Cumhurbaşkanı olmak

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ülkedeki kargaşayı güya sona erdirmek için Asker-İktidar gerginliği, Yargı ve Anayasa reformları konusunda zirve toplantıları yapmakta… Olmayacak duaya âmin diyelim. İnşallah başarılı olur!
Bu vesileyle 1947’de VATAN gazetesi Ankara muhabiri olarak tanık olduğum bir olayı hatırladım…

Öyle bir hakaret ki…

Yıl 1947… Açık söylemeli ilk demokratik seçimlerde o zamana kadar tek parti olan Milli Şef İsmet İnönü’nün CHP’si yönetimde egemen olduğu için, seçimlerde yapılan sandık yolsuzlukları sayesinde Demokrat Parti bir yıl evvel, 1946’da kurulmuş bulunan Demokrat Parti 21 Temmuz 1946’da yapılan erken genel seçimlere katılarak 66 milletvekili çıkardı. İktidar büyük çoğunlukla CHP’de kalmıştı… Ama karşısında milletvekili sayısınca zayıf fakat hırslı Celal Bayar’ın ve Adnan Menderes’in Demokrat Partisi vardı…
Hem yurtta hem de TBMM’de sert bir muhalefet sürüyor.. Tam bu sırada CHP’nin totaliter eğilimli Başbakanı Recep Peker, Meclis’te 1947 yılı bütçe görüşmelerinde Demokrat Parti (DP) adına konuşan Adnan Menderes’in eleştirileri üzerine kürsüye çıkyor. Başbakan Recep Peker, Menderes’in eleştirilerini, ‘kötümser, psikopat, mariz (hastalıklı) bir ruhun ifadesi’ olarak tanımlıyor ve kıyamet kopuyor…

Meclis toplantılarına boykot

Başbakan Peker’e sinirlenen DP milletvekilleri salonu terk ediyorlar… Ve on celse Meclis toplantılarını boykot ediyorlar. ‘Psikopat olayı’ diye tarihe geçen, çok partili Meclisteki bu ilk siyasi bunalım, yurt çapında da ciddi bir gerginliğe yol açtı.

12 Temmuz Beyannamesi

Tansiyonun bütün yurtta yükselmesi üzerine devreye giren Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, DP Genel Başkanı Celal Bayar ve Fuat Köprülü ile görüştü. İnönü, görüşmeden sonra yaptığı açıklamada, hangi tarafın haklı ya da haksız olduğu üzerinde durmadığını ancak, ‘bir kısım milletvekili arkadaşların üzüntülü olmasının kendisini de üzdüğünü’ söyledi ve 12 Temmuz Beyannamesi diye anılan bir beyannameyi yayınladı. Siyasi hayatımızın önemli tarihi belgesinde özetle şunları söyledi:

Siyasette samimi olmak

“Vatandaşlarıma; Hükümetle ve iktidar partisi ile muhalefet partisi arasında görüşme ve araya girme safhalarını olduğu gibi anlatmış olduğumu ümit ederim. Varmak istediğim netice, başlıca iki parti arasında temel şartın, yani emniyetin yerleşmesidir. Bu emniyet, bir bakımdan memleketin emniyeti manasını taşıdığı için, benim gözümde çok ehemmiyetlidir. Muhalefet, teminat içinde yaşayacak ve iktidarın kendisini ezmek niyetinde olmadığından müsterih olacaktır. Büyük vatandaş kitlesi ise, iktidarın bu partinin veya öteki partinin elinde bulunması ihtimalini vicdan rahatlığı ile düşünebilecektir. Bu neticeye varmak için karşılaştığım güçlükler, çok zaman, yalnız ruhi mahiyette olan amillerdir. Bu güçlükleri yenmek için, siyasi hayatımızı idare eden, iktidarda veya muhalefetteki liderlerin samimi yardımlarını isterim…
Gelecek için tedbirler, benim kabul ettiğim gibi, şu noktadan hareket etmekle bulunabilir. Benim, bu son dinlediğim karşılıklı şikayetler içinde mübalağa payı ne olursa olsun, hakikat payı da vardır. İhtilalci bir teşekkül değil, bir kanuni siyasi partinin metotları ile çalışan muhalif partinin, iktidar partisi şartları içinde çalışmasını temin etmek lazımdır. Bu zeminde ben, Devlet Reisi olarak, kendimi her iki partiye karşı müsavi derecede vazifeli görürüm.”

Gelecek kuşaklara ders

Demokrat Partililer, Cumhurbaşkanının partiler üstü aracı konumundan memnun oldular ve bunalım atlatıldı. Bence aslında, o dönemden evvel Tek Partili Milli Şef olan İsmet İnönü, gelecek kuşaklara ve siyasilere bir demokrasi dersi vermişti…
Son bir not: İnönü bu beyannameden sonra yanına DP Milletvekili Nuri Özsan’ı alarak yurt gezisine çıkmış ve tansiyonu daha da düşürmüştü!

Şimdi nerede Atatürk ve İsmet İnönü gibi bir Cumhurbaşkanı?

Altemur KILIÇ


Okunma sayısı: 106

Paylaş:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • MySpace
  • Twitter
  • BlinkList
  • StumbleUpon
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (Henüz değerlendirme yok)
Loading ... Loading ...

Yorum Yaz

+ -


atatürk atatürk milliyetçiliği atatürk ve meclis chp Cumhuriyet Halk Partisi deniz baykal Devletçilik Devrimcilik Halkçılık kemalist milliyetçilik Kemalizm kemal kılıçdaroğlu laik devlet Laiklik Milliyetçilik mustafa kemal türk devrimi türk milliyetçiliği Türk Ordusu uğur mumcu