<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kemalist Gençler &#187; atatürkçülük</title>
	<atom:link href="http://www.kemalistgencler.com/etiket/ataturkculuk/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kemalistgencler.com</link>
	<description>Kemalist</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 14:54:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Atatürkçülük, Partisi İçinde Azınlıktaydı!</title>
		<link>http://www.kemalistgencler.com/ataturkculuk-partisi-icinde-azinliktaydi</link>
		<comments>http://www.kemalistgencler.com/ataturkculuk-partisi-icinde-azinliktaydi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 May 2011 10:38:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemalist Gençler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>
		<category><![CDATA[attila ilhan]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kemalistgencler.com/?p=4200</guid>
		<description><![CDATA[<img alt="" src="http://i1105.hizliresim.com/2011/5/25/4038.jpg" title="Atatürkçülük, Partisi İçinde Azınlıktaydı!" class="alignleft" width="250" height="200" />Gâzi ‘nin ‘Halk Fırkası’ (CHP) , onun hayâlindeki -belki ‘yüz yıl sürecek’- çetin bir ‘Ulusal Demokratik Devrim ‘in, ‘organı’; ‘bizzat’ tasarladığı üç – Vatan, Maarif, Sa’y- ‘Misâk-ı Millî ‘nin uygulayıcısı, bir ‘örgüt’tü; öyle bir örgüt ki lideri, tarih önünde sorumluluğunu yüklendiği ‘inkılâbı’ ;, şöyle târif etmektedir: ”… Bu inkılâp, kelimenin vehleten ifâde ettiği ‘ihtilâl’ kelimesinden başka, çok daha vâsi bir tahavvülü ifâde etmektedir.” Halbuki Fâlih Rıfkı bey, Gâzi ‘nin, bu tarihî misyonu üstlenecek örgüt içindeki yalnızlığını, bakar mısınız nasıl anlatıyor...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" class="aligncenter" title="Atatürkçülük, Partisi İçinde Azınlıktaydı!" src="http://i1105.hizliresim.com/2011/5/25/4038.jpg" alt="" width="320" height="227" /></p>
<p><span id="more-4200"></span></p>
<p><strong>Attila İLHAN</strong></p>
<p>Gâzi ‘nin ‘Halk Fırkası’ (CHP) , onun hayâlindeki -belki ‘yüz yıl sürecek’- çetin bir ‘Ulusal Demokratik Devrim ‘in, ‘organı’; ‘bizzat’ tasarladığı üç – Vatan, Maarif, Sa’y- ‘Misâk-ı Millî ‘nin uygulayıcısı, bir ‘örgüt’tü; öyle bir örgüt ki lideri, tarih önünde sorumluluğunu yüklendiği ‘inkılâbı’ ;, şöyle târif etmektedir: ”… Bu inkılâp, kelimenin vehleten ifâde ettiği ‘ihtilâl’ kelimesinden başka, çok daha vâsi bir tahavvülü ifâde etmektedir.” Halbuki Fâlih Rıfkı bey, Gâzi ‘nin, bu tarihî misyonu üstlenecek örgüt içindeki yalnızlığını, bakar mısınız nasıl anlatıyor:</p>
<p><em>”… Atatürk ileri atılışlarında daima, statükocu, el altından sinsi sinsi baltalayıcı, Tanzimat bürokratlarının pasif dayatışına uğramıştır. (Buraya dikkat!) Gerçekte, Atatürk partisi millet içinde değil; Atatürkçülük dediğimiz her şey, kendi partisi içinde azınlıkta idi. Ölümünden sonra parti güdümü, bu inançsızların eline geçti…”</em> (Bkz. Çankaya)</p>
<p>İsmet Paşa ne diyor?..</p>
<p>Evet töhmet, doğrudan İsmet Paşa ‘ya yöneltilmiştir; bunda kuşku yok, zira aynı Fâlih Rıfkı bey , aynı eserinde, ondan söz ederken de sözünü sakınmıyor:</p>
<p><em>”… İsmet bey, hiçbir zaman ‘devrimci’ olmamıştır. İlk gençliğinden beri, tanışma fırsatı bulduğu insanlarla, kendisini saydıran ve sevdiren bir ‘vazife’ adamı idi. O bir ‘düzen’ adamıdır, ‘hiyerarşi’ adamıdır. (Buraya dikkat!) İleri bir ‘Tanzimatçı’dır!”</em></p>
<p>Fakat asıl şaşırtıcı, -hatta vahim- olan; İsmet Paşa ‘nın, Hatıraları ‘nda; Halk Fırkası ‘na karşı, Terakkiperver Fırka ‘yı kurmuş eski silah arkadaşlarıyla, mukayesesini yaparken; dolaylı da olsa, Fâlih Rıfkı bey‘i haklı çıkarması:</p>
<p><em>”… Terakkiperver erkânı (Ali Fuat, Karabekir Kâzım ve Refet Paşalar ile Rauf Orbay) ‘reformcu’ kimselerdi ama, ‘Osmanlı reformcusu’ idiler; (buraya dikkat) ben dahil hiçbirimiz, reformculukta Atatürk metotlarını daha evvel görmüş, düşünmüş, benimsemiş değiliz. (Düpedüz ‘Atatürkçü değiliz’ demiyor mu?) Atatürk metotları meydana çıkınca, ben sükûnetle vaziyeti mütâlaa ederek, hâlin, zamanın tedbirleridir diye düşünmüşümdür. Atatürk’le konuşmalarımızda, ‘yapılabilirse, bu şimdi yapılır’ dediği zaman, benim inanmam, ötekilerin korkması: farkımız bundan geliyor…”</em> (Hatıralar, Cilt II. s. 204.)</p>
<p>Gerçekte bu kadarı bile, Gâzi ‘nin tasarladığı o ‘İhtilâlden çok daha vâsi tahavvülat’ için, fırka’nın da, lider kadrosunun da, koşulların da yeterince elverişli olmadığını göstermeye yeter, ama; isterseniz ‘İnkılâb’ ın nasıl ‘değerlendirildiğini’ bir de Sol ‘dan, iki ‘Kadrocu’ nun kaleminden görelim: günümüzdeki bazı ‘Halkçılar’ ın, içine düştükleri ‘ofsayt mesâfesini’ gösterecektir.</p>
<p><strong>‘Millî inkılâp’ mı, ‘millî müdafaa’ mı?</strong></p>
<p>Yakup Kadri bey yazıyor: <em>”… Batı demokrasilerinin bu avâre hayranları değil midir ki bizim çocukluğumuzda, dışardan bize ‘hürriyet’ getirecek Düvel-i Muazzama gemilerini, bütün Akdeniz ufuklarında gözleyip dururlardı. (Buraya dikkat!) O zaman Avrupa’ya kaçmak bize, en büyük cesaret ve kahramanlık hadisesi gibi görünürdü; ömürlerinde bir defa Avrupa’ya kaçmamış olan fikir adamlarının ne sözüne, ne özüne itibar edilirdi…”</em></p>
<p><em>”… Onun içindir ki bir Türk kumandanı, bir Türk inkılâpçısı; ilk defa olarak 1919 senesinde bir hak ve adalet prensibini müdafaa için Avrupa’ya başvuracak yerde, bir Türk vapuruna binip Anadolu’ya geçtiği vakit, herkesin parmağı ağzında kalmıştı. Bu Türk inkılâpçısı yalnız Avrupa’ya gidecek yerde, Anadolu’ya geçmekle kalmıyor, (buraya dikkat!) ilk defa olarak Avrupa’dan, Avrupa’nın bütün hüküm ve nüfuzundan sıyrılıp, kendi milletinin kucağına sığınıyordu…”</em></p>
<p>Yadırganan besbelli bu, zira yapılan gerçek manasıyla anlaşılmamış, onu kendi çıkarlarına ve mantıklarına göre değerlendirmişler; bunu da, Şevket Süreyya bey ‘in kaleminden öğreneceğiz:</p>
<p><em>”… Millet meclisi saflarında yer almış kalabalık bir insan grubu vardı ki, onlar için ‘Millî Hareket’, 9 Eylül 1922′de gâyesine varmış, düşman topraklarımızdan çıkarılmış ve dava sona ermişti; (buraya dikkat!) çünkü onlar için girişilmiş iş, bir ‘Millî İnkılâp’ değil, sadece ‘Millî Müdafaa’ idi, bu müdafaa da istenilen meyveleri vermişti. Bundan sonra, birtakım rejim ve kuruluş davalarına dalmadan, yavaş yavaş otoritesini tekrar kazanacak Hilafet Yönetimi gölgesinde, alışılmış parlamento hayatı içinde, gününü gün etmekten başka, yapılacak iş kalmamıştı…”</em></p>
<p>Oysa, <em>”… Türk Milleti’nin Cumhuriyet düzeni, yalnız bilinen bir hükümet şeklinin, Türk bünyesine işlenişi değildir. (Buraya dikkat!) Türk Milleti’nin bir halk cumhuriyeti düzeni içinde örgütlenişinde, Şark’ta bütün bir ortaçağ toplumunun, Garp’ta bütün bir XIX. yüzyıl Sömürgeciliği’nin ve akla gelebilen bütün anarşist ihtirasların; Türk vatanının harim-i ismetinde, toptan ve sonsuza kadar gömülüşü vardır…”</em> (Kadro, 22. sayı: Teşrin-i evvel 1933)</p>
<p><strong>Batı ‘nın -ve içerdeki ‘eyyamcılar’ın- Türk Milleti’ne ‘kusturmaya’ çalıştığı şimdi budur.</strong></p>
<strong>Arama Terimleri:</strong><ul><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturkculuk-partisi-icinde-azinliktaydi" title="mavri mira cemiyeti">mavri mira cemiyeti</a></li></ul><div  class="related_post_title"><strong>Benzer Başlıklar</strong></div><ul class="related_post"><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/hangi-chp-nereye" title="Hangi CHP!.. Nereye?..">Hangi CHP!.. Nereye?..</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/siyasi-durum-ve-mucadele" title="SİYASİ DURUM VE MÜCADELE">SİYASİ DURUM VE MÜCADELE</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/cumhuriyet-halk-partisinin-ilk-programlari-ve-dokuz-umde" title="Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;nin İlk Programları ve Dokuz Umde">Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;nin İlk Programları ve Dokuz Umde</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/halk-firkasinin-kurulusu" title="Halk Fırkası&#8217;nın Kuruluşu">Halk Fırkası&#8217;nın Kuruluşu</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/kilicdaroglu-genel-af-soylemi-yanlis" title="Kılıçdaroğlu: &#8220;Genel af söylemi yanlış&#8221;">Kılıçdaroğlu: &#8220;Genel af söylemi yanlış&#8221;</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kemalistgencler.com/ataturkculuk-partisi-icinde-azinliktaydi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SİYASİ DURUM VE MÜCADELE</title>
		<link>http://www.kemalistgencler.com/siyasi-durum-ve-mucadele</link>
		<comments>http://www.kemalistgencler.com/siyasi-durum-ve-mucadele#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 May 2011 21:47:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tdomf_90bb3</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ziyaretçi Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[AKP]]></category>
		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>
		<category><![CDATA[baykal]]></category>
		<category><![CDATA[bölücülük Tekin.]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[Emperyaliz. Faşizm.]]></category>
		<category><![CDATA[Kılıçtaroğlu Gürsel]]></category>
		<category><![CDATA[mhp]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kemalistgencler.com/?p=3998</guid>
		<description><![CDATA[2002 yılında merkez sağ çökmesi ile merkez sol gelişemedi, radikal sağ ilerledi. 2007 yılında AKP mağduriyet oynayarak; dini, türbanı, cumhurbaşkanlığı seçimini kullanarak çok ilerledi. Merkez sağ silindi MHP tekrar canlandı. DP radikal sağa doğru kaydı. Emperyalist ülkeler ülkemizi bölmek için AKP, PDP ve PKK şer üçgenini oluşturarak bölücü kürt açılımını başlattı. Bölücü açılımına CHP&#8217;yi dahil [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2002 yılında merkez sağ çökmesi ile merkez sol gelişemedi, radikal sağ ilerledi. 2007 yılında AKP mağduriyet oynayarak; dini, türbanı, cumhurbaşkanlığı seçimini kullanarak çok ilerledi. Merkez sağ silindi MHP tekrar canlandı. DP radikal sağa doğru kaydı.<br />
Emperyalist ülkeler ülkemizi bölmek için AKP, PDP ve PKK şer üçgenini oluşturarak bölücü kürt açılımını başlattı. Bölücü açılımına CHP&#8217;yi dahil etmek için AKP&#8217;nin sayesinde CHP&#8217;nin içindende destek alarak çirkin bir oyunla bölücü açılımına, 12 eylul anayasa değişikliğine, ABD tertibi Ergenekon davasına karşı çıkan; özellikle laikliği, Atatürk ilkelerini savunan 1 mart teskeresinin fatihi Sn. Baykal&#8217;ı partinin başından kurutay arifesinde uzaklaştırdılar. Kara günler içerisinde alel acele medya şişirmesi, halkımızın çoğunluğunun uygun göremeyeceği Kemal bey lider seçildi. Kemal Beyin kafları sonucunda 12 eylülde yargı irticanın eline geçti. Laik devleti yıkmak isteyen irticanın müttefiki PKK&#8217;nın işi kolaylaştığından müttefik düşmanlar sevindi.<br />
Kurultay delegelerinin çoğunluğu çarşaf liste ile 18 aralık kurultayına gidilmesini isterken; ön seçim yapılırsa milletvekili olabilme umudu ile yeterince anti emperyalist bilince sahip olmadan, partinin ilkeleri peşinde olmayarak, 2010&#8242;un mayısından beri aldatıcı esen yanlış rüzgarların ve kendi ikballerinin peşinde koşarak, parti yönetimine seçilmesi istenilen blok listedeki isimler hakkında yeterince bilgiye sahip olmadan veya çaresiz, aciz kalarak Atatürkçülerin, sığ düşünen bir takım sözde ulusalcıların azınlıkta olduğu; ikinci cumhuriyetçilerin, cemaatçi yanlılarının, liberallerin, kürtçülerin, bölücülere yakın olanların çoğunlukta olduğu blok listedeki isimleri partinin meclisine ve yönetimine seçilmesi ile CHP&#8217;nin ekseni ve yönetim kadrosu bozuldu. CHP&#8217;nin örgütlenmesinden ve insan haklarından sorumlu Gn.Bşk.Yardımcılarının Doğu ile ilgili iki dilli, demokratik özerkliğin tartışılmasını söylüyor, Kemal Bey sadece ret ediyor ama söz konusu olan Gn.Bşk.Yardımcılarını görevlerinden de almıyor. Eğer Sn. Baykal olsa idi böyle Gn.Bşk. Yardımcılarını partiden atardı. Bazı CHP yöneticilerinin türbana yaklaşımı ile irticacılar azarak bombalardan daha tehlikeli olan türban ilkokula girdi. CHP yönetiminin Van çalıştayı, ana dilde eğitim, kürtçe seçmeli ders, Dersim olayında dolayı Doğudan özür dileme, yerel yönetimlerde reform; kürtçe afiş, bildiri dağıtma, kürtçe yayın ve politika yapma gibi Doğu ve Güneydoğu sorunlarına yaklaşımı ile bölücüler güç alarak, azarak Kürtlere özerklik gündeme geldi. Bölücülerin seçimden sonra dahada azacaklarını sanıyorum. Mecliste türbanlı vekile tepki göstermem diyen, BDP&#8217;lilere yakın düşünen Gürsel Tekin ve böyle parti yönetimi olur ise ulusalcıları, Atatürkçüleri dışlayarak, İleride üniter devlet yapımıza zarar verecek, sesini çıkaramayacak, koltuk sevdalısı, edilgen, çıkarcı insanları, bölücülere ılımlı ve anlayışlı davranabilecek insanları CHP&#8217;ninTBMM gurubuna doldurmayı isteyecekler. Oy toplamak için bazı iyi insanları aday gösterdiler. Yaklaşık 40 merkez sağcıyı vekil seçilebilecek yerlerden aday gösterdiler ama merkez sağdan 3-4 vekil seçilecek kadar bile oy alamayacaklar. CHP&#8217;yi bir taraftan merkez sağa kaydırarak içini boşaltarak öbür taraftan da CHP&#8217;yi BDP&#8217;ye doğru kaydırdılar. CHP&#8217;yi adeta eğri büğrü Afrika devesine çevirdiler. Hz. Baykal&#8217;ı da vekil adayı yapmazlardı ama halkın tepkisinden korktular. Böylece Mustafa kemalin CHP&#8217;sinin çizgisini tamamen kaydırarak Gürsel Takin&#8217;in ağırlığı ile ABD Kemalinin CHP&#8217;si haline gelerek, partimiz işgal edildi. 13 haziranda ABD, AB; AKP ve Yeni CHP&#8217;nin sayesinde meclisin en güçlü partisi yaklaşık 30 milletvekili ile BDP olacaktır. Ayrıca CHP&#8217;ye sızanlar irtica ile mücadeleyi pas geçerek, ordumuzu önemsemeyerek; emperyalistler, irticacılar ile işbirliği içinde Vatanımızın bölünmesi üzere bölücülere bilerek veya bilmeyerek, isteyerek veya istemeyerek hizmet edecekleri kanaati içerisindeyim. Doğuda masumane olarak iyi niyetle de olsa özerk yönetim düşünmek, özerkliğe yol açarak zamanla emperyalistlerin ve işbirlikçilerin entrikaları ile ülkenin bölünmesine yol açarak devletimiz parçalanarak şeriatçı faşizme dayalı emperyalistlerin parçalanmış sömürge vilayeti haline gelir.<br />
Vatanımız bölünme sürecine doğru giderken Atatürk milliyetçiliğine çok ihtiyacımız var iken milliyetçilik alanını MHP&#8217;ye kaptırarak ileride halkımıza ve demokrasimize, emekçilerin haklarına çok zarar verecek olan faşist milliyetçiliğin yükselmesine meydan veriyoruz.<br />
2003 yılında CHP 1 mart tezkeresinde onurlu bir dik duruş sergileyerek Milletimizin gururu oldu, gurur duydum ama 24 mart 2011&#8242;de Y.CHP 11 nisan arifesinde sanırım milletvekillerine aba altından sopa göstererek Libya teskeresini kısmen onaylatarak, mazlum millete karşı emperyalist haydutlara yardımcı olarak yüce milletimize karşı ayıp işlediklerinden dolayı utanç duyuyorum.<br />
Seçim arifesinde duyarlı, ilkeli siyasilerimizi zor durumda bırakarak, emperyalizmin vatanımızı bölücü emellerine hizmet edecek şekilde Güneydoğu sorunları ile ilgili çalışmaları ve raporlarının oluşu CHP&#8217;nin siyasi çizgisinin gerçekten kaydığını görülmüştür.CHP&#8217;nin Liderinin yönetiminin ve meclis gurubunun, siyasi çizgisinin değişmesi gibi hususlar CHP&#8217;nin yoğun bir şekilde işgal edilmesi sayılır. CHP&#8217;nin işgal edilmesi, Devletimizin bölünmesine yönelik Vatanımızın işgal edilmesi demektir. CHP&#8217;nin işgal edilmesinden, CHP&#8217;nin içindeki ve dışındaki duyarlı dostların CHP tabanını da uyararak vereceği mücadele sonucunda kurtulacağı umudunu taşıyorum. 12 haziran seçiminin sonucu ne olur ise olsun siyaset sadece oy ve koltuk için yapılmaz, ilkelerin, doğru olan değerlerin mücadelesi verilerek yapılır, önemli olan siyasi çizginin doğru olmasıdır. CHP bu yönetimle ilkesiz olarak tek başına iktidar olsa dahi onarılması güç hatalar yapacağı açıktır. İlkesiz olarak 400 vekil ile iktidar olmaktansa ilkeli olarak, siyasi çizgimizi doğru çizerek 100 milletvekili ile meclise girerek iktidar ortağı veya muhalefet olmak daha çok iyidir. Merkez sağın çökmesi ile, radikal sağın ilerlemesi ile merkez solun gelişememesi ve yargının siyasallaşması merkez solun hukuki muhalefet ve siyasal mücadele veremeyeceği halde olup CHP yara alıp eksen kaymasına uğradı. İktisadi demokrasiye geçmek üzere özerkliğe dayalı devlet ve halk sektörlerine dayalı, devletçi, halkçı, karma sosyal ekonomik politikalar üretilmesi yerine özelleştirmeye hayır demeyen, feodalizmi akıllarına getirmeyen, emperyalizmle, kapitalizmle uzlaşan liberal ekonomik politikaları savunuyorlar. 10 milyon insan asgari ücret ve altında ücret alırken; sadaka toplumu yerine üretmeyen hazır tüketici asalak modern sadaka toplumu oluşturmak üzere yoğun reklam gücü ile aile sigortası adı altında popülist politika yapılıyor. Emeğe değer vereceğini iddia edenler, teşkilatları hiçe sayarak CHP&#8217;nin ilkeli emektarlarına değer vermeyenler emekçilere değer veremezler ancak emperyalizmin emellerine değer verirler. Türban, mazotta indirim ve aile sigortası gibi konular ile halkı çok az ikna edecekleri ve bölücülük rüzgarlarına karşı esecek milliyetçilik rüzgarının karşısında seçime kadar gün geçtikçe oy erimesine uğrayarak %25&#8242;in altında oy alarak hüsrana uğrayacağız. AKP gerilese de MHP ilerleyerek sonuçta radikal sağın batağına batacağız. Seçim sonuçlarından AKP ve CHP&#8217;lilerin memnun olmayışından; radikal sağın ilerlemesi, irticacıların, gayri milli sığ düşünen bir takım sosyalist solcular ile irticacıların işbirlikçisi bölücülerin ileriye gitmesi ile birilerinin sabrı taşacağı için ara rejimler getirenler dahi çıkabilir ama yinede koşullar ne olur ise olsun Ülke çapında da, parti içindede demokratik mücadelemizi vererek sağlıklı bir demokrasiye, yargıya ve sağlıklı CHP&#8217;ye kavuşacağız. Seçime kadar susmak zorunda kalan gerçek CHP&#8217;li siyasiler 13 haziranda bomba gibi patlayarak CHP&#8217;nin siyasi çizgisini düzeltmek üzere yönetime karşı mücadele ederek partinin yönetimini gerçek CHP&#8217;lilerin eline geçireceğini umut ediyorum.<br />
Cumhuriyet Güçbirliği 31 seçim çevresinde siyasi faaliyet göstermesi yeterli değildir. Ülkemiz 31 milletvekilliği değildir. 550 milletvekilliğidir. Cumhuriyet Güçbirliğinin adaylarının bulunmadığı yerlerde kötülerin iyisi olan CHP&#8217;yi düzeltmek üzere, AKP ve MHP&#8217;ye karşı CHP&#8217;yi savunmak gerekir. Şayet MHP AKP&#8217;nin yerine 8-9 yıl ülkemizi yönetmiş olsa idi bir tek kürt sorununu baskı yolu ile insanları mutsuz ederek çözerdi. Cumhuriyet Güçbirliği, İP,DSP, CHP gibi partiler seçimlere dahi giremezdi. Emekçi hakları, demokrasi rafa kalkardı. Gerçekten Faşizmin batağına batarak ülkemiz adeta Musolin İtalya&#8217;sına veya yarı yarıya da olsa Hitler Almanya&#8217;sına dönerdi. AKP tekrar iktidara gelirse ülkemiz hızla şeriatçı faşizme doğru gider, Ülkemizde irticacılar, bölücüler cirit atarak ülkemiz irticaya dayalı emperyalistlere bağlı parçalanmış bir sömürge vilayeti haline gelir. CHP&#8217;nin lider, yönetim, siyasi çizgi yönünden hataları olur ama bu hatalar mücadele sonucunda rahatlıkla giderilebilir. AKP, MHP hatalarını gideremez; Ülkemizi batağa sürükler. Her ne kadar CHP&#8217;nin liderini, adaylarını, yöneticilerini ve siyasi politikalarını beğenmezseniz bile seçime kadar CHP&#8217;yi desteklemeniz gerekir. Seçimden sonra Ülkemiz çapında CHP&#8217;nin kurultay delegelerini ve delegelere yakın olan CHP ilçe başkan ve yöneticileri mahalli siyasileri antiemperyalist ve Atatürk ilkeleri doğrultusunda Ülkemizin durumu hakkında bilinçlendirerek CHP&#8217;yi olağanüstü kurultaya hazırlamamız gerekir aksi taktirde CHP normal kurultaya gider ise emperyalistler CHP&#8217;yi tamamen ele geçirerek; laik demokratik rejimin yıkılması Ülkemizin bölünmesi açısından istediklerini yaparlar. Önemli olan CHP&#8217;yi kaybetmek değil Vatanımızın, Milletimizin laik demokratik cumhuriyetimizin yararına CHP&#8217;yi kazanarak CHP&#8217;yi daha iyi bir lidere, yöneticilere; antiemperyalist, kemalist ideolojiye kavuşturmamız gerekir. Bu nedenlerle CHP&#8217;yi seçime kadar destekleyerek 13 haziranda sonra CHP ne kadar oy alır ise alsın isterse tek başına da iktidar olsa dahi mutlaka Ülkemiz, cumhuriyetimizin, demokrasimizin yararına sağlıklı bir CHP&#8217;ye kavuşmak üzere CHP&#8217;nin olağanüstü kurultaya gitmesini sağlayarak CHP&#8217;nin daha iyi bir lidere, yönetime ve sağlıklı parti politikasına, proğramına kavuşmasını sağlamalıyız. 05.05.2011</p>
<p><span id="more-3998"></span></p>
<p>Sami ÇETİNKAYA</p>
<strong>Arama Terimleri:</strong><ul><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/siyasi-durum-ve-mucadele" title="anti emperyalist gençlik kurultayı ve pkk">anti emperyalist gençlik kurultayı ve pkk</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/siyasi-durum-ve-mucadele" title="atatürk olsaydı türban sorununu nasıl çözerdi">atatürk olsaydı türban sorununu nasıl çözerdi</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/siyasi-durum-ve-mucadele" title="kurtuluş savaşında siyasi durum">kurtuluş savaşında siyasi durum</a></li></ul><div  class="related_post_title"><strong>Benzer Başlıklar</strong></div><ul class="related_post"><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/gunumuzun-putu-buyuk-siyaset-yalani" title="Günümüzün Putu… Büyük siyaset yalanı">Günümüzün Putu… Büyük siyaset yalanı</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/akpnin-liberal-ekonomisi-kemalizmin-devletciligi" title="AKP&#8217;NİN LİBERAL EKONOMİSİ, KEMALİZMİN DEVLETÇİLİĞİ">AKP&#8217;NİN LİBERAL EKONOMİSİ, KEMALİZMİN DEVLETÇİLİĞİ</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/baykal-bu-bir-cemaat-hesaplasmasidir" title="Baykal: &#8220;Bu bir cemaat hesaplaşmasıdır&#8221;">Baykal: &#8220;Bu bir cemaat hesaplaşmasıdır&#8221;</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/chpde-iki-cizgi" title="CHP&#8217;de İki Çizgi">CHP&#8217;de İki Çizgi</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/akp-iktidarinin-9-yillik-sehit-bilancosu-1015" title="AKP iktidarının 9 yıllık şehit bilançosu: 1015">AKP iktidarının 9 yıllık şehit bilançosu: 1015</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kemalistgencler.com/siyasi-durum-ve-mucadele/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atatürkçülük ve Atatürk&#8217;ün Devrim Modeli &#8211; Prof. Dr. Suna Kili</title>
		<link>http://www.kemalistgencler.com/ataturkculuk-ve-ataturkun-devrim-modeli-prof-dr-suna-kili</link>
		<comments>http://www.kemalistgencler.com/ataturkculuk-ve-ataturkun-devrim-modeli-prof-dr-suna-kili#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 12:28:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kemalist Gençler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[atatürkçülük]]></category>
		<category><![CDATA[kemalist]]></category>
		<category><![CDATA[suna kili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kemalistgencler.com/?p=12</guid>
		<description><![CDATA[Atatürk devrim modelinin özellikleri, dayandığı temel ilkeler ulusal bağımsızlık savaşında belirginleşmeye başlamıştır. Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün, Bağımsızlık Savaşı&#8217;nı, bu savaşın niçin yapıldığını, hangi amaca yönelik olduğunu anlatan Büyük Söylev&#8217;i &#8220;1919 Mayısı&#8217;nın 19&#8242;uncu günü Samsun&#8217;a çıktım&#8221; tümcesiyle başlar. &#8220;Daha İstanbul&#8217;dan çıkmadan önce düşündüğümüz ve Samsun&#8217;da Anadolu topraklarına ayak basar basmaz uygulamasına başladığımız karar&#8221; olarak belirlediği amaç &#8220;Ulusal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="5" width="536">
<tbody>
<tr>
<td valign="top" bgcolor="#ffffff">Atatürk devrim modelinin özellikleri, dayandığı temel ilkeler ulusal bağımsızlık savaşında belirginleşmeye başlamıştır. Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün, Bağımsızlık Savaşı&#8217;nı, bu savaşın niçin yapıldığını, hangi amaca yönelik olduğunu anlatan Büyük Söylev&#8217;i &#8220;1919 Mayısı&#8217;nın 19&#8242;uncu günü Samsun&#8217;a çıktım&#8221; tümcesiyle başlar. &#8220;Daha İstanbul&#8217;dan çıkmadan önce düşündüğümüz ve Samsun&#8217;da Anadolu topraklarına ayak basar basmaz uygulamasına başladığımız karar&#8221; olarak belirlediği amaç &#8220;Ulusal egemenliğe dayalı, bağımsız bir Türk devleti kurmak&#8221;tı. &#8220;Bu kararın dayandığı en güçlü düşünce, Türk ulusunun saygın ve onurlu bir ulus olarak yaşaması&#8221; temelidir. &#8220;Bu da ancak tam bağımsızlığa sahip olmakla elde edilebilecek&#8221;ti. Üstlenilen görevin asıl ruhu, &#8220;tam bağımsızlık&#8221;tı. &#8220;Tam bağımsızlık, parasal, yargısal, ekonomik, askerel ve bunlar gibi her hususta tam bağımsızlık ve tam özgürlük&#8221;tü. Bu sayılanların &#8220;herhangi birinde bağımsızlıktan yoksun olma ulus ve ülkenin gerçek anlamında bütün bağımsızlığından yoksun olması demek&#8221;ti.Bu karar ve düşünce ile Atatürk, &#8220;Ulusun duyuncunda ve geleceğinde duyduğu büyük bir gelişim yetisini, bir ulusal giz gibi duyuncunda taşıyacak azar, azar&#8221; , aşama, aşama, &#8220;Tüm toplumumuza uygulatmak zorunda&#8221; kalacaktır.</p>
<p><span id="more-12"></span></p>
<p>Atatürkçülük Türk Ulusal Kurtuluş Savaşı&#8217;yla doğmuş, bir yandan anamalcı, elkoyucu dış güçlere karşı; öbür yandan da bu dış güçlerle işbirliği içine girmiş olan imparatorluk yöneticilerine karşı yürütülen ve utku ile sonuçlanan savaşımla oluşmaya başlamıştır.</p>
<p>O halde Atatürkçü düşüncenin başlangıcında elkoyuculuğa karşıtlık vardır, bu ideoloji yayılmacılığa karşıdır.</p>
<p>Atatürk Devrimi toplum yaşamında kişi egemenliğini reddeder. Osmanlı toplumunda ise egemenlik 600 yıllık bir imparatorluk döneminin yasal ve töresel olarak güçlendirdiği, yerleşik, yasal hale getirdiği padişahtır. Üstelik padişah sadece yönetsel bir egemen değil, aynı zamanda dinsel bir önderdir; tüm Müslümanların Tanrı adına baş temsilcisidir. Bu dinsel önderlik padişahı daha da güçlü kılmıştır.</p>
<p>Türk Kurtuluş Savaşı ilk başından beri kişi egemenliği yerine ulus egemenliğini benimsemiş; ulusun katıldığı bir eylem olarak ortaya çıkmış; tüm Anadolu halkı Kurtuluş Savaşı için siyasal planda örgütlenmiş, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti&#8217;nin yönetiminde, bir ulusal eylem olarak gelişmiştir. Eylem dinsel bir amaca yönelik değildir. O halde Türk Kurtuluş Savaşı ulusal bir eylem olduğu kadar laik bir eylemdir.</p>
<p>Türk Kurtuluş Savaşı&#8217;nın amac dış düşmanları, elkoyucu güçleri çizdiği, saptadığı ulusal sınırların dışına atmak, bu sınırlar içinde her yönden ekonomide, ekinde, siyasada, yönetimde, ticarette, adliyede, askerlikte hasılı her şeyde tam bağımsız bir devlet ve toplum yaratmaktır.</p>
<p>O halde Atatürkçülük, ulusun egemenliğine dayalı ulusçu, laik, tam bağımsızlık isteyen bir düşüncedir. Sömürüye yönelik ekonomik ve ticari ilişkileri reddettiği gibi, ulusal bağımsızlığa, ulusal egemenliğe ters düşen ideolojileri de reddeder.</p>
<p>Atatürkçü düşünce Batı&#8217;nın elkoyucu güçlerine karşı verilen Türk Ulusal Kurtuluş Savaşı&#8217;ndan doğmuştur, ama amaçladığı toplum ve devlet yapısı Batı&#8217;nın us&#8217;a olgul (pozitif) bilime dayalı, çoğulcu, özgürlükçü demokrasi anlayışıdır. Bu, çağdaş uygarlık, çağdaş düşünce olarak tanımlanmıştır.</p>
<p>Çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak Türk toplumunun yapısını değiştirmekle olanaklıdır. Toplum yapısını değiştirmek, çağdaş bir toplum ve devlet yaratmak için Atatürk ideolojisinin öngördüğü ilkelerin içeriğini, amacını şöyle özetleyebiliriz:</p>
<p>Amaçlanan bu toplumda yönetim biçimi Batı&#8217;nın demokrasi anlayışıdır. Bu &#8220;Cumhuriyetçilik&#8221; olarak belirlenmiştir. Tüm ulusun egemenliği düşüncesini içerir. Bu yönetim anlayışında sınıf, zümre, aile, kişi egemenliğine yer verilmez. Birinci ilke budur.</p>
<p>İkinci ilke ulusçuluktur. Atatürkçülükte ulusçuluk, ulusal sınırlar içinde yaşayan, aynı yazgıyı, aynı kıvancı, aynı ülküyü, Türk ulusunun bireyi olma, ulus olma bilincini paylaşan herkesi Türk saymaktır. Bu ulusçuluk, anasoycu, saldırgan, yayılmacı değildir. Öbür ulusların varlığına saygılıdır. Tüm ulusları, insanlık evreninin saygınlığı, onuru, kişiliği, ulus ve insan olmaktan doğan hakları ve ödevleri bulunan birer topluluğu olarak görür. Ulusların, devletlerin, zayıf, güçsüz ulusları, henüz uluslaşmamış toplumları sömürmesine, onları egemenliği altına almasına karşıdır. Bu yönüyle Atatürkçülükte ulusçuluk insancıl, evrensel boyutlara ulaşmıştır.</p>
<p>Bu iki ana düşünceden yani cumhuriyetçi, ulusçu temelden bir çağdaş toplum ve devlete gidilecektir. Bunun gelişmesi, oluşması için yöntem nedir, ne olacaktır? Atatürkçü düşüncenin kalkınmak, çağdaş olmak için öngördüğü uygulama öbür ilkeleri ortaya çıkarmıştır. Uygulama &#8220;halkçı&#8221; , &#8220;devletçi&#8221; , &#8220;laik&#8221; ve &#8220;devrimci&#8221; olacaktır. Bu ilkeler nedir, neyi amaçlamıştır?</p>
<p>Nasıl ulusçuluk anlayışı, uluslar topluluğu içinde güçlünün güçsüzü sömürmesine, ezmesine, egemenliği altına almasına karşı ise, halkçılık ilkesi de hangi ulus için olursa olsun o ulusun yaşamında, toplum ve devlet yapısında bir sınıfın, bir zümrenin, bir ailenin başka sınıflar, zümreler ve aileler üzerinde egemenlik kurmasına; güçlülerin güçsüzleri ezmesine karşıdır. Her toplumda emeğiyle geçinenler çoğunluktadır. Emeğiyle geçinenlerin tek varlığı çalışmaktır. Emek ve çalışma sömürülemez. Çoğunluğun, halkın yararına olmayan girişimlere, ayrıcalıklara olanak tanınamaz. Devlet yaşamında yasalar, uygulamalar halka dönük olmalıdır. Halkçılık hem yönetsel, hem ekonomik açıdan emeğiyle geçinenlerin ön planda tutulmasını öngörür.</p>
<p>Atatürkçülük çağdaş olma amacında devleti baş görevli sayar. Devlet yasalarla, üst yapıda yapılan değişikliklerle sağlanan hakları, alt yapıda gerçekleştirilecek değişikliklerle, sağlanacak olanaklarla desteklemedikçe, güçlendirmedikçe halkın koruması, geleneksel toplum yapısının değiştirilmesi olanaksızdır. Devlet ekonomiye hem düzenleyici, hem de işletmeci olarak girecek, ekonomiyi tüm ulusun, halkın yararına yönlendirilecektir.</p>
<p>Atatürkçülük&#8217;te özel girişime karşıtlık yoktur. Fakat devlet, özel girişimin anamalcı isterler, yönlendirmeler sonucu dış bağlantıların da desteğiyle ulusun özdeksel olanaklarını halkın, kamunun aleyhine sömürmesine, bu doğrultuda gelişmesine de karşıdır. Devlet ekonomide düzenleyici ve işletmeci olarak hem halkın, hem ülkenin sömürülmesini önleyecek, hem de gelir dağılımında, yaratılan değerlerin paylaşılmasında büyük kitlenin, halkın yanında yer alacaktır.</p>
<p>Atatürkçülük laik bir ideolojidir. Toplum ve devlet yaşamının her alanında, her uygulamasında ölçü, us ve bilim olacaktır. Dinsel kuralların, çağdışı kalmış geleneklerin, bağlantıların devlet yönetiminde yeri yoktur. Dünya işleriyle dinsel işler birbirinden ayrı konulardır. Herkes dinsel inancında özgürdür. Dinsel inancından ötürü kınanamaz. Fakat bunun yanında devlet dinsel ayrıcalıklar tanınmasına, dinsel-mezhepsel güçler oluşturularak bunlarla toplum ve devlet yaşamında etkinlik kazanılmasına da olanak tanımaz.</p>
<p>Atatürkçülük dogmatik bir düşünce değildir. Toplumun değişen, gelişen; yeni kurallar karşısında yeni isterlere ve çözümlere gereksinim duyan yaşayan bir varlık olduğunu kabul eder. Atatürkçülük bu değişmeye koşut olarak yenileşmeyi &#8220;devrimcilik&#8221; olarak belirlemiştir. Bu, Atatürkçülüğü eskimekten, çağdışı kalmaktan, dogmalaşmaktan kurtaran ilkedir. Toplumun gelişmesi, değişmesi karşısında katı, değişmez, kalıplaşmış, daima doğru, geçerli sanılan kurallar yeni oluşumlara, yeni isterlere ve gereksinmelere yanıt vermez. O halde ideoloji, kendisini çağdışı bırakacak sınırlandırmalardan kaçınmalıdır. Atatürkçülük bunu yeğlemiş ve &#8220;devrimcilik&#8221; ilkesiyle Türk devrimini sürekli bir devrim niteliğinde almıştır.</p>
<p>Atatürkçülük saptadığı amaçlar bütününe, Türkiye&#8217;nin, çağın koşulları ve gerekleri içinde henüz ulaşamamış bir devrimdir. Atatürkçülük, uygulamada ilkelerin itici, yapıcı ve yönlendirici işlevini göz önünde tutmayı, sürekli ve ulusal devrim anlayışıyla ilkeler doğrultusunda devlet ve toplum yaşamını yönlendirmeyi öngörür ve ancak bu yöntemle çağdaş uygarlık düzeyine çıkabileceğini, çağdaşlığın sürdürülebileceğini varsayar.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="536">
<tbody>
<tr>
<td bgcolor="#c4d9ef"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="5" width="536">
<tbody>
<tr>
<td bgcolor="#ffffff"><span style="font-family: tahoma; color: #595959;"><strong><span style="text-decoration: underline;">Kaynak</span> : Prof. Dr. Suna KİLİ, Atatürk Devrimi &#8211; Bir Çağdaşlaşma Modeli, S. 276-281,<br />
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.</strong></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<strong>Arama Terimleri:</strong><ul><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturkculuk-ve-ataturkun-devrim-modeli-prof-dr-suna-kili" title="atatürkün devrim anlayışı">atatürkün devrim anlayışı</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturkculuk-ve-ataturkun-devrim-modeli-prof-dr-suna-kili" title="Atatürk\ün devrim anLayışı">Atatürk\ün devrim anLayışı</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturkculuk-ve-ataturkun-devrim-modeli-prof-dr-suna-kili" title="atatürkçülük devrimi">atatürkçülük devrimi</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturkculuk-ve-ataturkun-devrim-modeli-prof-dr-suna-kili" title="atatürkçü devrim">atatürkçü devrim</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturkculuk-ve-ataturkun-devrim-modeli-prof-dr-suna-kili" title="atatürkçülük devrimleri">atatürkçülük devrimleri</a></li></ul><div  class="related_post_title"><strong>Benzer Başlıklar</strong></div><ul class="related_post"><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/ataturke-saldirmak-cumhuriyete-saldirmak-demektir" title="Atatürk&#8217;e Saldırmak, Cumhuriyet&#8217;e Saldırmak Demektir!">Atatürk&#8217;e Saldırmak, Cumhuriyet&#8217;e Saldırmak Demektir!</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/kemalizm-ve-resmi-ideoloji" title="Kemalizm ve Resmi İdeoloji">Kemalizm ve Resmi İdeoloji</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/unutturulan-ataturk-ugur-mumcu" title="Unutturulan Atatürk &#8211; Uğur Mumcu">Unutturulan Atatürk &#8211; Uğur Mumcu</a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/devrim-yasak-evrim-sakincali-doneklik-yararlidir-azgelismis-demokrasimizde" title="Devrim Yasak, Evrim Sakıncalı, Döneklik Yararlıdır Azgelişmiş Demokrasimizde ">Devrim Yasak, Evrim Sakıncalı, Döneklik Yararlıdır Azgelişmiş Demokrasimizde </a></li><li><a href="http://www.kemalistgencler.com/korkmaya-devam-edin-cunku-ataturk-biziz" title="Korkmaya Devam Edin! Çünkü &#8216;ATATÜRK Biziz!&#8217;">Korkmaya Devam Edin! Çünkü &#8216;ATATÜRK Biziz!&#8217;</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kemalistgencler.com/ataturkculuk-ve-ataturkun-devrim-modeli-prof-dr-suna-kili/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

