Cumhuriyet Türkiyesinin 1923-1929 dönemi, ekonomi politikasına damgasını vuran İzmir İktisat Kongresi’nin oy birliği ile alınmış kararlarından biri de 1925′te aşarın kaldırılmasıdır. Aşar; şer’î bir vergi olmanın yanında, Osmanlı Devletinde mülkiyet düzeninin miri (başı), arazi rejiminin bir sonucudur. Aşar; Osmanlı mülkiyet rejimini temsil eden zamanın en önemli vergilerindendir. Aşar; mülkiyeti devlete ait olan toprakların kullanımı karşılığında alınan bir tür kira gibi düşünülebilir. Aşar; bütçenin gelir kaleminde önemli bir yer tutmaktaydı.
Aşar vergisinin uygulanmasında ve tahsilinde bir takım haksızlıklar yapılmış, vergi halk üzerinde bir baskı ve zulüm aracı haline gelmiştir. Yapılan değişiklikler ve ıslahatlar da bir sonuç vermemiş, verginin uygulamadaki sakıncalarını gidermek mümkün olmamıştır. Cumhuriyet döneminde de bir süre uygulamada kalan aşar, 17 Şubat 1925′te kaldırıldı. Kaldırılmadan bir yıl önce, 1924 yılında, 27.5 milyon lira ile bütçenin dörtte birini oluşturuyordu. Aşarın bu önemli katkısına rağmen kaldırılmasının nedeni, verginin köylü ve tarım ürünleri üzerinde yoğunlaşan aşırı yükünü azaltmak ve tahsilinden doğan bir takım haksızlıkları engellemekti.
Cumhuriyet idaresi, Sultanın mülkünün sahiplik sıfatını halka intikal ettirince, aşarın alınmasının mantığı da sona ermiştir. Öte yandan aşarın kaldırılmasında güdülen ekonomik amaç kanun gerekçesinde şöyle açıklanmaktadır:
“Bu yasa tasarısında izlenen amaç; tarım ürünlerinin safi hasılatının vergiye tabi tutulması ilkesine ve aşarın serbest tarımı kısıtlayan ilkelerinin ortadan kaldırılması ile halkın gereksinmelerini baskı altına almayacak bir şekilde tahsiline yönelik olmasıdır.”
Okunma sayısı: 4228




Şubat 24th, 2010
Kategori: 