından kendilerini kurtaramayan Batı hayranı işbirlikçiler, bağımsızlığımızdan ödünler vererek, ülkeyi adım adım yarı bağımlı bir duruma getirdiler. Atatürk’ün başı dik, onurlu, <strong>“<em>İstiklal-i Tam</em>”</strong> (tam bağımsız) politikasını terk ettiler.</p>
<p>Bunun ilk belirtileri İnönü döneminde ortaya çıktı. <strong>Atatürk’ün etkin görev vermediği, kızağa çektiği kişiler <em>“İade-i itibar”</em> (itibar iadesi), <em>“uzlaşma, kaynaşma” </em>bahanesi ile (bugün olduğu gibi) önemli mevkilere getirildi.</strong> Örneğin, İstiklal Mahkemesinin hakkında mahkûmiyet kararı bulunan <strong>Rauf Orbay</strong> 22 Ekim 1939’daki ara seçimlerde milletvekili yapıldı<strong>. Ama Mustafa Kemal’in yakın çevresinden olan Cevat Abbas Gürer, Tevfik Rüştü Aras, Şükrü Kaya, Kılıç Ali, Hüsrev Gerede, Naşit Hakkı Uluğ ve birçoklarına ise hiç görev verilmedi. </strong><strong>O sıralar el üstünde tutulan Amerikan yanlısı Halide Edip Adıvar ve Ali Fuat Cebesoy’un Bayar’larla, Menderes’lerle birlikte DP listesinden Meclise girmeleri ise gerçekleri tüm açıklığı ile ortaya koymaktadır.</strong></p>
<p>Bu değişimle birlikte, Atatürk’ün, gözünün bebeği gibi koruduğu bağımsızlık ilkesi yara aldı. <strong>12 Temmuz 1947 yılında ilk Türk Amerikan ikili antlaşması yapıldı. </strong>Bu antlaşma çerçevesinde ABD, Türkiye’ye askeri yardım yapmaya başladı. 1951 yılından sonra bu ilişkiler “<em>Ortak Savunma Program</em>ı” adı altında yürütüldü. Daha sonra da DP, CHP oyları ile ülkemiz NATO’ya katıldı. Böylece Türkiye <em>”Küçük Amerika(!)”</em> sürecine girmiş oldu.</p>
<p><strong>Oysa Mustafa Kemal Atatürk ölünceye dek Batılı ittifaklardan uzak durmuştu.</strong></p>
<p><strong>Bu yeni siyasal ilişkilerden sonra emperyalizme teslimiyetçilik dönemi yeniden hortladı ve Atatürk’ün<em> “Kendi gücüne dayanarak kalkınmayı gerçekleştirme” </em>yöntemi bir kenara atıldı. Gidiş o gidiş…</strong></p>
<p><strong>1950’lerden günümüze değin siyasal iktidarlar “emperyalizm” sözcüğünü ağızlarına almadılar. Onunla dostça geçindiler. Sanki ülkemizde bir “<em>Kurtuluş Savaşı</em>” hiç yaşanmamıştı. Sanki Batılı emperyalistler yurdumuzu hiç işgal etmemişlerdi.</strong></p>
<p>Yeni dış politikanın rüzgârıyla Menderes hükümeti, Cezayir’in “bağımsızlık mücadelesine bile karşı çıkmış, ABD’nin yanında Kore Savaşına katılmıştı. Daha sonraları ise bu emperyalizm yanlısı tavırları nedeni ile Türkiye, (Bugün olduğu gibi)Üçüncü Dünya ülkeleri arasında değer yitirmiş, Kıbrıs sorununda onu yalnız bırakmışlardı.</p>
<p><strong>Bu siyasal işbirlikçi gelenek, AKP döneminde tüm hızıyla sürdürüldü. İktidar ABD’nin Irak, Afganistan, Libya işgallerini alkışladı. Onun “stratejik ortağı” oldu. Atatürk’ün “<em>mazlum ülkelerle dayanışma</em>” politikasını terk etti.<br />
</strong><br />
<strong>Bugün, dış politikamız tümüyle ABD, AB yanlısı politik bir çizgide yürütülmektedir. Siyasal bağımsızlığımız ipotek altına alınmıştır. Yönetim acz içerisindedir, çaresizdir. Kapalı kapılar arkasında terörist çapulcularla ülkeyi bölme planları yapmaktadır.</strong></p>
<p>1950’lerde başlayan bu karşı devrim süreci, günümüzde de tüm hızıyla sürmektedir. Yine o yıllardan ülkemize miras kalan emperyalizme hizmet, işbirlikçilik, AKP iktidarında, emir kulluğuna, kurşun askerliğe dönüşmüştür. Osmanlının son dönemlerinde olduğu gibi, ipin ucu emperyalizmin eline geçmiştir.</p>
<p>Şu artık tartışılmaz bir gerçektir ki, böyle kozmopolit, yoz ortamlarda ihanet ustası hainler, yalakalar, işbirlikçiler hızla çoğalırlar. Yerli ve yabancı efendilerine hizmet etmek, yaranmak, köşe kapmak, kese doldurmak için çeşitli soytarılıklar yaparlar. Ulusal liderlere ve kültürel değerlere saldırırlar. Çağ açmış, çağ kapamış, insanlığa hizmet etmiş öncüleri kötülerler, küçümserler, yargılamaya kalkarlar.</p>
<p><strong>Kimdir bunlar?</strong></p>
<p>Bunlar, Atatürk’ten rahatsız olanlardır… Yani,</p>
<p><strong>a-Din devleti kurmak isteyenler, b-Emperyalistler, c-Etnik bölücüler, d-Emperyalizmin gönüllü savunucuları neoliberaller, liboşlar, İkinci Cumhuriyetçiler…</strong></p>
<p><strong>İçinde yaşadığımız bugünkü ihanet ortamında, Atatürk’ün tırnağı bile olamayacak iki paralık kişiler onu şimdi <em>“diktatörlükle” </em>suçluyorlar. Türkiye Cumhuriyetine saldırıyorlar. Şeriatçılara arka çıkıyorlar.</strong></p>
<p><strong>Bunlar, kökleri Özal’lı yıllara değin uzanan yeni yetme bir işbirlikçi liberal aydın sürüsüdür.<em>“Neoliberal”</em> ya da <em>“liboş”</em> diye adlandırdığımız bu yeni takım, AKP’nin iktidarı ele geçirmesinden sonra iyice etkin bir konuma geçti… </strong>Basında, televizyonlarda, toplantılarda, siyasi kuruluşlarda çok sık görülmeye başladılar. O kadar çoğaldılar ki hangi yana baksan, hangi taşı kaldırsan altından bu yeni mandacılar çıkıyor. Soygundan, talandan pay almak isteyen politikacı, iş adamı, gazeteci, profesör ve solcu eskisi bu takımın içerisine demir attı.</p>
<p><strong>Bunların arasında 1960’lı – 70’li yılların “<em>keskin devrimcileri</em>” de var.</strong></p>
<p>Yol göstericileri, kılavuzları ise emperyalizmin tescilli teorisyenleri… Fuller’ler, Eric Edelman’lar… vb.</p>
<p>Recep Tayyip Erdoğan’dan icazetli (onaylı), demokrasi, özgürlük âşıklarına (!) şimdi soruyorum:<em>“Yüzyılın en büyük nitelikli dolandırıcılık”</em> davası olarak Alman basınının tüm dünyaya tanıttığı<strong>“Deniz Feneri”nin sanıkları 3 ay gibi kısa bir sürede serbest bırakılırken; delilsiz, kanıtsız, suçsuz günahsız kişilerin 4 yıldan beri, dört duvar arasında alıkonulması diktatörlüğün, faşizmin Allah’ı değil midir?</strong></p>
<p>Peki, Deniz Feneri savcılarının görevden uzaklaştırılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Ya Hükümetin aylardan beri TBMM’sini saf dışı ederek, ülkeyi kararnamelerle yönetmesini…<br />
<strong><br />
Ey demokrasi ve özgürlük tutkunları (!), ey Atatürk’ün yeminli düşmanları, neden bu konularda tek sözcük söylemiyorsunuz? Neden söyleyemiyorsunuz.<br />
</strong><br />
<strong>Nereye kaçtı diliniz?</strong></p>
<p>Sizin demokrasi, insan hakları, özgürlük, adalet (!) duygularınız Atatürk’e gelince mi şahlanıyor ancak?</p>
<p><strong>Ali Eralp<br />
İLK KURŞUN</strong></p>
<strong>Arama Terimleri:</strong><ul><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturke-saldirmak-cumhuriyete-saldirmak-demektir" title="atatürk ve cumhuriyet">atatürk ve cumhuriyet</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturke-saldirmak-cumhuriyete-saldirmak-demektir" title="atatürk ve cumhuriyetçilik">atatürk ve cumhuriyetçilik</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturke-saldirmak-cumhuriyete-saldirmak-demektir" title="atatürk\e saldirmak cumhuriyete saldirmak demektir…ali eralp">atatürk\e saldirmak cumhuriyete saldirmak demektir…ali eralp</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturke-saldirmak-cumhuriyete-saldirmak-demektir" title="atatrük resimleri">atatrük resimleri</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturke-saldirmak-cumhuriyete-saldirmak-demektir" title="atatürk">atatürk</a></li></ul><div  class="related_post_title"><strong>Benzer Başlıklar</strong></div><ul class="related_post"><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/seriatci-takim-nicin-ataturku-unutturmak-istiyor" title="Şeriatçı takım niçin Atatürk&#8217;ü unutturmak istiyor?">Şeriatçı takım niçin Atatürk&#8217;ü unutturmak istiyor?</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/devrim-yasak-evrim-sakincali-doneklik-yararlidir-azgelismis-demokrasimizde" title="Devrim Yasak, Evrim Sakıncalı, Döneklik Yararlıdır Azgelişmiş Demokrasimizde ">Devrim Yasak, Evrim Sakıncalı, Döneklik Yararlıdır Azgelişmiş Demokrasimizde </a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/yol-gostericimiz-mustafa-kemal" title="Yol Göstericimiz: Mustafa Kemal">Yol Göstericimiz: Mustafa Kemal</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/yurttas-atasina-kostu" title="Yurttaş Ata&#8217;sına koştu">Yurttaş Ata&#8217;sına koştu</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturk-ve-cumhuriyet-mucizesinin-bilancosu" title="Atatürk ve Cumhuriyet Mucizesinin Bilançosu">Atatürk ve Cumhuriyet Mucizesinin Bilançosu</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kemalistgencler.com/ataturke-saldirmak-cumhuriyete-saldirmak-demektir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

